Kategori arşivi: Aile Hukuku

Çekişmeli Boşanma

Çekişmeli Boşanma

Boşanma davaları usul açısından iki farklı şekilde görülmektedir. Bu dava türleri anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davası olarak ayrılır. Çekişmeli boşanma davalarında eşlerden birisi boşanmayı istemeyeceği gibi, her iki taraf da boşanma arzusunda fakat boşanmanın maddi ve manevi sonuçlarında hem fikir olamayabilmektedir. Bu tür boşanma davaları çekişmeli boşanma davası ya da tek taraflı boşanma davası olarak ifade edilebilir.

Çekişmeli Boşanma Nedir

Çekişmeli Boşanma Nedir?

Çekişmeli boşanma, anlaşmalı boşanma davasından farklı yargılama usullerini gerektiren, davacının öne sürdüğü boşanma nedeninin ispatı ile boşanmanın gerçekleşeceği ve neticesinde, ortaya konulacak argümanlar ile nafaka velayet tazminat gibi hususların netleştirileceği boşanma davası türüdür.

Eşlerden Birisi Boşanmak istemezse Ne Olur?

Eşlerden birisinin boşanmak istememesi durumunda boşanmak isteyen çekişmeli olarak boşanma davası açarak öne süreceği hukuki sebebi ispat edip yasal olarak evliliğini sonlandırabilir. Burada yine anlaşmalı boşanmalardan farklı olarak, taraflardan birisinin boşanmak istemesi diğer eşin boşanmak istememesi söz konusu olacağından ortaya boşanmayı gerektiren bir neden sürülmesi gerekir. Medeni Kanun evlilik içerisinde hangi tutum ve davranışların boşanmaya sebep olarak gösterilebileceğini özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri şeklinde belirtmiştir. Eşlerden birisi boşanmak istemezse ne olur diye merak eden kişiler, söz konusu boşanma nedenlerinden birisine veya daha fazlasına sahip olması durumunda çekişmeli boşanma davası açarak evliliğini noktalayabilir.

tek taraflı boşanma davası

Tek Taraflı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanmak için mahkemeye başvuru yapılması ve bu hususta dava açılması gerekir. O yüzden boşanmak isteyen kişiler gerek anlaşmalı gerekse de çekişmeli boşanma olsun mutlaka süreci dava yolu ile sonuçlandırmak durumundadırlar. Çekişmeli boşanmalarda tek taraflı boşanma davası açılır. Yani davacı öne süreceği boşanma sebebi veya sebeplerini içeren bir dilekçeyle yetkili Aile Mahkemesine başvuru yapmalıdır. Hazırlanacak olan boşanma dilekçesi içerisinde davacı evlilik içerisinde boşanmaya neden olay veya olaylar dizisini hukuki çerçevede ele almalı ve boşanma sonrası taleplerini açıkça ifade etmelidir.

Tek taraflı boşanma davası nasıl açılır diye merak eden bireyler için yukarıda yetkili Aile Mahkemesinde davanın açılacağı konusunu belirttik. Burada görevli mahkeme ve yetkili mahkeme ayırdının doğru yapılması gerekir. Boşanma davalarında görevli mahkemeler Aile Mahkemesi olup Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.  Davalarda yetki ise, eşlerin son 6 aydır birlikte yaşadıkları, resmi ikamet adreslerinin bulunduğu yerin bağlı olduğu Aile Mahkemesidir. O yüzden davanın yetkili yerde açılması hususuna dikkat edilmesi gerekir.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer, Kaç Celse Sürer

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? ( Kaç Celse Sürer)

Boşanma davalarında süreyi belirleyen temel hususlar vardır. Davanın açıldığı mahkemenin iş yoğunluğu, bu dava için öne sürülecek boşanma sebebi, boşanma sebebinin ispatı… gibi hususlar davanın seyrini belirleyen ana etmenlerdir. Burada tek taraflı boşanma davası açan kişi, bu süreci uzman bir boşanma avukatı ile yürüterek gerek en kısa sürede boşanmanın sonuçlanmasını sağlarken diğer yandan boşanma sonucu çocuğun velayeti, mal paylaşımı, nafaka ve tazminat konularında da hak kaybı yaşamanın önüne geçebilecektir.

Boşanma davaları yıllarca sürebilen bir dava türüdür. Davanın ne zaman sonuçlanacağı, davacının öne süreceği sebepleri ispatı ile mümkün olmaktadır. Aksi durumda davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirememesi boşanma davasının reddine sebep olacaktır. Boşanma davasının reddi gibi bir durumda ise, davacı aynı nedenle 3 yıl boşanma davası açamamaktadır.

Çekişmeli boşanma davaları ortalama 4 celse ile 6 celse arasında sürmekte olup, süre olarak mahkemenin iş yüküne göre dava süresi 8 ay ile 5 yıl arasında olabilmektedir. Burada tekrar belirtmek gerekir ki davanın en kısa sürede sonuçlandırılması tutulacak boşanma avukatından bağımsız olmayacaktır.

Çekişmeli Boşanma İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?

Çekişmeli boşanmalarda davanın açılması adına boşanma dilekçeli hazırlanması gerekmekle birlikte, dava içerisinde boşanma sebebinin ispatına ilişkin delil ve tanık listeleri, karşı dava dilekçesi, cevap dilekçesi… gibi bir çok hukuki belgenin hazırlanması gerekir. Mahkemeye sunulacak her belge davanın seyri açısından önemlidir o yüzden belgelerin hukuka uygun olarak hazırlanması ve gerekli sürelerde mahkemeye sunulması icap eder.

Çekişmeli Boşanmada Çocuğun Velayeti

Çekişmeli Boşanmada Çocuğun Velayeti

Boşanmalarda velayet, eşlerin en fazla çekişmeye düştükleri ve üzerinde mutabakat sağlayamadıkları hukuki sonuçlardan birisidir. İster anlaşmalı isterse de çekişmeli olsun boşanmalarda çocuğun velayetinin kime verileceğini belirleyen temel konu, çocuğun menfaatleridir. Burada hakim çocuğa annenin mi yoksa babanın mı daha iyi bir yaşam sunacağı, hangi ebeveynin çocuğa daha iyi bir gelecek hazırlayacağı… gibi hususları belirleyerek çocuğun velayetine karar verir.  Çekişmeli boşanma davalarında çocuğun velayetinin alınması için etkili bir dava süreci yürütülmesi önemlidir.

Çocuğun velayeti kararı verilirken hakim, çocuğun yaşına göre çocuğa sorular yöneltebileceği gibi, pedagog beyanlarıyla da velayetin belirlenmesini sağlayabilir.

Çekişmeli Boşanmada Nafaka

Çekişmeli Boşanmada Nafaka

Nafaka boşanma davası sürerken veya dava neticesinde eşlerden birisinin diğer eşe düzenli olarak ödeyeceği maddi yardımı ifade eder. Boşanmalarda 3 farklı nafaka türü olup bunlardan birisi dava sürerken ödenen tedbir nafakası olup diğer iki nafaka türü yoksulluk nafakası ve iştirak (çocuğun bakımı için ödenecek nafaka) nafaksı boşanmanın gerçekleşmesinden sonra ödenmektedir.

Çekişmeli Boşanmada Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, davanın devam ettiği süre içerisinde  eşlerden maddi yoksunluğa düşecek olana ödenecek nafaka türü tedbir nafakasıdır ve bu nafaka davanın sonuçlanmasına kadar ödenir.

Çekişmeli Boşanmada Yoksulluk Nafakası

Tek taraflı boşanma davalarının sonucunda yoksulluk nafakası alınabilmesi için nafaka talep eden kişinin boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olması gerekir. Diğer yandan boşanma sonrası maddi yoksunluğa düşecek veya yaşam standardında düşüş olacak kişi yoksulluk nafakası talep edebilmektedir.

Çekişmeli Boşanmada İştirak Nafakası

İştirak nafakası diğer bir adıyla çocuk bakım nafakası alabilmek için tek şart çocuğun velayetinin alınmış olmasıdır. Yani boşanmada velayeti alan ebeveyn çocuğun bakımı için karşı taraftan iştirak nafakası talep edebilir.

Çekişmeli Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Çekişmeli boşanmalarda tazminat talep edecek kişiler açısından maddi tazminat talep edebilmek için boşanmaya neden olan olaylarda tazminatı talep edecek kişinin eşinden daha az kusura sahip olması (veya kusursuz olması) ve boşanma nedeniyle maddi kayba uğraması gerekir. Manevi tazminatlarda ise boşanmayı getiren olaylarda kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi boşanmada eşinden tazminat talep edebilmektedir.

Çekişmeli Boşanmalarda İspat Yükümlülüğü

Davacı boşanmak için bir takım hukuki sebepler öne sürmek durumundadır. Boşanma sebepleri kanunda özel ve genel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Davacı öne süreci boşanma sebebini ispatla yükümlüdür. Eğer boşanma için belirtilen boşanma nedeni ispat edilemezse boşanma davası reddedilir.

Çekişmeli Boşanma Davasının Reddi

Boşanma davalarında öne sürülecek olan hukuki sebep, davacı tarafından ispat edilemez ise, hakim davayı reddetmektedir. Medeni Kanun, boşanma davasının reddi durumunda aynı nedenle 3 yıl tekrar boşanma davası açılamayacağına hükmeder. Örneğin aldatma nedeniyle boşanma davası açıldığını varsayarsak davacı, eşinin aldattığını ispat edemezse boşanma gerçekleşmez. Bu durumda tekrardan aldatma nedeniyle boşanma davası açabilmek için 3 yıl beklemesi gerekecektir.

Çekişmeli Boşanma Avukatı

Çekişmeli boşanma sürecinde avukat tutulması, eşlerin hali hazırda uzlaşmazlık içerisinde oldukları nafaka, tazminat, çocuğun velayeti, mal paylaşımı gibi konularda hak kaybı yaşanmasını engelleyecek hususların başında gelir. Burada boşanma avukatı müvekkilinin haklarının korunmasını sağlamanın yanı sıra, boşanma sürecinin zorluğunu göz önüne alarak davanın en kısa sürede sonuçlanmasını ve müvekkilinin hayatına kaldığı yerden devam edebilmesini sağlayacaktır.

Boşanmada Tazminat

Boşanmada Tazminat

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu içerisinde boşanmada tazminat hakkı belirli koşullar dahilinde taraflara tanınan haklardan birisidir. Medeni Kanun’a göre boşanmada maddi veya manevi tazminat talep edilebileceği gibi her ikisi birden de boşanmada tazminat olarak karşı taraftan talep edilebilmektedir. Fakat boşanmada tazminat talebinin karşılanabilmesi için talep edilecek tazminata ilişkin şartların yerine getiriliyor olması gerekir. Örneğin boşanmada manevi tazminat talep edecek kişinin boşanmayı getiren konularda eşinden daha az kusura sahip olması ya da kusursuz olmasının yanı sıra boşanmayı getiren olayların kişilik haklarına saldırı niteli taşıması gerekir. Boşanmada maddi tazminatta ise yine eşinden daha az kusura sahip olan ya da kusursuz olan kişi, boşanma nedeniyle maddi anlamda sekteye uğrayacak ve boşanma sonrası hayat standardında düşme yaşayacak olmalıdır.

anlaşmalı boşanmada tazminat

Anlaşmalı Boşanmada Tazminat

Anlaşmalı boşanmalar boşanmanın tüm sonuçlarında eşlerin uzlaşma sağladıkları ve bu uzlaşmalarını yazılı bir protokol ile beyan ettikleri boşanma davası türüdür. Anlaşmalı boşanmada tazminat diğer hukuki sonuçlar gibi protokol içerisinde yer almalıdır. Bu boşanma türünde eşler tazminat miktarına kendileri karar verirler ve hakim protokol içerisinde yer alan maddi ve manevi tazminat miktarına müdahalede bulunmaz. Eşler anlaşmalı boşanmalarda tazminat hususunda uzlaşmış ve tazminatın hangi şekilde ödeneceğini açıkça belirtmiş olmalıdır. Anlaşmalı boşanmalarda kusur aranmadığından taraf için tazminat alma şartı bulunmaz. Anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde eşlerin uzlaştıkları tazminat miktarını belirtmeleri gerekir.

Çekişmeli Boşanmada Tazminat

Çekişmeli Boşanmada Tazminat

Çekişmeli boşanmalar anlaşmalı boşanmalardan farklı olarak boşanmayı getiren olayların ispatının gerekli olduğu boşanma türüdür. Bu boşanma türünde tarafların boşanmayı getiren olaylardaki rolleri tespit edilerek hangi eşin ne ölçüde kusurlu olduğu ortaya çıkarılır. Çekişmeli boşanmalarda kusur oranları, boşanmada tazminat alınıp alınamayacağının belirlenmesi açısından gereklidir. Gerek maddi gerekse de manevi tazminat için eşlerin boşanmayı getiren konulardaki kusurları saptanmalıdır.

Boşanmada Maddi Tazminat

Boşanmada Maddi Tazminat

Evliliğin yasal olarak sonlandırılması sürecinde açılacak boşanma davası içerisinde eşinden daha az kusura sahip ya da kusursuz olan kişi, maddi tazminat talep edebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu maddi tazminat alınabilmesi için talep eden tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiğine hükmetmiştir. Diğer yandan boşanma sonucu tazminat talep eden kişinin evliliğin sonlanması nedeniyle maddi bir kayba uğruyor olması gerekir.  Örneğin ev işleri ile ilgilenen ev hanımları maddi bir kazançları olmadığı için tasarruf yapma imkanına sahip değildirler. Bu durumda boşanma onlar için maddi anlamda bir kaybı ifade edecektir. Veya evlilik ile birlikte mesleğini bırakan, çalışma hayatına evlilik nedeniyle son veren kişiler boşanma sonucunda maddi kayba da uğradıkları gerekçesiyle boşanmada tazminat talep edebilmektedirler.

Boşanmada Maddi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Boşanmada tazminat talep edecek olan kişiler için maddi tazminat miktarı karşı tarafın ödeme gücü göz önünde bulundurularak talep edilmelidir. Maddi tazminat talep edilecek kişinin ödeme gücünü aşan bir tutarın talebi gerçekçi bir yaklaşım olmayacağı için hakim, talep edilen miktardan ziyade karşı tarafın ödeyebileceği bir tazminata hükmedecektir.

Diğer yandan boşanmada talep edilecek maddi tazminat miktarının düşük tutulması durumunda hakim karşı tarafın daha fazla ödeme gücüne sahip olduğu gerekçesiyle tazminat tutarını yukarı çekmez. O yüzden tazminat talep edilirken rasyonel davranmak gerekir.

Örnek: Boşanmada 750 bin TL maddi tazminat talep edilen kişinin 400 bin TL ödeme gücüne sahip olması durumunda hakim, ödeme gücünü göz önüne alarak talep edilenden daha düşük bir tazminata hükmeder. Fakat 750 bin TL talep edilen bir kişinin ödeme gücünün 1 milyon TL olması durumunda hakim talep edilenden daha yüksek bir tazminat tutarına hükmetmez.

Boşanmada Manevi Tazminat

Boşanmada Manevi Tazminat

Medeni Kanun hangi durumlarda manevi tazminat talep edilebileceğini belirlemiştir. Boşanmada manevi tazminat, dava sürecinin her aşamasında talep edilebileceği gibi boşanma davası sonra erdikten sonra 1 yıl içerisinde de talep edilebilir. Boşanmayı getiren olaylarda kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi uğradığı zararın tazmini için manevi tazminat talep edebilmektedir. Kişilik haklarına saldırıdan kasıt bireyin saygınlığı, onuru… gibi haklarının saldırıya uğramasıdır. Burada da tıpkı maddi tazminatta olduğu gibi boşanmayı getiren olaylarda eşinden daha az kusura sahip ya da kusursuz olan taraf manevi tazminat alabilmektedir. Ağır kusura sahip eş karşı taraftan manevi tazminat talep edemez. Hakim boşanma davası sürecinde olayları tek tek ele alarak hangi eşin ne kadar kusura sahip olduğunu olaylar içerinde değerlendirir. Boşanmada manevi tazminat alınabilmesi için boşanmanın gerçekleşmiş olması gerekir.

Boşanırsam Tazminat Alabilir Miyim?

Boşanmada tazminat talep edecek kişilerin tazminat şartlarını yerine getirmeleri durumunda maddi veya manevi tazminat almaları mümkün olmakla birlikte her iki tazminat türünü de almaları mümkündür.

Boşanma Davasından Sonra Tazminat Alınabilir Mi?

Boşanmalarda tazminat, dava sürecinde talep edilebileceği gibi dava sona erdikten sonra 1 yıl içerisinde dava açarak da talep edilebilir. Ayrıca boşanma sürecinde ve sonrasında eşten tazminat talep edilebilmesinin yanı sıra, boşanmaya sebep olan 3. Kişilerden de tazminat talep edilebilir. Örneğin aldatma nedeniyle boşanmalarda aldatma fiilinin gerçekleştiği 3. Kişiden tazminat talep edilebilmesi mümkündür.

İlgili yazı: Aldatılan eş 3. Kişiye tazminat davası açabilir mi?

Anlaşmalı Boşanma - Av. Halil İbrahim Çelik

ANLAŞMALI BOŞANMA

Aile bir toplumun en küçük yapı taşıdır. Sağlıklı bir toplum huzurlu bir aile ortamıyla kurulur. Ailenin kurulması ise evlilikle mümkündür. Evlilik ise iki kişinin aile kurmak üzere belirli şartlarda bir araya gelmesidir. Ailenin Türk toplumundaki sosyolojik öneminin farkında olan kanun koyucu, evlenmenin şartlarını titizlikle hazırlamış ve taraflara evlilik birliğinde sorumluluklar ve ödevler yüklemiştir. Ancak zaman zaman eşler kanundan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranmakta ve aile birliğini temelinden sarsmaktadır. Temelinden sarsılan aile birliğinin ise yasal olarak sona ermesine boşanma denir. Boşanma çekişmeli olup duruşmalarla nispeten daha uzun sürelerle görülebileceği gibi tarafların anlaşması ile de gerçekleşebilir. Ancak anlaşmalı boşanma bir takım şartlara bağlanmıştır. Şöyle ki;

ANLAŞMALI BOŞANMA ŞARTLARI

1) Anlaşmalı boşanma davasının gerçekleşebilmesi için öncelikle evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması gerekmektedir. Yargıtay HGK E:1992/2-199 K:1992/311 ve 6.5.1992 tarihli kararında ‘evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı’ olgusunun kanıtlanamamasını da anlaşmalı boşanma isteğinin reddinde gerekçe olarak göstermiştir.

2) Anlaşmalı boşanma için tarafların evlilikleri en az 1 yıl devam etmiş olmalıdır. 1 yıllık süre dolmadıysa anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ancak dava reddedilmemektedir. Hâkim tarafların iddia ve savunmalarıyla boşanma sebeplerinin varlığını inceleyip, sebebin varlığı halinde ona dayanarak karar verir. 1 yıllık açısından bu sürenin birlikte geçirilmesi veya ayrı geçirilmesi hatta tarafların aynı evde hiç bulunmamaları fark yaratmayacaktır.

3) Anlaşmalı boşanma için tarafların evlilik birliğini sona erdirmek üzere her konuda anlaşmış olması gerekir. Yargıtay 2. HD E: 2012/25321 K: 2013/10648 ve 15.04.2013 tarihli kararında taraflardan birinin uzlaşma olmadığını beyan etmesi üzerine davanın çekişmeli hale geldiğini belirtmiştir.

4) Taraflar duruşma günü mahkemede hazır bulunmaları anlaşmalı boşanma davasının en önemli şartlarındandır. Hâkim tarafları bizzat dinler ve iradelerinin hiçbir etki altında kalmadığına kanaat getirir. Yargıtay 2. Hukuk dairesi E:2012/23500 K:2012/27564 ve 19.11.2012 tarihli kararında davalının davacı tarafından tehdit ve baskı altında olması nedeniyle serbest iradesiyle anlaşma yapmış olmadığından anlaşmalı boşanma talebini kabul etmemiştir. Ayrıca 2.HD E:1989/10658 K:1190/2000 ve 19.02.1990 tarihli kararında tarafların mahkemede hazır bulunmadıkları ve kendilerini vekille temsil ettirdikleri dolayısıyla anlaşmalı boşanma isteğinin tarafların serbest iradelerinin eseri olduğundan söz etmenin mümkün olmadığına karar vermiştir. Önceden anlaşmalı boşanma protokolünü imzalayan taraf hâkim önünde boşanmak istemediğini beyan ederse anlaşmalı boşanma gerçekleşmeyecektir.

5) Hâkimin taraflarda anlaşılan hususları uygun bulması şarttır. Çocuk(lar)ınve tarafların menfaatleri gerekiyorsa gerekli değişiklikleri yapabilir. Yargıtay 2. HD E:1995/1064 K:1995/11879 ve0 9.11. 1995 tarihli kararında anlaşmalı boşanma taraflar arasındaki tüm uyuşmazlıkları halledecek nitelikte olmasını ve hükmü buna göre kurulmasını açıkça belirtmiştir. Taraflar hâkimin uygun bulduğu değişiklikleri kabul etmezse dava çekişmeli boşanma olarak devam eder.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ

Anlaşmalı boşanma davasında delil göstermeye gerek yoktur. Hâkim süreleri ve boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumunu inceleyecektir. Boşanmanın şartlarının gerçekleştiğine kanaat getirirse boşanma gerçekleşir. Boşanmanın ne kadar süreceği anlaşmanın içeriğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Genellikle bir – iki duruşma sonunda karar verilmektedir.  Anlaşmalı boşanma dilekçesi Aile Mahkemesine verilmelidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde ise genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açılmalıdır. Kesin yetki hali söz konusu olmadığından her yerde açılabilir. Boşanma kararı kesinleşince karar mahkemenin bulunduğu yer nüfus müdürlüğüne gönderilir ve tarafların nüfus kütüğüne işlenir. Bu işlemden sonra taraflar nüfus müdürlüklerinden güncel nüfus cüzdanlarını alabilir.

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ 

1) Anlaşmalı boşanma isteyen tarafların hazırlayacakları protokolde isim, TC kimlik numarası gibi kimlik bilgilerinin açıkça bulunması gerekir. 1 yıllık şartın sağlandığının hesaplanması açısından evlilik tarihleri de protokolde yer almalıdır. Anlaşmalı boşanma iradesi açıkça ortaya konmalıdır. Taraflar bu protokolü üzerinde münazara ederek birlikte oluşturabilecekleri gibi taraflardan birinin açtığı boşanma davasını diğer tarafın kabulü ve anlaşmalı boşanma saikiyla hareket etmesiyle de mümkündür. Her halde tarafların anlaşmalı boşanma konusunda mutabık kaldıkları aksi anlaşılamaz şekilde belirtilmelidir.

2) Tarafların bu evlilikten müşterek çocukları varsa bu çocukların doğum tarihi ve ismi belirtilerek protokole yazılması gerekir. Zira ele alınan en önemli konulardan biri çocukların velayetidir. Müşterek çocuğun velayetinin kimde kalacağı açıkça düzenlenmelidir. Yargıtay 2. HD E:2014/13795 K:2014/24743 ve 4.12.2014 tarihli kararında mahkemece, sosyal hizmet uzmanı tarafından hazırlanan raporda çocuğun yaşı itibarıyla anneye verilmesi yönündeki görüşü tarafların kabul ettiği gerekçesiyle velayet anneye verilmişse de duruşma tutanağında davacı ve davalının velayeti istediği dolayısıyla bir anlaşmanın olmadığı görülmüştür. Bu durumda velayet konusunda tarafların delilleri toplanıp sonuca göre karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

3) Müşterek çocuğun velayeti kendisinde olmayan tarafın çocukla ne zaman, nerede, nasıl görüşeceği açıkça belirlenmelidir. Hafta sonları, dini bayramlar, milli bayramlar, yılbaşı, kış sömestr tatili, yaz tatilleri veya taraflarca belirlenen diğer zamanlarda hangi saatler arasında ve nerede görüşmenin yapılacağı açıkça belirtilmelidir. Bu belirlemede çocuğun üstün yararı gözetilecektir. Çocuğun eğitimini aksatmayan, kendi hayatını ikiye bölmesine gerek bırakmayan ve psikolojisini olumsuz etkilemeyecek zaman dilimleri belirlenmelidir. Yargıtay 2HD E:2013/21567 K: 2014/3915 ve 26.2.2014 tarihli kararında tarafların çocuğun velayetinin anneye verilmesini kabul etmelerine rağmen küçükle baba arasında düzenleme yapmayıp konuyu hâkimin takdirine bırakmaları bozma kararına neden olmuştur. Hâkimin bu hususta taraflardan kabul ettikleri bir düzenleme istemesi, kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması veya gerekli gördüğü değişikliklerin taraflarca kabulü halinde buna uygun kişisel ilişki düzenlemesine gitmesin gerekir. Hâkim kişisel ilişkiye dair düzenleme konusunda taraflardan beyan almaksızın hüküm kuramaz.

4) Çocuğun velayeti kendisinde olmayan tarafın iştirak nafakası ödeyip ödemeyeceği, ödeyecekse ne kadar miktar ödeyeceği, gelir düzeyi ve çocuğun ihtiyaçları gözetilip belirtilmelidir. Bu nafakaya artış miktarı eklenebilir. Örneğin ‘Ödenecek iştirak nafakası bedeli her yılın 1 Ocak tarihinde geçen yılın TÜFE oranında arttırılacaktır.’  Ödeme şekli de belirlenmelidir. Bankada açılacak hesaba yatırılması veya farklı ödeme şekilleri tarafların iradesine göre gündeme gelebilir. İştirak nafakasında gelecekte meydana gelebilecek durumlar ve çocuğun menfaatleri göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğun özel sağlık poliçeleri, eğitim masrafları, tekstil giderleri gibi ihtiyaçları bu nafakanın belirlenmesinde rol oynar.  Taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka talep etmemelerine rağmen velayeti kendisine verilen taraf iştirak nafakası talep edebilmelidir. Davacının anlaşmalı boşanmada çocuk için iştirak nafakası istememesi çocuğun hakkı olan eğitim ve öğretimi sağlayacak yardımın istenmesine engel değildir. ( Gerekçe: Y 2.HD E:1998/10493 K:1998/10861 ve 14.10.1998 tarihli kararı)

5) Protokolde tarafların birbirinden yoksulluk nafakası talep edip etmediği, ettiyse bu nafakanın miktarı belirtilmelidir. Ödeme şekli ve artış oranları da yer almalıdır. Tarafların maddi durumlarının değişmesi ve hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim istem üzerine nafaka miktarını yenden belirler. Anlaşmalı boşanma protokolünde belirtilen artış oranı böyle hakkaniyetin gerektirdiği şekilde durumun değişmesi söz konusu olmadan ihlal edilemez, farklı oran kabul edilemez. (Gerekçe: Y2HD E:2014/12403 K:2014/19006 ve 1.10.2014 tarihli karar) Ayrıca protokolde yoksulluk nafakasından feragat eden taraf sonradan nafakayı talep edemez. (Y3HD E:2015/1220 K:2015/3087 ve 26.2.2015 tarihli karar)

6) Tarafların maddi-manevi tazminat talepleri açıkça düzenlenmelidir. Böyle bir talepte bulunmayacaklarsa, maddi manevi tazminat taleplerinin bulunmadığı belirtilir. Talep varsa, miktar ve ödeme şekli de belirtilecektir. Tazminat hakkı saklı tutularak anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Çünkü tazminatın saklı tutulması bu konuda ihtilafın olduğu, çözümünün ileriye bırakıldığını gösterir. Anlaşmalı boşanma davasında boşanmanın mali sonuçlarıyla ilgili olarak taraf anlaşması dışında mahkemenin herhangi bir takdir hakkı yoktur. Bu konuya ait anlaşma mahkemece uygun bulunmuyorsa hâkim taraflardan gerekli gördüğü değişiklikleri yapmalarını ister ve onların kabulüyle boşanmaya karar verebilir. Mahkeme kendisini taraf yerine koyarak kendi takdirine göre maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedemez. (Gerekçe: Y 2.HD E:1991/10499 K:1991/14491 ve 21.11.1991 tarihli kararı)

7) Taraflar anlaşmalı boşanma protokolü yaparken aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan mallar bakımından anlaşabilirler. Doktrindeki baskın görüş gereği mal rejimiyle ilgili davalar boşanmanın eki niteliğinde değil, onlardan bağımsızdır. Dolayısıyla protokolde bu husus hakkında anlaşma olmaması anlaşmalı boşanmaya etki etmez. Bununla birlikte tarafların anlaşmalı boşanma protokolü yaparken aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan mallar bakımından anlaşmalarına engel bir hüküm bulunmamaktadır. Örneğin ev eşyalarından, beyaz eşyalardan, taşınır-taşınmaz mallardan bir isteğim yoktur şeklinde ifadelerle protokol yapabilirler. Katkı, katılma ve değer artış payı istediklerine ilişkin ifadenin protokolde mutlaka bulunması gerekir. Taraflar protokolde birbirinden mal talebinde bulunmayacağı hususunu belirleseler de ‘mal’ teriminin tüm taşınır ve taşınmazları kapsadığını kabul etmek mal rejimi davalarının ruhuna aykırıdır. Ayrıca bu husus mal talebinden feragat anlamına gelmemektedir. ( Gerekçe: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E:2013/9389 K: 2014/4769 ve 20.3.2014 tarihli kararı) Tarafların protokolde belirttikleri hususlarda tam bir anlaşmaya varmaları gerekir. Paylaşılacak mal gayrimenkulse tapu bilgileri, otomobil ise araç ruhsatı sunulmalı, menkul mallarınsa nasıl paylaşılacağı açıkça belirtilmelidir.

8) Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ödenip ödenmeyeceği de protokolde belirtilmelidir. Vekâlet ücreti dava vekil aracılığıyla yürütülüyorsa talep edilebilir.

9) Boşanma kararı verilmesi halinde, her iki tarafın veya vekilleri mahkemeye temyizden vazgeçtiklerine dair dilekçe vererek, boşanma kararını kesinleştirebileceklerdir.

10) Yapılan protokolde belirtilen taleplerden başka tarafların birbirinden başka bir talebinin olmadığı açıkça belirtilmelidir. Protokolün madde sayısı, tarihi de belirtilip taraflarca imzalanmalıdır.

Av. Halil İbrahim ÇELİK – Merve ARABACI

Boşanma Öncesi Mal Kaçırma, Eşin Mal Kaçırması, Boşanmada Mal Kaçırma, Dava Sürecinde mal kaçırma, Eşin Mal Kaçırması Nasıl Engellenir, Boşanma Mal Kaçırma

Boşanma Öncesi Mal Kaçırma

Boşanma süreci kimi zaman taraflar açısından medeni bir ayrılık olmayabilmektedir. Taraflardan birisi, boşanmada mal paylaşımına konu olacak değerlerin, paylaşılmasını engelleme adına hamleler yapabilmektedir. Bu durum oldukça sık rastlanılan bir hadise olup, eşler açısından Boşanma Öncesi Mal Kaçırma boşanmaya konu olacak hakların gasp edilmesi anlamına gelecektir.

Boşanma sürecinde eşin mal kaçırması, tabi olunan mal rejimi içerisinde yer alan değerlerin, boşanma sonrası paylaşımının engellenmesi amacıyla yapılan bir eylemdir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan bir evlilikte, boşanma arifesinde eşin üzerindeki taşınmazı (ev, arsa, araba, dükkan…) 3. bir kişiye devretmesi, değerinin altında satması ya da satış göstermek suretiyle bu taşınmazı elden çıkarması davranışları, Boşanma Öncesi Mal Kaçırma olarak adlandırılır.  Burada amaç boşanma gerçekleşirse, boşandığı eşin evlilik içerisinde edinilmiş mallardan pay almasının engellenmesidir. Son derece kötü niyetli bir yaklaşım olan bu tür davranışların önüne geçilebilmesi için öncelikle bireylerin hukuki haklarını bilmeleri ve bunu nasıl koruyacaklarına dair fikir sahibi olmaları gerekir.

Boşanma Öncesi Mal Kaçırma, Eşin Mal Kaçırması, Boşanmada Mal Kaçırma, Dava Sürecinde mal kaçırma, Eşin Mal Kaçırması Nasıl Engellenir, Boşanma Mal Kaçırma

 

Boşanma Öncesi Mal Kaçırma Nasıl Engellenir?

Kanun Boşanma Öncesi Mal Kaçırma davranışına dair, kendisinden mal kaçırılacak olan kişiye bir takım haklar tanımaktadır. Bunlardan en önemlisi, eşlerin birlikte ikamet ettikleri gayrimenkule “Aile Konutu Şerhi” konulmasıdır. Aile konutu şerhi kabaca, eşlerin aile konutu olarak kullandıkları yer üzerinde tarafların tasarruflarını kısıtlayan bir uygulamadır. Örneğin bir eve aile konutu şerhi konulması durumunda evin satışının yapılabilmesi ancak her iki eşin de onayıyla mümkün olabilmektedir. Bu şekilde boşanmada mal kaçırma davranışı için evin satışı mümkün olmamaktadır. Aile konutu şerhi hakkında ayrıntılı bilgi almak için “aile konutu şerhi nasıl konulur” adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

 

Boşanmada mal kaçırma davranışının engellenmesi için aile konutu şerhi, satışın engellenmesine dair bir haktır. Mal kaçırmanın gerçekleşmesinden sonra ise, boşanma davası sürerken mal kaçıran eşin elinden çıkarmış olduğu değerlere ilişkin satışın iptali yapılabilmektedir.  Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içerisinde yapılan karşılıksız devirlerde (örneğin: evin, arsanın, dükkanın, arabanın, kardeşin üzerine yapılması.. gibi) bu devrin iptali yapılmaktadır. Karşılıklı devirlerde ise yani satış yapılarak mal kaçırma eylemine girişildiğinde ise satılan malın değerinin hesaplanması varsa değerinin altında bir satış durumu, satışın iptalinin sağlanması söz konusu olmaktadır.

 

Boşanmada Mal Kaçırmaya Karşı Alınması Gereken Önlemler

Burada boşanma sürecindeki kişilerin, eşi tarafından mal kaçırma davranışı sergileneceğine dair endişeleri var ise, uzman bir boşanma avukatı ile iletişime geçmeleri ve boşanma sürecini bir avukat ile yürütmeleri önerilir. Bu süreçte yaşanabilecek olası hak kayıplarının önlenebilmesi ancak doğru şekilde hukuki süreci yürütmekle mümkün olacaktır. Boşanma Öncesi Mal Kaçırma ya da boşanma davası devam ederken mal kaçırma gibi durumlarda haklarınızı bilmeniz, maddi veya manevi zararlarınızı önlemeniz anlamına gelecektir.

Adli Tatilde Boşanma, Adli Tatilde Boşanma Davası Açılabilir Mi, Adli Tatil Döneminde Boşanma Yapılabilir Mi, Adli Tatilde Anlaşmalı Boşanma,

Adli Tatilde Boşanma Davası

Boşanma sürecinde sıklıkla yanılgıya düşülen durumlardan birisi de adli tatil nedeniyle boşanma davası açılamayacağı, boşanma davası için adli tatilin bitmesinin beklenmesi gerektiğidir. Adli tatilde boşanma davası açmak mümkün değildir diye düşünen kişiler için bu süreçte davanın açılması mümkündür fakat adli tatil nedeniyle çoğu zaman davalar için duruşma günü adli tatil sonrasına verilmektedir.

Adli Tatilde Boşanma Davası Açılabilir Mi?

Adli tatil içerisinde boşanmanın gerçekleşebilmesi için önemli bir durumun mevcut olması gerekir. Kimi zaman anlaşmalı boşanma ile tek celsede boşanacak kişiler için elzem durumlar söz konusu olabilir. İvedilik içeren durumlarda nöbetçi mahkeme eşlerin adli tatilde boşanma davasının görülmesine olanak sağlar. Örneğin anlaşmalı boşanma davalarında tarafların her ikisinin de duruşmaya katılması zorunlu olduğundan, eşlerden birisinin yurt dışına gidecek olması gibi bir durum söz konusu olduğunda hakim duruşmanın daha kısa bir güne verilmesine hükmedebilir. Bu durumda adli tatilde boşanma davası görülebilmektedir.

 

Adli Tatilde Boşanma Davası Görülür Mü?

Adli tatilde boşanma davası görülebilmesi ancak hakim kanaatine bağlı olacağından hakimin ikna edilmesi, bir takım argümanların hakime sunulması gerekecektir. Örneğin yurt dışı çıkış vizesi, seyahat biletleri gibi belgeler hakime sunularak davanın en kısa sürede sonuçlandırılması adına adli tatilde duruşmanın görülmesi talep edilebilir. Adli tatil döneminde boşanma davası açmak isteyen ve davanın en kısa sürede sonuçlanmasını arzulayan kişilerin bu noktada tutacakları boşanma avukatı mutlak fayda sağlayan unsurlardan birisidir. Burada boşanma avukatı sizin adli tatilde anlaşmalı boşanma yapabilmeniz için gerekli hukuki prosedürleri kusursuz bir şekilde yerine getirebileceğinden adli tatil döneminde boşanma yapabilme olasılığınız daha fazla olacaktır.

 

Adli Tatilde Anlaşmalı Boşanma

Boşanmayı en kısa sürede gerçekleştirmek isteyen kişiler için açılacak boşanma davası türü anlaşmalı boşanma olmaktadır. Çekişmeli boşanma davaları yargılamanın yapılabilmesi için  uzun bir süreç sonucunda gerçekleşeceğinden adli Tatilde anlaşmalı boşanma davası açılması gerekir. Anlaşmalı boşanma davaları ile tek celsede boşanmanın mümkün olması nedeniyle adli tatilde anlaşmalı boşanma davası açılması doğru olandır.

 

Adli Tatil Döneminde Boşanmak İçin Ne Yapılması Gerekir?

Adli tatil döneminde bir çok mahkeme tatildedir ve duruşmalar görülmez. Fakat bu demek değildir ki, tüm yargı süreci adli tatilde durur. Adli tatillerde nöbetçi mahkemelerde duruşmalar görülmektedir. Fakat nöbetçi mahkemeler çoğu zaman davaların bir sonraki celseye atılması, davanın ertelenmesi gibi uygulamalar ile davaların adli tatil sonrasında karara bağlanmasını yürütür. O yüzden adli tatil döneminde boşanmak isteyen kişilerin bu süreçte deneyimli uzman bir boşanma avukatı ile dava açmaları, davalarını bir hukukçu ile yürütmeleri önerilir.

Boşanma Davası Ücreti, Boşanma Davası Masrafları, Boşanma Maliyeti, Boşanma Davası Avukatlık Ücreti, Anlaşmalı Boşanma Ücreti ve Çekişmeli Boşanma Ücreti

Boşanma Davası Ücreti

Boşanma işlemleri ile ilgili olarak sıklıkla merak edilen konulardan birisi de boşanmanın maliyeti ve boşanma davası ücreti olmaktadır. Bu konuda söyleyebiliriz ki, açacağınız boşanma davasının hukuki anlamda nasıl yürütüleceği, eşiniz ile anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi boşanacağınız, dava masraflarını belirleyen temel hususların başında gelmektedir. Boşanma Davası Ücreti denildiğinde dava açmak için ödenmesi gereken tutarlar, yargılama giderleri ve boşanma davası avukatlık ücreti gibi bir çok unsur yer alır.

Boşanma Davası Ücreti Ne Kadar?

Boşanma sürecinde dava masrafları ve diğer giderler için ödenecek boşanma ücreti için belirleyici olacak husus sürecin nasıl yürütüleceğidir. Burada eşlerin her ikisinin de boşanmayı istemesi ve boşanmanın tüm hukuki sonuçlarında uzlaşmaları durumunda boşanma davası, anlaşmalı olarak yürütüleceğinden ödenecek olan tutar da çekişmeli boşanma davalarından daha az olacaktır. Boşanma davası ücreti çekişmeli boşanmalarda daha yüksek olup bu dava türünün içerdiği bir çok hukuki prosedür ve bu davanın süresinin daha uzun olmasının bir sonucudur.

Boşanma davalarında ödeyeceğiniz ücret içerisinde yargılama giderleri ve hukuki işlemler için gerekli olan masraflar ile birlikte boşanma avukatı ücreti de ödemeniz gerekir. Bu anlamda boşanma davası avukatlık ücreti, farklılık göstermektedir. Boşanma davası ücreti içerisinde yer alacak olan avukatlık vekalet ücreti her yıl Barolar tarafından tavsiye niteliğinde açıklanmaktadır. Örneğin İstanbul Barosu 2016 yılı boşanma davası avukatlık ücreti olarak, anlaşmalı Boşanma Davası Ücreti 4700 TL, çekişmeli boşanma davası ücreti 6900 TL (6900 TL’den az olmamak kaydı ile maddi tazminat ve manevi tazminat talepli davalarda tazminat talebinin %15’i) şeklinde bir tavsiye ücret belirlemiştir. Fakat bu belirtilen ücretler tavsiye niteliğinde olması nedeniyle bağlayıcılığı yoktur. O yüzden boşanma ücreti avukattan avukata farklılık gösterecektir.

Anlaşmalı Boşanma Ücreti 2019

Anlaşmalı boşanma davaları, çekişmeli boşanma davalarından farklı olarak tek celsede boşanmayı mümkün kılmakla birlikte, hukuki sonuçları açısından çekişmeli boşanma davalarından farklılık göstermemektedir. Anlaşmalı boşanma davalarında da eşler çocuğun velayeti, mal paylaşımının yapılması, nafaka ve tazminat talepleri gibi hem maddi hem de manevi konularda kararlar almaktadırlar. O yüzden dava sonucunda ortaya çıkacak olan sonuçlar düşünüldüğünde anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasında hukuki anlamda aynı hususlar sonuca bağlanmaktadır. Anlaşmalı boşanma ücreti açısından bakıldığında çekişmeli boşanmalardan daha uygun masraflar olması hem yargılamanın daha hızlı ilerlemesinden hem de avukat açısından doğuracağı iş yükünün çekişmeli boşanmalardan daha az olmasından kaynaklanır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Ücretini Öğrenmek İçin Tıklayın

Çekişmeli Boşanma Ücreti 2018

Çekişmeli boşanmalar oldukça karmaşık bir süreci ifade edecektir. Bu süreçte eşlerden birisi boşanmayı istemeyebileceği gibi, her iki eş de boşanmak istese dahi boşanmanın nafaka, çocuğun velayeti, mal paylaşımının nasıl yapılacağı ya da tazminat miktarının ne kadar olacağı gibi konularda uzlaşamaması söz konusu olabilmektedir. Bu durumlar dava sürecinin daha uzun olmasına ve dava içerisinde yerine getirilmesi gereken prosedürlerin daha da fazla olmasına neden olur. Çekişmeli Boşanma Davası Ücreti ile anlaşmalı Boşanma Davası Ücreti arasındaki fark da bu durumlardan kaynaklanır. Çekişmeli boşanmaların daha uzun ve daha karmaşık olması davanın maliyetini ve masrafları arttırmaktadır.

Çekişmeli Boşanma Davası Ücretini Öğrenmek İçin Tıklayın

Boşanma Davası Masrafları

Boşanma davalarında masraflar davanın niteliğine göre farklılık göstermektedir. Boşanma davası masrafları içerisinde davanın açılması için gerekli olan belgelerin hazırlanması için harcanacak giderler ile birlikte dava içerisinde yerine getirilmesi gereken prosedürler için ödenmesi gereken masraflar da yer alır. Örneğin anlaşmalı boşanmalarda dilekçe ve protokol hazırlanması uzmanlık gerektiren ciddi bir konu olup çoğu zaman bu belgelerin hazırlanması için uzman bir avukat tarafından destek alınması gerekebilir. Veya çekişmeli boşanmalarda tanık sayısı, bilirkişi atanması, mahkeme masrafları… gibi ekstradan yargılamanın yapılabilmesi için gerekli olan hususlar da boşanma davası masrafları içerisinde yer almaktadır.

Boşanma Davası Avukatlık Ücreti 2019

Boşanma davası avukatlık ücreti, verilen avukatlık hizmetinin karşılığı olarak talep edilmektedir. Boşanma Davası Ücreti ve boşanma davası için ödenecek avukatlık ücreti hakkında ayrıntılı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Avukatlık ücretini ve dava masraflarını belirleyecek olan husus, davanın niteliği olacağından her dava için boşanma ücreti ve masrafları sabit olmamaktadır. Bu yüzden iletişim sayfasına tıklayarak merak ettiğiniz konuda boşanma davası masrafları hakkında bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Boşanma Avukatı, Boşanma Davası Avukatı,Boşanma Davasına Bakan Avukatlar, Boşanma Avukatı İstanbul, Boşanma Avukatları, Avukat Arıyorum, Anlaşmalı,Çekişmeli

Boşanma Avukatı

Evlilik birliği her zaman istenildiği gibi gitmeyebilir, bunun bir sonucu olarak eşler arasındaki anlaşmazlıklar kimi zaman boşanmayı getiren olayların yaşanmasına ve neticede evliliğin boşanma ile sonuçlanmasına sebep olabilmektedir. Özellikle son yıllarda ülkemizde boşanma oranlarında yoğun bir artış gerçekleşmektedir.  Boşanma süreci taraflar açısından oldukça yıpratıcı olmakla birlikte boşanmanın hukuki neticeleri taraflar açısından özellikle maddi ve manevi anlamda sorun teşkil edebilmektedir. Boşanma ile ilgili olarak merak edilen hususlar, davanın boşanma avukatı ile yürütülmesinin ne gibi avantajlar sağlayacağı, boşanma davası için uzman bir boşanma avukatı ile süreci yürütmenin zorunlu olup olmadığı, boşanma avukatı tutmanın boşanmanın sonuçlarında ne gibi etkiler yaratacağı gibi sorulardır. Bu yazımızda boşanma sürecinde avukatın gerekliliği üzerinde duracağız.

 

Boşanma Avukatı Tutmak Zorunlu Mudur?

Avukatlık mesleğinde, doktorlarda ya da öğretmenlerde olduğu gibi branşlaşma bulunmaz. Yani bu anlamda boşanma avukatı demek yanlış bir tabirdir. Fakat avukatlıkta ağırlıklı olarak boşanma davalarını iş yükü olarak benimsemiş, boşanma davalarına bakan ve boşanma davalarında tecrübeli avukatlar genellikle boşanma avukatı olarak adlandırılırlar.

Boşanma davasında avukat tutmak diğer tüm davalarda olduğu gibi zorunlu değildir. Bireylerin herhangi bir dava için avukat tutma zorunlulukları bulunmaz. Lakin hukuki süreçler oldukça karmaşıktır ve bu süreçlerin doğru yürütülmemesi gerek maddi gerekse de manevi açıdan hak kaybı yaşanmasına neden olur.  Boşanma davalarında da eşler yalnızca birlikte yaşamalarını ayırmazlar aynı zamanda ortak kurulan hayata dair sahip olunan değerlerin de ayrışması söz konusu olacaktır. Bu noktada taraflar varsa çocukların velayeti, evlilikte edinilen malların paylaşımı, nafaka ve tazminat gibi maddi durumların belirlenmesi gibi hususlarda sıklıkla hak kaybı yaşayabilmektedirler. Boşanmanın maddi ve manevi sonuçları düşünüldüğünde ise, her ne kadar avukat tutmak zorunlu olmasa bile yaşanacak kayıpların önüne geçilmesi bu sürecin boşanma avukatları ile yürütülmesi ile mümkün olabilmektedir.

Boşanmalarda açılacak davanın nasıl yürütüleceği, boşanmanın maddi ve manevi neticelerini değiştirmektedir. Bu noktada eşlerin hangisinin daha fazla kusura sahip olduğunun belirlenmesi, kusur oranlarının ne olacağı velayet, nafaka ve tazminat açısından belirleyici olacaktır. O yüzden hukuki anlamda bilgi ve tecrübeye sahip boşanma avukatı size bu süreçte mutlak avantaj sağlayacaktır.

 

Deneyimli ve Tecrübeli Boşanma Avukatı

Boşanma avukatı denilince boşanma davalarına sıklıkla bakan ve boşanma süreci konusunda deneyimli ve tecrübeli avukat akla gelir.  Boşanma oldukça karmaşık bir süreçtir, bu süreç içerisinde boşanma dilekçesi hazırlanması, boşanma nedeninin ortaya konulması, cevap dilekçeleri, öne sürülen boşanma sebebinin ispatı,  velayet tazminat ya da nafaka gibi taleplerin belirtilmesi, karşı tarafın kusurunun çıkarılması gibi hukuki anlamda davanın seyrini süresini ve sonucunu direk olarak etkileyecek hamlelerin doğru bir şekilde yürütülmesi gerekir. Öyle ki boşanma süreci yıllarca sürebileceğinden dolayı bu noktada deneyimli ve tecrübeli boşanma avukatları ile davanın yürütülmesi hem sürenin daha kısa olmasına hem de boşanma sonrası yaşanması muhtemel hak kayıplarının önüne geçilmesine olanak sağlayacaktır.

 

Boşanma Avukatı İstanbul

İstanbul’da ikamet eden ve boşanma sürecinin bu şehirde yürütüleceği durumlarda bu ilde ikamet eden bir boşanma avukatları ile davanın yürütülmesi sürece daha fazla hakim olmanız açısından önemlidir. Boşanma avukatı İstanbul içerisinde açılacak davalarda, hukuki sürecin hızlı ve kusursuz bir şekilde sonuçlandırılması adına mutlak fayda sağlayacak unsurların başında gelecektir.

 

Boşanma Avukatı Arıyorum Ne Yapmalıyım?

Boşanmanın uzman bir avukat ile yürütülmek istenmesi durumunda avukat arayan bireyler, boşanma avukatı ararken üzerinde durmaları gereken en önemli husus, tutulacak avukatın boşanma süreçlerinde ne kadar tecrübe sahibi olduğu olmalıdır. Bu noktada boşanma davalarında deneyimli bir avukat ile açılacak davalar süreç içerisinde karşılaşılması muhtemel zorlukların kolaylıkla aşılmasını sağlayabilecektir.

Anlaşmalı Boşanma Avukatı

Anlaşmalı boşanma davaları, çekişmeli olarak açılacak davalardan süreç olarak farklıdır. Anlaşmalı boşanma denildiğinde insanlar boşanmanın daha kolay olduğunu düşünebilirler. Bu bir nebze de olsa doğrudur fakat boşanmanın hukuki sonuçları düşünüldüğünde çekişmeli boşanma davaları ile arasında bir fark bulunmaz. Her iki boşanma yönteminde de taraflar, çocuğun velayeti, mal paylaşımı, tazminat ve nafaka gibi önemli hususları sonuca bağlamaktadırlar. O yüzden anlaşmalı boşanma davaları sonucunda da hak kaybı yaşanmaması adına uzman bir anlaşmalı boşanma avukatı tarafından destek alınması önerilir.

 

Çekişmeli Boşanma Avukatı

Çekişmeli boşanmalarda her iki taraf da haklılığını ortaya koyarak boşanmayı getiren olaylar bağlamında karşı tarafın kusurlu olduğunu ispatlamak durumundadırlar. Öyle ki boşanmada kusur, alınacak tazminat miktarı, nafaka bağlanıp bağlanmaması gibi durumları direk olarak belirleyen etmenlerdendir. O yüzden çekişmeli boşanma davalarında mutlak suretle bir avukat tarafından mahkemede temsil edilmek size hak kaybı yaşanmaması adına avantaj sağlayacaktır.

Boşanma Davasını Hangi Taraf Açmalı, Boşanma Davasını Kim Açmalı

Boşanma Davasını Hangi Taraf Açmalı

Boşanma sürecindeki kişiler için merak edilen konulardan birisi de boşanma davasını kimin açması gerektiği hususudur. Hukuki açıdan boşanma davasını hangi tarafın açtığının bir önemi olmamakla birlikte boşanmada öne sürülecek hukuki sebebin ispatı boşanmayı sağlayacak temel kriter olmaktadır. Boşanma davasını hangi taraf açmalı diye merak eden kişiler için, öncelikle evlilik içerisinde boşanmaya sebep olabilecek bir gerekçenin varlığı gereklidir. Bu bağlamda Medeni Kanun hangi durumların boşanma için sebep olacağına hükmetmiştir. Boşanma Sebepleri içerisinden birine veya bir kaçına sahip bireyler boşanma davası açarak evliliğini yasal olarak noktalayabilirler.

Boşanma Davasını Hangi Taraf Açmalı

Boşanma sürecinde davayı önce açmanın ya da karşı tarafın davayı açmasını beklemenin hukuki temelde bir avantajı veya dezavantajı yoktur. Boşanma isteğinin dayandığı gerekçelerin ispatı boşanmayı getireceğinden dolayı bireylerin esas olarak bu husus üzerinde yoğunlaşmaları gerekir. Boşanma davasını hangi taraf açmalı diye merak eden kişiler temelde boşanmayı getirecek bir nedenin olup olmadığını ve bu boşanma sebebini nasıl ispat edeceği konusunda doğru bir hukuki süreç izlemelidir.

Boşanma Davasını Önce Açmak Avantajlı Mıdır?

Boşanma sürecinde sıklıkla yanılgıya düşülen konulardan birisi davayı önce açmanın avantaj sağlayacağı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Davayı önce açan bu noktada avantajlıdır demek hukuki anlamda doğru olmaz. Evlilik içerisinde boşanmayı getiren olayların varlığı boşanmayı getirdiğinden davayı önce açan bu süreçte yaşanılan hadiseler ile ilgili olarak boşanma sebebini ispat etmek durumundadır. Davacı boşanma sebebini ispat edemez ise dava reddedilecektir. Diğer yandan boşanma davası açılan kişi, boşanma davası içerisinde kendi savları üzerinden süreci yürütmek adına karşı dava açma hakkına da sahiptir.

Boşanma Davasını Karşı Tarafın Açmasını Beklemek

Boşanma sürecinde davalı kişi, karşı tarafın boşanma sebebi olarak öne sürdüğü sebepten farklı bir boşanma nedenine sahip olması durumunda karşı dava açma suretiyle haklı boşanma sebebini öne sürebilmektedir. Örneğin aldatma nedeniyle kendisine boşanma davası açılan kişi, eşinin ilgisizliğini öne sürerek boşanmayı getiren esas olayın ilgisizlik olduğunu öne sürebilir. Boşanma davasını hangi taraf açmalı diye merak eden kişiler için bu anlamda davayı karşı tarafın açmasını bekleme, yine davayı önce açma gibi bir avantaj ya da dezavantaj oluşturmaz.

Boşanma Davasını Kim Açmalı?

Boşanmalarda dava açılmadan önce sahip olunan boşanma sebebinin hukuki anlamda altının doldurulabilmesi ve doğru bir süreç yönetimi gerekir. Boşanmada kusur oranları nafaka tazminat velayet… gibi maddi ve manevi sonuçları direk olarak etkileyeceğinden dolayı boşanma sürecinin mutlaka doğru bir şekilde yürütülmesi gerekir. Aksi halde hak kaybı yaşanması olasılığı oldukça yüksektir. Boşanma davasının hangi taraf açmalı diyen bireyler bu noktada önce veya sonra davayı açmaktan ziyade boşanma sürecini doğru yürütmelidirler.

Boşanma Davası Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ NASIL HAZIRLANIR?

Her dava dilekçesinde bulunması gereken ve Hukuk Muhakemeleri Kanununda belirtilen unsurlar mutlaka bir boşanma davası dilekçesi içerisinde de bulunmalıdır. Öncelikle bir dava dilekçesinde olması gereken zorunlu unsurları belirtelim. Buradan boşanma davası dilekçesi ile ilgili gerekli bilgileri paylaşacağız.

Dava dilekçesinin üst başlığında görevli ve yetkili mahkemenin adı yazmalıdır. Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleridir. Eğer çiftlerin ikamet ettikleri ilçede aile mahkemesi bulunmuyor ise dava asliye hukuk mahkemesinde açılır. Asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatı ile davayı yürütür. Davanın açılacağı yer mahkemesi eşlerden birinin ikametgahının bulunduğu yer yahut son 6 ayda birlikte yaşadıkları yer mahkemesidir. Boşanma dava dilekçesi hazırlanırken davanın henüz hangi numaralı mahkemede görüleceği belli olmadığından “NÖBETÇİ” ibaresi eklenmelidir

Davacı (varsa kanuni temsilcisinin ve varsa vekilinin) ve davalının ad, soyad, adresleri yer almalıdır. Davacı kimlik numarasını da dilekçeye yazmalıdır.

Dava konusu, dava konusu vakıaların sıra numarası ile açık özetleri, vakıaların hangi delillerle ispatlanacağı, hukuki sebep, açık talep sonucu dava dilekçesine yazıldıktan sonra tüm sayfayı kapsayacak şekilde en altta davacı ve varsa vekilinin imzası yer almalıdır.

Boşanma davası dilekçesi içerisinde yer alması gereken zorunlu unsurların daha net anlaşılması için bunu bir örnekle gösterelim:

BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

“……..AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE
…………….

DAVACI :
VEKİLİ :

DAVALI :

DAVA KONUSU :

AÇIKLAMALAR :

——————————-

HUKUKİ NEDENLER : TMK, HMK ve ilgili mevzuat hükümleri.

DELİLLER :

TALEP SONUCU:

Davacı Vekili
Av………………………..”

BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR

Boşanma davası dilekçesi içerisindeki hususlar boşanma davasının süresini ve sonucunu etkiler. Bu yüzden gerek davanın kabul edilmesi gerek davacının hak ve menfaatlerinin en iyi şekilde korunması için boşanma davası dilekçesi içeriğinin mutlaka hukuki anlamda kusursuz ve eksiksiz olması gerekir.

Boşanma davası dilekçesi hazırlarken bu belge içerisinde bireyler, evlilik içerisindeki boşanmayı getiren davranışların neler olduğu, boşanma sonrası varsa çocuğun velayeti, nafaka, tazminat ve ihtiyati tedbir talepleri gibi hususları açıkça belirtmelidirler. Bu sayede hak kayıplarının yaşanması önlenebilir.

Boşanma davası dilekçesi, boşanmanın hangi gerekçe ile olduğu ve dayandığı temele göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle boşanma davası dilekçesi içeriğine çekişmeli yahut anlaşmalı olduğu bilgisi, sebepler açık bir şekilde yazılmalıdır.

Boşanmayı gerektiren vakıa ve olguların ispatı davacıdadır. Boşanma nedenini doğru bir şekilde seçtikten sonra bu boşanma sebebinin oluşması için gereken şartları ispatlamaya yarayan delilleri dava dilekçesinde mutlaka göstermelidir. Nüfus kayıtları, tanıklar, uzman kişiler araştırma ve raporları, bilirkişi incelemesi gibi dayanağı olan delilleri belirtmekle birlikte devamında “her türlü delil” şeklinde yazarak daha sonradan çıkabilecek olası deliller için de açık kapı bırakmalıdır.

AVUKATSIZ BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ

Boşanma davasının kabul edilmesinde en büyük etken dava dilekçesindeki açıklamalar kısmıdır. Bu yüzden vakıaların açık özetleri hakimde boşanmanın gerekliliğine, evlilik birliğinin devamında eşler ve çocuklar yönünden korunmaya değer bir yarar kalmadığına yönelik kanaat oluşturacak şekilde verilmelidir. Bunu yaparken de açıklamalar gereksiz ayrıntılarla uzatılmamalıdır.

Şimdi açılacak boşanma davasının türü ve sebebine göre önemli birkaç nokta üzerinde duralım:

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ

Eğer taraflar birlikte boşanma kararı aldılar ve boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaştılar ise anlaşmalı boşanma yoluna giderek davayı en kısa sürede sonlandırabilirler. Anlaşmalı boşanma şartlarını yerine getiren taraflar boşanma davası dilekçesi içeriğinde boşanmanın tüm mali ve hukuki sonuçları üzerinde uzlaştıklarını belirtmelidirler. Ayrıca hazırlanmış bir boşanma protokolü varsa bu protokole atıfta bulunarak davanın daha hızlı sonuçlanmasının sağlayabilirler.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASI DİLEKÇESİ

Açılacak bir çekişmeli boşanma davasında boşanma dilekçesinin önemi çok daha büyüktür. Bu yüzden boşanma sebebi ve bu sebebi meydana getiren vakıa ve olgular, bu vakıaların ispata yarayan deliller kusursuz bir şekilde dilekçede belirtilmelidir.

Çekişmeli boşanma davasında davacı taraf kanunda öngörülen özellikle özel boşanma sebeplerinden birine dayanıyorsa bu sebeplerin şartlarının oluştuğuna yönelik açıklamalarda bulunmalıdır. Örnekle açıklamak gerekirse; terk nedeniyle açılan bir boşanma davasında gerekli prosedürleri yerine getiren  davacı, davalının evlilik yükümlülüklerini yerine getirmediğin, ortak konuta dönmemesi için haklı bir sebebi olmadığına dilekçede yer vermelidir. Bir başka örnek olarak zina sebebiyle boşanma davası açan davacı zina olayının ispatına yönelik kuvvetli deliller sunmalıdır.

Kanundaki özel boşanma sebeplerinden biri oluşmamış ise davacı boşanmayı getiren olayları belirtmeli ve bu olayların evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğine vurgu yapmalıdır.

Çekişmeli boşanma davasında tarafların uyuşamadıkları noktalar mutlaka vardır. Bu yüzden boşanmanın sonuçlarını oluşturan nafaka, tazminat, velayet, mal rejimi gibi hususlar da belirtilmelidir.

Boşanma sebepleri ve boşanma davası nedenleri hakkında ayrıntılı bilgiler için yazımızı okuyabilirsiniz.

Av. Halil İbrahim ÇELİK & Kevser KAZAK