Kategori arşivi: Bilişim Hukuku

Bilişim Suçları - Av. Halil İbrahim Çelik

BİLİŞİM SUÇLARI

Bilişim suçları teknolojinin ulaştığı bu evrede en sıklıkla karşılaşılan hususlardan biridir. Siber suçlar olarak da adlandırılan bilişim suçları genel tanımıyla bilişim sistemleri kullanılarak işlenen hukuka aykırı eylemler olarak tanımlanabilir. Bilişim suçları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 10. bölümünde günümüz şartlarına uygun olarak ayrı bir başlık altında maddelenmiştir. Ayrıca bu maddeler dışında birçok farklı suç çeşidinin de nitelikli hali olarak kanunda yer bulmuştur.

Bilişim suçlarından ilki Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesinde hükme bağlanan “Bilişim Sistemlerine Girme” suçudur. Kanuna göre bir bilişim sisteminin tamamına yahut bir bölümüne hukuka aykırı olarak giren ve orada kalan kimse 1 yıla kadar hapis cezası yahut para cezası alır. Bu suça en basit anlamda örnek vermek gerekirse Facebook yahut Gmail hesabınıza şifrenizi kırarak izinsiz giren kimse bu suçu işlemiş sayılır. Bu suçun oluşması için şifrenizin kırılarak hesabınıza girilmesi ve orada kalınması yeterlidir. Bunun dışında bir zararın varolması gerekmemektedir. Kanun bu suça birkaç da nitelikli hal öngörmüştür. Bu hallerden ilki girilen siteye ait üyeliğin para olması halidir. Yani karşılığında ücret ödenen bir sisteme hukuka aykırı olarak giriliyorsa verilece ceza yarı oranında arttırılır. Bu hususa örnek olarak üyeliği ücretli siteler gösterilebilir. Diğer bir nitelikli hal de sistemde ki verilerin hukuka aykırı olarak değiştirilmesi yahut yok edilmesi halinde ceza 6 ay ile 2 yıl arasında değişmektedir.

Diğer bir bilişim suçu da bilişim sistemini engelleme, bozma,verilerini yok etme yahut değiştirme suçudur. Bu suç için öngörülen ceza da eylemin ağırlığına göre birkaç farklı kalemde değerlendirilmiştir. Buna göre sisteme girilmesini engelleyen yahut sistem verilerini bozan kimseler 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Buna örnek olarak bir web sitesini hukuka aykırı olarak engelleme gösterilebilir. Kişi sistem verilerini bozar yahut yok ederse alacağı ceza 6 ay ile 3 yıl arasında değişir. Bu suç banka yahut diğer kredi kurumlarına karşı işlenirse cezası yarı oranında arttırılır.

Banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması hususu da bilişim suçları kapsamındadır. Kredi veya banka kartını hukuka aykırı olarak kullanan kişiye 3 yıl ile 6 yıl arasında bir ceza verilir. Kullanılan kredi veya banka kartının sahte olarak düzenlenmesi halinde de verilecek ceza arttırılır.

Bilişim suçları yukarıda bahsettiklerimiz ile sınırlı değildir. Kanun koyucu bunların yanısıra bilişim sistemleri aracılığıyla işlenme hususunu nitelikli hal saymış v cezanın arttırılması yoluna gitmiştir. Örnek vermek gerekirse son dönemlerde internet üzerinde sahte ilan ile dolandırıcılık suçunu işleyen kimselere verilecek cezaların arttırılması karara bağlanmaktadır.

Yeni Elektronik Ticaret Kanunu - Av. Halil İbrahim Çelik

YENİ ELEKTRONİK TİCARET KANUNU

Elektronik ticaret günümüzde reel ticari hayatın ana damarlarından biri haline gelmiştir. Artık mevcut yasal düzenlemeler elektronik ticaretin hızına yetişememiş ve yeni bir düzenleme yapma ihtiyacı doğmuştur. İşte bu ihtiyacın bir neticesi olarak da 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Mevcut yasal düzenlemenin hazır hale gelmesi için kanunun 01.05.2015 tarihinde uygulamaya konulması kabul edilmiştir.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile elektronik iletişim araçları ile yapılan sözleşmeler hakkında bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda yapılan her türlü ticari ilişki elektronik ticaret olarak adlandırılmaktadır.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile ticari faaliyet yürüten firmalara bir takım sorumluluklar yüklenmiştir. Ticari faaliyette olan firmalar ürünlere ilişkin;
• Güncel ve tanıtıcı bilgilere yer vermek zorundadırlar,
• Kurulacak sözleşmenin sürecine ilişkin teknik bilgileri başlangıçta sunmakla yükümlüdürler,
• Sözleşme metnin sözleşme kurulduktan saklanıp saklanmayacağı husus ile sonrasında erişim imkanına ilişkin bilgiler ile ne kadar süre ile erişime açık kalacağı hususu konusunda bilgi vermek zorundadırlar,
• Uygulanan gizlilik kuralları ile olası uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yolları bildirmelidirler.
Henüz sözleşme yapılmadan yukarıda belirttiğimiz hususların alıcıya bildirilmesi artık kanuni zorunluluktur. Bu hususlarda eksiklik olması halinde satıcıya önemli para cezaları verilebilir. Ayrıca satıcı sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının alıcı tarafından saklanması için imkan sağlamak zorundadır.

Sipariş usulü ile yapılan elektronik ticaretlerde satıcı ödemeyi almadan önce; siparişin toplam tutarını ve sözleşmenin şartlarını alıcıya sunmak zorundadır. Sipariş alındığı anda satıcı bu teyidi elektronik iletişim araçları ile alıcıya yapmakla yükümlü kılınmıştır.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile indirim ve hediye gibi promosyonlara ilişkin yarışmaların niteliğinin de açıkça belirlenmesi şart koşulmuştur. Yapılan yarışmalara ilişkin şartlar açıkça belirtilmeli ve alıcının kolaylıkla ulaşabileceği şekilde gösterilmelidir. Bu şartların şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi kanuni zorunluluktur.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile reklam amaçlı SMS ve email gönderme ile arama yapma da sıkı şartlara bağlanmıştır. Reklam amaçlı iletiler ancak alıcının önceden vereceği onay ile gönderilebilir. Bu onay yazılı veya elektronik iletişim araçları ile alınabilir. Alıcının satın aldığı ürüne yönelik olarak kendisine gönderilen bakım, değişim ve onarım hususlarına ilişkin iletiler ticari gönderi olarak sayılmaz ve bu madde kapsamına girmez. Ayrıca esnaf ve tacir olan kimselere önceden onay alınmadan ticari iletiler gönderilebilir. Bu reklam içerikli SMS ve e-mailler alıcıdan alınan onaya uygun olarak gönderilmelidir. İleti içerisinde satıcı firmanın iletişim bilgileri açıkça gösterilmelidir. Aksi durumda ciddi para cezalarına hükmedilebilir.

Bu reklam içerikli SMS ve e-maillerle alakalı alıcılar tarafından verilen onay yine alıcılar tarafından sebep gösterme zorunluluğu olmadan geri alınabilir. Alıcının sahip olduğu bu red hakkına ilişkin hususta reklam amaçlı ileti içerisinde yer almalıdır. Alıcının red beyanı ile satıcılar 3 gün içerisinde reklam amaçlı SMS veya e-mail göndermeyi durdururlar.

Elektronik ticaret içerisinde en önemli faktörlerden biri de ticari faaliyette olan firmaların bu faaliyet nedeniyle elde ettikleri kişisel verilen korunmasıdır. İşten yeni elektronik ticaret kanunu firmalara bu verileri koruması konusunda önlemler alma sorumluluğu yüklemiştir. Olası bir ihlalde oldukça önemli cezaların ortaya çıkması muhtemeldir. Bu kişisel verilen 3. Kişiler ile paylaşılmaları ancak ve ancak kişisel veri sahibinin onayı ile mümkündür.

Yeni elektronik ticaret kanunu para cezalarını da oldukça ağır bir şekilde belirlemiştir. Buna göre;
• Bilgi verme yükümlülüğüne, siparişlere ilişkin ödemeden önce bedelin bildirilmemesi hallerinde, onay olmadan reklam amaçlı SMS veya e-mail gönderilmesi halinde ve gönderilen reklam iletisinin alınan onay uygun olmaması hallerinde muhataba 1.000,00 TL ile 5.000,00 TL arasında para cezası verilir.
• Siparişe ilişkin teyitleşmenin gecikmeksizin yapılmaması halinde, ticari amaçlı kurulan iletişimlerde muhatabın kimliğini açıkça belirleyecek bilgilerin sunulmaması halinde, reklam amaçlı gönderilen SMS ve e-mail de gönderenin iletişim bilgilerinin yer almaması durumunda muhataba 1.000,00 TL ile 10.000,00 TL arasından para cezası verilir.
• İndirim ve hediye gibi promosyonlar için yapılan yarışmalarda şartlarında açıkça bildirilmemesi ve reklam amaçlı SMS ve e-mail gönderilmesini reddeden kullanıcıya redde rağmen reklam içerikli ileti gönderen muhataba 2.000,00 TL ile 15.000,00 TL arasında para cezası verilir.
• Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın talebi üzerine ilgili kayıtları incelemeye sunmayan muhataba ise 2.000,00 TL ile 5.000,00 TL arasında para cezası verilir.
• Ayrıca reklam amaçlı gönderilen iletiler birden fazla kimseye gider ise verilecek olan ceza 10 kat kadar arttırılır.

Yukarıda belirttiğimiz para cezasını verme yetkisi yeni elektronik ticaret kanunu tarafından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na verilmiştir.

Yeni Elektronik Ticaret Kanunu İle İlgili Soru Sormak İçin Hemen Tıklayınız!!

VİDEO PAYLAŞIM SİTELERİNDEN İÇERİK KALDIRMA

VİDEO PAYLAŞIM SİTELERİNDEN İÇERİK KALDIRMA

Sosyal medyanın hayatının her alanına bu denli yayılmasından itibaren artık hemen herkes hakkında internet üzerinden asılsız bilgiler yaymak ve bilgi toplamak tabiri caizse çocuk oyuncağı haline gelmiştir. Zira 5 dakikalık basit bir işlem ile bireyler hakkında hukuka aykırı birçok video, haber, makale vb. içerikler rahatlıkla yüzbinlerce kişiye ulaşabilmektedir. Sosyal medyanın bu özgürlüğüne karşı önlem almak amacıyla 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiş ve son dönemde önemli değişikliklere uğramıştır. Bu makalede özellikli olarak Youtube, Facebook, İzlesene, Dailymotion vb. video paylaşın sitelerinden içerik kaldırma hususunu anlatacağız.

VİDEO PAYLAŞIM SİTELERİNDEN İÇERİK KALDIRMA

Video paylaşım sitelerinden içerik kaldırma 5651 Sayılı kanunun 9. Maddesinde belirtilmiştir. Usulü açıdan 9. Madde “İçeriğin Yayından Çıkarılması ve Erişim Engellenmesi” başlığını içermektedir. Video paylaşım sitelerinden içerik kaldırma hususu da işte bu madde kapsamında değerlendirilir. Video paylaşım sitelerinde yer alan içerikler nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kimseler “Uyar-Kaldır” yöntemi ile önce içerik sağlayıcısına buna ulaşılamadığı hallerde yer sağlayıcısına başvurarak içeriğin kaldırılmasını talep eder. Burada ilk olarak içerik sağlayıcısına veya yer sağlayıcısına başvurmak 2014 yılı Şubat ayı öncesinde zorunlu iken yapılan değişiklikle artık bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Kişilik hakları ihlal edilen birey içerik sağlayıcısına veya yer sağlayıcısına başvurabileceği gibi bu yola hiç girmeden doğrudan Sulh Ceza Mahkemesine de başvurabilir. İçerik sağlayıcısına yapılan başvuru ile en geç 24 saat içerisinde içerik sağlayıcısı talebe cevap vermek zorundadır. İçerik sağlayıcısının olumsuz cevap vermesi halinde veya hiç içerik sağlayıcısına başvurmadan içeriğin kaldırılması için doğrudan Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurabilir.

Sulh Ceza Mahkemesi’ne yapılacak başvurularda mahkeme kişilik hakkını ihlal eden videonun URL bazlı engellenmesine karar verebilir. Burada sadece ilgili içerik engellenir. Zorunlu haller dışında sitenin tamamının engellemek mümkün değildir. Eğer URL bazlı bir engelleme ile ihlalin önüne geçilemiyorsa bu defa sitenin tamamına erişimin engellenmesi düşünülebilir. Hakim tarafından verilen URL bazlı engelleme bu kanun ile kurulan Erişim Sağlayıcıları birliğine gönderilir. Sulh Ceza Mahkemesine yapılan başvuruları hakim 24 saat içerisinde karara bağlamalıdır. Burada verilen kararın ardından Erişim Sağlayıcıları Birliği 24 saat içerisinde ilgili içeriği yayından kaldırmalıdır. Sulh Ceza Mahkemesi’ne alınan içerik kaldırma kararı aynı mahiyette yayınlanan benzer içerikler için de geçerlidir. Benzer içeriklerin kaldırılması için Erişim Sağlayıcı Birliği’ne başvuru yapılması yeterlidir. Sulh Ceza Hakimi’nin içerik kaldırma kararına uygun hareket edilmemesi halinde sorumlu kişi 500 günden 3000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Video paylaşım sitelerinden içerik kaldırma ile alakalı aktardığımız bu metot 5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesinde belirtilmiştir. Bunun dışında yine aynı kanunun 9/A maddesinde ise doğrudan Telekomünikasyon İletişim Daire Başkanlığı’na yapılacak başvurular kaleme alınmıştır. Bu husus bir sonraki makalemizde paylaşacağız.

Video Paylaşım Sitelerinden İçerik Kaldırma İle İlgili Soru Sormak İçin Hemen Tıklayınız!!

Best-Search-Engines

ARAMA MOTORLARINDA UNUTULMA HAKKI

Sanal dünyanın hayatımız üzerindeki yeri ve önemi artık tartışılamaz seviyelere ulaşmıştır. Bu durumun olumlu ve olumsuz birçok etkisi bulunmaktadır. Ancak her şeyden öte artık gerçek kişiliklerimizin yanı sıra “sanal karakter” adını verebileceğimiz ve hakkımızda gerek doğrulanabilen gerekse doğrulanması mümkün olmayan birçok bilgi ve belge sanal dünya üzerinde varolmaya başlamıştır. Birçok şirket personel alımı yaparken başvuru yapan bireylerin sanal karakterlerini araştırmakta ve haklarında olumlu ya da olumsuz bir izlenim edinmeye çalışmaktadırlar. Sanal dünyanın önlenemez ve manipülasyonu kolay kullanımı nedeniyle bireyler hakkında oluşturulan bilgiler artık olumlu ya da olumsuz bir karakter oluşturmuş ve gerçek hayatı dahi ciddi oranda etkilemeye başlamıştır. İşte bu hususun doğuracağı olumsuz etkilerin önlenmesi amacıyla ortaya “unutulma hakkı” adı verilen bir konsept atılmıştır.

Unutulma hakkı; özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ile Arjantin’de kabul edilen ve bireyin internet ortamı üzerinde mevcut olan bilgilerin silinmesi talebini konu alan bir husustur. Bir şahsın geçmişte yaptığı hareketlerden dolayı ortaya çıkan doğru tabir kullanmak gerekirse “sanal sabıkasının” silinmesini talep etme hakkının kişi özgürlükleri olgusu içerisinde değerlendirilmesini konu almaktadır. Sanal dünya üzerinde var olan ve bireyin kişisel fotoğraf, adres ve kimlik bilgilerinin geri getirilemez şekilde silinmesi olarak tanımlanabilir. Kişisel özgürlükler bağlamında haklı bir talep olarak göze çarpsa da kamu menfaati nezdinde bilgi alma özgürlüğünü olumsuz şekilde etkilediği de kabul edilebilir.

Unutulmak hakkı; Avrupa Komisyonu üyesi Viviane Reding’in talebi ile ilk olarak gündeme gelmiştir. 2014 yılında Avrupa Adalet Divanı’nın kabul etmesi ile artık “unutulma hakkı” uluslararası mevzut düzleminde geçerli hale gelmiştir. Avrupa Adalet Divanı’na göre bir birey hakkında spesifik (i.e. particular reasons) bir gerekçe bulunmadıkça sanal geçmişinin silinmesi talep Google tarafından kabul görmelidir. Avrupa Adalet Divanı’nın bu kararı üzerine Google ve Bing gibi arama motorları bir form düzenleyerek başvuruları kabul etmeye başlamışlardır. Bu karara ilişkin düzenlenen formun sadece AB ülkelerinde geçerli olduğuna dikkat çekmek istiyoruz. AB dışında ise İsviçre, İzlanda, Norveç ve Lihtenştayn gibi ülke vatandaşlarına da spesifik olarak unutulma hakkı tanınmıştır. Avrupa Adalet Divanı’nın başvurusu sadece Google’ı değil bütün arama motorlarını kapsamaktadır. Zira Avrupa Adalet Divanı verdiği kararında spesifik olarak Google’dan değil arama motorlarının tamamından bahsetmektedir.

Unutulma hakkının Türkiye için uygulanması mecburi bir durum değildir. Zira Avrupa Adalet Divanı kararları üye ülkeler için uyulması zorunlu kararlardan değildir. Ancak arama motorlar AB ülkeleri dışında kalan 4 ülkeye uyguladıkları gibi, inisiyatif alarak unutulma hakkını Türkiye’de bulunan kullanıcılar için de tanıyabilirler. Türkiye ile alakalı da çalışma yapıldığına ilişkin duyumlar mevcut ancak arama motorları tarafından henüz doğrulanmamıştır.

Unutulma hakkının genel uygulaması ise sadece ilgili coğrafi alan üzerinde mümkün olacaktır. Örneğin AB ülkelerinden yapılan başvuruya ilişkin silinen sayfalar ABD üzerinden görüntülenebilecektir.

Arama Motorlarında Unutulma Hakkı İle İlgili Soru Sormak İçin Hemen Tıklayınız!!