Kategori arşivi: Genel

korsan yazılım lisansız yazılım kullanma suçu

Korsan Yazılım ( Lisanssız Yazılım) Kullanma Suçu

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre bilgisayar programlarının lisanssız kullanımı diğer bir değişle korsan yazılım kullanımı suç kapsamında yer alıp söz konusu kanunun 71. maddesinde korsan yazılım (lisanssız yazılım) kullanma durumunda hangi yaptırımların uygulanacağı açıkça ifade edilmiştir.

korsan yazılım lisansız yazılım kullanma suçu

Korsan yazılım (lisanssız yazılım) kullanma suçu ülkemizde yaygın bir şekilde işlenmekte olup özellikle ticari faaliyet yürüten kurumlarda maliyetten kaçınmak adına lisanssız program kullanımı ticari faaliyetlerin sekteye uğramasına ve cezai yaptırımlar ile karşılaşmasına sebep olabilmektedir. Üretim aşamasında yazılımsal ihtiyaçlarını lisanssız veya korsan programlar üzerinden yürüten firmalar açısından işlenilen bu suç gerek maddi gerekse de manevi olarak kurumun ticari faaliyetlerini tehlikeye sokabilmektedir.

Lisanssız Yazılım ( Korsan Program) Kullanma Suçu ve Tespiti

Korsan yazılım ya da lisanssız yazılım kullanma suçlarında öncelikle yazılımı lisanssız kullanan şirketin tespit edilmesini takiben, bu şirket alehinde savcılık kanalıyla suç duyurusunda bulunulur. Savcılıktan arama kararı talep edilerek,korsan yazılım kullanan şirkete kolluk kuvveti aracılığı ile tespit yapılır. Arama kararı ve akabinde kolluk kuvvetleriyle, şirketin lisanssız yazılım kullanıldığı tespit edilmesinden sonra firma yetkilileri hakkında dava açılarak yargılama talep edilmektedir. Firma yetkililerine açılacak olan davada kanun, 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası yaptırımı belirlemiştir. Lisansız yazılım kullanma suçlarında açılacak davalar Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmekte olup, dava neticesinde suçun işlendiği kanaatine varılması durumunda yukarıda belirtilen cezai yaptırım uygulanacaktır.

Yargılama süreci devam ederken veya süreç sonunda ayrıca lisanssız yazılım kullanan şirketin bir de tazminat ödeme hususu gündeme gelmektedir. Ticari faaliyetlerin yürütülmesi esnasında korsan yazılım (lisanssız yazılım) kullanarak ticari fayda elde eden şirkete karşı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 68. maddesi uyarınca mali haklara tecavüz halinde hakları ihlal edilen firmalar tazminat davası açabilmektedir. Burada Kanun lisanssız yazılım kullanan şirket alehinde 3 kata kadar tazminat talep edilebileceğine hükmeder.

Korsan Yazılım Kullanma Suçu ve Uzlaşma

Lisanssız yazılım kullanma suçu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71. maddesi kapsamında şikayete bağlı bir suç olup suçun takibi ve tespiti şikayete bağlıdır. Bu noktada lisans hak sahibi firmalar korsan yazılım kullanan firmalar ile uzlaşma yoluna giderek şikayetin geri çekilmesini sağlayabilmektedir.

Korsan yazılım diğer bir ifadeyle lisanssız yazılım kullanma suçu ile ilgili olarak hukuk büromuzla iletişime geçerek, Fikir ve sanat eserleri Kanunu konusunda uzman avukatlarımız tarafından hukuki destek alabilirsiniz. Bu bağlamda gerek lisanssız yazılım kullanan firmaların tespitinde savcılık ve yargılama süreçlerinin takibi gerekse de lisansız ürün kullanımına ilişkin yapılacak uzlaşma görüşmeleri açısından hukuki anlamda deneyimli kadromuzla hizmet vermekteyiz. Ayrıntılı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Konkordato talebi iflas erteleme avukatı

Konkordato Nedir?

Konkordato, İcra İflas Kanunu 285. Madde uyarınca borçlarını süresi dolduğu halde ödeyemeyen veyahut vadesinde borcun ödenmeme tehlikesi bulunan borçlular tarafından, vade verilmek ya da tenzilat yapılmak suretiyle borcun ödenmesinin sağlanması veya olası bir iflastan kurtulmak için talep edilmektedir.

Konkordato talep eden firmalar açısından konkordato(iflas erteleme), ticaret mahkemelerinin tasdiki ile yapılan cebri bir anlaşmadır. Bu anlaşma ile alacaklılar borçluya karşı alacağın bir kısmından feragat edebildikleri gibi, borcun belirlenen yeni bir vadeyle ödenmesi yönünde bir süre verirler.

Mevcut ekonomik konjonktürde borçlular, maliyet artışları ya da farklı sebepler neticesinde mali durumlarında yaşadıkları olumsuzlukların, borcun ödenmesinde yarattığı sıkıntıları iflas erteleme talep ederek aşma yoluna gidebilmektedirler. Mevcut düzenleme sayesinde iflas erteleme talep etmek isteyen borçlu açısından vadesinde ödenmeyen ya da vadesinde ödenmesi öngörülmeyen borçlar için yeni bir mühlet verilmekte, bu sayede hem firmanın iflasının önüne geçilmekte hem de borçtan indirim yapılması imkanı doğmaktadır. Alacaklı açısından ise borçlu firmanın iflası durumunda alacağın tahsilinde yaşanabilecek risklerin önüne geçerek alacağın güvenceye alınmasını sağlamaktadır.

Konkordato talebi iflas erteleme avukatı

Kimler Konkordato ( İflas Erteleme) Talep Edebilir?

İflas erteleme talebi yalnızca borçlu tarafından değil alacaklı tarafından da yapılabilmektedir. İcra İflas Kanunu 185. maddesine göre iflas erteleme talebi hem borçlu hem de alacaklı tarafından gerçekleştirilebilmektedir.

Borçlunun Konkordato(iflas erteleme) Talep Etmesi

Borçlunun iflas esaslarına tabi olup olmadığına bakılmaksızın tüm borçlular konkordato(iflas erteleme) için talepte bulunabilmektedir. Burada iflas erteleme talep edecek borçlunun iflasa tabi olup olmadığı, yalnızca iflas erteleme talebinin yöneltileceği görevli mahkeme açısından değişiklik gösterir.

Alacaklının Konkordato(iflas erteleme) Talep Etmesi

İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı borçlu hakkında iflas erteleme işlemlerinin başlatılmasını isteyebilmektedir. Bu noktada alacaklının borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını talep edebilmesi için “borçlunun konkordato talep etmesi” başlığında belirttiğimiz iflasa tabi olmama durumundan farklı olarak yalnızca iflasa tabi borçlular için işlemlerin başlatılması talep edilebilir.

Konkordato Talebi Hangi Mahkemelerde Gerçekleşir?

Konkordatonun uygulanmasında yetkili mahkemeler Asliye Ticaret Mahkemeleri olup hangi mahkemenin görevli mahkeme sıfatında olduğunu belirleyen temel husus borçlunun iflasa tabi olup olmadığıdır. İcra İflas Kanunu 154. Maddesinde düzenlenmiş iflasa tabi olmayan borçlular için yapılacak konkordatonun talebinde görevli mahkeme, borçlunun yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemeleridir. İflasa tabi borçlular için yapılacak iflas erteleme taleplerinde ise yetkili mahkemeler borçluların muamele merkezlerinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Diğer yandan merkezleri yurtdışında bulunan borçlular için yetkili mahkemeler Türkiye’de bulunan merkez şubelerinin bulunduğu yer mahkemeleridir.

Geçici Konkordato Mühleti Nedir?

Borçlu tarafından yapılan iflas erteleme taleplerinde mahkeme, İcra İflas Kanunu 286. maddesinde belirtilmiş olan gerekli belgelerin mevcudiyetini tespit ettiği durumlarda derhal geçici mühlet kararı verecek ve aynı kanunun 297. maddesi 2. fıkrası uyarınca borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli tedbirleri alacaktır.

Eğer iflas erteleme talebi alacaklı tarafından verilmiş ise mahkeme, 286. maddede belirtilmiş olan gerekli belgelerin makul süre içerisinde borçlunun eksiksiz olarak mahkemeye sunmasını ister. Gerekli belgelerin sunulması ile birlikte mahkeme geçici mühlet kararını verir. Alacaklı tarafından iflas erteleme talep edildiğinde gerekli belgelerin hazırlanması sürecinde masraflar alacaklı tarafından karşılanır. Borçlunun gerekli belgeleri belirlenen sürede hazırlamaması ya da eksik hazırlaması durumunda mahkeme iflas erteleme talebini reddeder.

iflas erteleme taleplerinde geçici mühlet süresi 3 aydır. Bu 3 aylık süre dolmadan borçlu tarafından ya da geçici komiser tarafından yapılacak talep üzerine süre 2 ay daha uzatılabilmektedir. Fakat geçici konkordato mühletinde toplam süre 5 ayı geçemez.

Konkordato Kesin Mühlet Kararı Nedir?

Geçici mühlet içerisinde iflas erteleme talebinin başarıya ulaşmasının mümkün olduğu anlaşılır ise, mahkeme borçluya 1 yıllık kesin mühlet verir. Kimi durumlarda kesin mühlet süresi, komiserin durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi ile birlikte altı ay uzatılabilir. Borçlunun uzatma taleplerinde mahkeme, komiser görüşünü de almaktadır. Burada kesin mühlet kararı verilebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekir. Aksi durumlarda kesin mühlet kararı verilmez.

İflasa tabi borçlularda, iflas erteleme talebinin başarıya ulaşmayacağı aşikar olduğundan İcra İflas Kanunu 292. maddesi uyarınca yapılacak iflas erteleme talebi reddedilecek ve re’sen borçlunun iflasına karar verilecektir. Eğer ki borçlu iflasa tabi değilse sadece konkordato talebi reddedilir.

Konkordato Avukatı İstanbul

İstanbul’da faaliyet gösteren hukuk büromuz deneyimli kadrosu ile icra iflas kanunu ve Konkordato Avukatı ihtiyacı bulunan şirket ve kuruluşlara hukuki destek sağlamaktadır. Bu süreçte iflas erteleme belgelerinin temini ve mahkemeye başvuru, iflas erteleme mühletinin uzatılması talebi, iflas içi iflas erteleme talepleri, konkordatonun tasdiki gibi hukuki bilgi ve deneyim gerektiren konularda sizlere destek olmaktadır.

İzale-i Şuyu Davası

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası

Paylı bir mülkiyete sahip taşınır veya taşınmaz mal üzerindeki ortaklığın giderilmesini ve bireysel mülkiyete geçişi sağlayan dava türü, İzale-i Şuyu Davası diğer bir ifadeyle ortaklığın giderilmesi davası olarak adlandırılır. İzale-i Şuyu davasında paydaşı olunan taşınır veya taşınmaz mal üzerindeki diğer ortaklarla olan paydaşlığın sonlandırılması hedeflenir. Örneğin pay sahibi olduğunuz bir arsada ortaklığın giderilmesi adası açılarak söz konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın sonlandırılması ve kişisel mülkiyete geçilmesi sağlanabilmektedir.

İzale-i Şuyu Davası Nedir?

İzale-i Şuyu, paylı bir taşınmaz ya da taşınır mal üzerindeki ortaklığın giderilmesidir. Bu noktada paydaşlar tarafından taşınmazın ya da taşınır malın nasıl paylaşılacağı konusunda yaşanılan anlaşmazlık, İzale-i Şuyu davası açılarak çözülebilmektedir. Ortaklığın giderilmesi davalarında hakimin paylaşımı yapmasına dair iki yöntem vardır. Birincisi aynen taksim suretiyle İzale-i Şuyu (ortaklığın giderilmesi) ikinci yöntem ise, taşınmazın ya da taşınır malın satışıdır. Dava sürecinde paydaşların malın bölüşümünde bir anlaşma yoluna gitmeleri durumunda hakim, yapılan anlaşma gereği malın paylaştırılmasına dair karar verir. Fakat malın bölüşülmesinde tarafların uzlaşma sağlayamaması durumunda malın satışına karar verilir. Ortaklığın giderilmesi için yapılacak satış ihale yoluyla yapılabileceği gibi, tüm ortakların hemfikir olması durumunda satış ortaklar arasında da yapılabilmektedir. Satışın ortaklar arasında yapılmasına yönelik bir durum söz konusu olduğunda satış yalnızca ortaklar arasında olacaktır.

Ortaklığın giderilmesi davalarında satış kanalıyla çözüm sağlanması durumunda satıştan sonra her paydaş, payı oranında satıştan gelir elde eder.

 

İzale-i Şuyu Davası

İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası Kime Karşı Açılır?

İzale-i Şuyu davalarında davanın muhatabı tüm paydaşlardır. Ortak taşınır veya taşınmaz üzerindeki tüm pay sahibi kişiler İzale-i Şuyu davasının tarafıdır. Ortaklığın giderilmesi davası, paydaşlar arasında malın paylaşımından doğacak olan anlaşmazlıkların çözümü için açılır. Ortakların anlaşma yoluyla paydaşlığı gideremedikleri durumlarda İzale-i Şuyu davası açılması gerekir. Ortakların birisinin vefatı gibi bir durum söz konusu olduğunda vefat eden kişinin mirasçıları İzale-i şuyu davasının tarafıdır. Ortaklığın giderilmesi davalarında tarafların hepsinin olması zorunludur.

İzale-i Şuyu Davası (Ortaklığın Giderilmesi) Nerede Açılır?

Ortaklığın giderilmesi davalarında davanın açılacağı yer mahkemesi, taşınmazın bulunduğu yerdeki görevli mahkemelerdir. Örneğin ortaklığın giderilmesi amacıyla açılacak İzale-i Şuyu Davasına konu taşınmazın Bakırköy’de olduğu durumda dava Bakırköy Adliyesinde Sulh Hukuk Mahkemesine dava açılır.

İzale-i Şuyu ( Ortaklığın Giderilmesi) Davası Avukatı

Ortaklığın giderilmesi davalarında sıklıkla hak kaybı yaşanması söz konusu olabilir. Bu tür davalarda maddi anlamda yaşanacak hak kayıplarının önüne geçilebilmesi ancak bu konuda uzman bir avukat tarafından dava sürecinin takip edilmesi ile çözülebilmektedir. Taşınmaz malın ya da taşınır malın üzerindeki paydaşlığın giderilmesi noktasında bir avukat tarafından hukuki destek almak, dava sonucunda yaşanacak maddi kayıpların önüne geçebilmenize olanak sağlar.

Yasadışı Bahis Nedeniyle Banka Hesabına Bloke Konulması Av. Halil İbrahim ÇELİK

Yasadışı Bahis Nedeniyle Banka Hesabına Bloke Konulması

Türk Ceza Kanunu 228/4 hükmü uyarınca kumar suç kapsamında yer almaktadır. Kanuna göre kazanmanın şansa bağlı olduğu tüm oyunlar kumar olarak nitelendirilir. Devletin yasal olarak izin verdiği bahis oynatmakla yetkili kuruluşlar dışında yer alan bahis şirketlerinden yapılan işlemler kumar oynama ve oynatma suçu kapsamındadır. Milli Piyango ve İddaa gibi devletin yasal izniyle faaliyet yürüten kuruluşlardan yapılacak şans oyunları kumar suçu çerçevesinde değerlendirilmezken, yasal izne tabi olmayan internet üzerinden işlem yapan bahis ve casino firmaları kumar suçu kapsamında yer alırlar. Yasadışı bahis nedeniyle banka hesabına bloke konulması, kumar oynatma veya kumar oynama şüphesiyle MASAK Başkanlığı tarafından suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yürütülmektedir.

Yasadışı Bahis Nedeniyle Banka Hesabına Bloke Konulması

5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca, yasadışı kumar oynayan veya oynatan kişilerin elde ettikleri suç gelirlerinin aklanması ve terör finansmanının önlenmesi çerçevesinde  MASAK Başkanlığı, veri toplama, şüpheli işlem bildirimlerini alma, analiz etme ve değerlendirme yetkilerine sahiptir.  Kanunun 17. Maddesi uyarınca, suç gelirinin aklanması ve terör finansmanı olduğuna yönelik kuvvetli şüphenin bulunduğu durumlarda 5217 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 128. Maddesi kapsamında malvarlığı değerlerine el konulabileceğine hükmedilmiştir.

Son dönemde MASAK tarafından banka hesaplarının incelenmesi maksadıyla onbinlerce kişinin banka hesabına bloke konulmuştur. Yasadışı kumar nedeniyle banka hesabına bloke konulan kişilerin bir kısmı yapılan incelemenin ardından hesaplarına tekrar erişebilirken bir kısmının inceleme işlemleri de devam etmektedir.

MASAK tarafından terörün finansmanının önüne geçilmesi ve suç gelirlerinin aklanmasının engellenmesi amacıyla yürütülen incelemeler neticesinde bahis şirketleri ile ilişkili olduğu yönünde kuvvetli şüphenin bulunduğu hesaplara el konulabilmektedir. Bu işlemler yalnızca Sanal bahis olarak adlandırılan internet üzerinden yapılan yasadışı bahisleri kapsamamaktadır. Aynı zamanda sanal casino firmalarından yapılan işlemler ve yasadışı forex firmalarından yapılan işlemler de Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkındaki 5549 sayılı kanun kapsamında değerlendirilmektedir.

Yasadışı bahis nedeniyle banka hesabına el konulan kişiler açısından banka hesaplarındaki hareketliliğin suç kapsamında yer alan bir durumdan kaynaklanmadığına ilişkin yapılacak itiraz ile söz konusu hesap blokesinin kaldırılması mümkün olabilmektedir. MASAK tarafından yasadışı bahis oynan kişilerin banka hesabına bloke konulması söz konusu olduğunda, hesabına bloke konulan kişiler, yasadışı bahis oynanmadığına ilişkin kanıtlar sunarak incelemenin sonlandırılması adına hareket edebilirler.

istimlak ( Kamulaştırma) Davaları Av. Halil İbrahim ÇELİK

İstimlak ve Kamulaştırma

İstimlak sözcüğü Arapça kökenli bir kelime olup bir kişiye ait taşınmazın devlet tarafından kamu yararına satın alınması diğer bir ismiyle kamulaştırma olarak nitelendirilir. Devlet imar politikaları doğrultusunda bir taşınmaz sahibinden satın alınarak kamulaştırma işlemi gerçekleştirilebilir.

İstimlak Nedir? Kamulaştırma Nasıl Yapılır?

Bir taşınmaza ilişkin yapılacak olan kamulaştırma işlemi Karayolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri, Belediyeler gibi devlet kurum ve kuruluşlarınca yapılabilmektedir. İstimlak ( kamulaştırma) yapılmasının temel amacı kamu yararı olup, otoyol, köprü, kavşak, gölet, kentsel dönüşüm, parklar, bahçeler, metro, tramvay, alt ve üst geçit gibi farklı imar planlarıyla istimlakı (kamulaştırma) yapılabilmektedir.

İstimlak Bedeli (Kamulaştırma Bedeli) Nasıl Hesaplanır?

Kamulaştırma yapılacak bölgede yer alan taşınmazın bedeli hesaplanırken, taşınmazın cinsi, taşınmazın niteliği, taşınmazın yüzölçümü, taşınmazın değerini belirleyen tüm diğer unsurlar göz önüne alınarak istimlak bedeli, kamulaştırmanın yapılacağı tarihteki resmi kurumlar tarafından yapılan kıymet takdiri, kamulaştırma öncesi özel amacı olmadan yapılan emsal satışların değerleri, resmi birim fiyatları, yapı maliyet hesaplamaları, yıpranma payları ve objektif ölçüler esas alınarak oluşturulan raporlar gibi bir çok husus belirleyici olmaktadır.

Kamulaştırma İşlemine İtiraz Davası

Kamulaştırma işlemi yapılacak taşınmazın sahibi tarafından tebligat gününden ayrıca kendilerine tebligat yapılmayan kişilere tebligat yerine sayılan mahkemece gazetede yapılmış ilan tarihinden başlayarak 30 gün içerisinde kamulaştırma işlemine itiraz ve kamulaştırmanın iptali davası açabilmektedir. İdari yargıda açılacak hukuki itilaflara ilişkin davalar öncelikli olarak görülmektedir. İtşirak halinde ya da müşterek mülkiyette, pay sahibi kişilerin de dava açma hakları bulunur.

Kamulaştırma işlemine karşı dava açılabilmesi için, işlemin bir bütün halinde tekemmül etmesi gerekmektedir. İşlemin tekemmül etmesi, yasada belirtilmiş aşamaların hepsinin tamamlanmış olması ve idarece açılan istimlak bedeli tespiti ve tescil davası dilekçesinin kayıt malikine tebliğ edilmesi ile mümkündür. Bu süreçlerin yerine getirilmediği durumlarda kamulaştırma işleminin iptali davası dinlenmez.

İstimlak Bedeline İtiraz Nasıl Yapılır?

Devlet ya da kamu tüzel kişileri, imar politikaları doğrultusunda istimlak (kamulaştırma) işlemini, bedeli karşılığında gerçekleştirebilmektedir. Fakat kimi zaman istimlak bedeli ( kamulaştırma bedeli) ile ilgili hukuki itilaflar söz konusu olmaktadır. Bu gibi durumlarda taşınmazı kamulaştırılan kişiler bedeline itiraz hakkına sahip olabilmektedir. Kamulaştırma bedeline itiraz etmek isteyen kişiler 30 gün içerisinde asliye hukuk mahkemesine başvuru yapmalıdırlar.

Kamulaştırma Avukatı İstanbul

Hukuk büromuz kamulaştırma sürecinde yaşanılan hukuki itilafların çözümü ve yaşanabilecek hak kayıplarının  önlenmesi adına hizmet vermekte olup, müvekkillerinin kamulaştırma iptali, kamulaştırma bedeline itiraz edilmesi, acele kamulaştırmasız el atma, acele kamulaştırma gibi konularda maddi ve manevi anlamda zarar görmelerini engellemek amacıyla hareket etmektedir.

Çiftlik Bank Mağdurları Ne Yapmalı?

Çiftlik Bank Mağdurları Ne Yapmalı?

Bilindiği gibi çiftlik bank yatırımcılarından topladığı sermaye ile reel hayvancılık sektöründe yüksek kazançlar vaat ederek binlerce kişinin mağdur olmasına sebep olan bir iş modeli olarak son iki yıldır faaliyet göstermektedir. Fakat son dönemde şirketin zarar ettiği ve şirket sahibinin mağdurlarının paralarıyla birlikte yurt dışına kaçtığı medyada sık sık gündeme gelmeye başladı. Peki Çiftlik Bank Mağdurları yatırdıkları paraları geri alabilmek için ne yapmalıdır?

Çiftlik Bank Mağdurları Ne Yapmalı?

Öncelikle yüksek kazançlar vaat eden çiftlik bank şirketinin Türk Ceza Kanunu Kapsamında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu işlediği ve cezai yaptırım uygulanması adına mağdurların suç duyurusunda bulunmaları gereklidir.

Çiftlik bank mağdurları için şirket yetkililerinin ceza almasının yanı sıra, yatırdıkları paraları geri almaları da önemli bir husustur. Bu noktada bireyler alacakların tahsiline ilişkin icra yoluna başvurmalıdır.

Her ne kadar çiftlik banktan ödeme alan kişiler olsa da sonuç itibariyle binlerce kişi, şirket tarafından dolandırılmış olup dolandırılan kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ve yatırılan paraların geri alınması için doğru adımların atılması önemlidir. Medyada yer alan haberlere göre onbinlerce kişi çiftlik bank dolandırıcılığı sebebiyle maddi ve manevi olarak mağduriyet yaşamaktadır.

Çiftlik bank şirketinin ofisini kapatmış olması nedeniyle mağdurlar alacakların tahsili konusunda sıkıntılar yaşamaktadır ve kendilerine muhatap bulamamaktadır. Burada yapılması gereken ceza hukuku ve icra hukuku alanlarında çalışan bir avukattan destek alınmalıdır.

Çiftlik Bank Mağdurları Paralarını Geri Alabilecekler Mi?

Her ne kadar şirket sahibinin bir miktar para ile yurt dışına kaçtığı iddiası ortaya atılmış olsa bile, şirketin varlıkları ve somut yatırımları (büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar, tesisler, şirket malları…) bulunduğundan dolayı, icra yoluyla bunların satışı gerçekleştirildikten sonra mağdurların paralarını geri alma olasılıkları vardır.  Öyle ki çok fazla sayıda potansiyel mağdurun olması nedeniyle, icra işlemlerinin hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması, mağduriyetin giderilmesi ihtimalini de yükseltir.

Çiftlik Bank mağdurları Avukatı

Binlerce kişinin dolandırıldığı çiftlik bank olayıyla ilgili bireyler hukuki süreci en kısa sürede başlatarak mağduriyetlerinin giderilmesi adına adım atmalıdırlar. Çiftlik bank mağdurları avukat tutarak sürecin hem hukuki itilafların çözümünü hem de işlemlerin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması sağlayabilirler.

Gayrimenkul Avukatı

Gayrimenkul Avukatı

Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku, son yıllarda kentsel dönüşümün süreçlerinde yaşanılan artışa bağlı olarak gerek gayrimenkul sahiplerinin gerekse de inşaat ve müteahhitlik şirketlerinin yaşadıkları anlaşmazlıklara çözüm üreten hukuk dalıdır. Gayrimenkul avukatı olarak hizmet veren kişiler, bu alanda gayrimenkul alım ve satım sözleşmelerinin ya da satış vaadi sözleşmelerinin sürecini yürütmenin yanı sıra, kira sözleşmeleri, inşaat ruhsatı ve iskan izinleri, ipotek sözleşmeleri, kat irtifakı sözleşmeleri, tapu işlemleri, inşaat sözleşmeleri, bina yönetimi ve site yönetimi sözleşmeleri, proje yönetimi sözleşmeleri, AVM yönetimi sözleşmeleri, lisans sözleşmeleri, aracılık, yabancıların mülk edinmesi, Gayrimenkul yatırım ortaklıklarına ilişkin işlemler ve sözleşmeler … gibi bir çok hukuki işlemi yerine getirebilmektedir.

Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku Avukatı

Gayrimenkul Avukatı İstanbul

Hukuk Büromuz, Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku alanında uzmanlaşmış kadromuz ile söz konusu hususlarda yaşanabilecek hak kayıplarının telafisi noktasında ya da önleyici hukuk hizmeti vermektedir. Taşınmazların konu olduğu davalarda hukuki bilgi ve tecrübe hak kaybı yaşanmasının önüne geçebilmektedir. Bu sebeple gayrimenkul ve inşaat hukuku alanında yaşanabilecek itilafların çözümü noktasında uzman biri gayrimenkul avukatı tarafından destek alınması ve sürecin profesyonel olarak çözümünü ifade edecektir.

Gayrimenkul ve inşaat hukukuna konu olan uzlaşmazlıklar sonucu mağdur kişiler büyük meblağlarda maddi kayba uğrayabilmektedir. Bu nedenle taşınmazlara ilişkin dava süreçlerinde, uzman bir gayrimenkul avukatı tarafından hukuki danışmanlık alınması hatta sürecin gayrimenkul avukatları ile yürütülmesi mutlak fayda sağlamaktadır.

Gayrimenkul Avukatı Ne Yapar?

Konut, İşyeri, Arsa… gibi taşınmazlar ile ilgili olarak ortaya çıkacak davalarda davanın konusunu oluşturan hukuki itilafların çözümü görevini üstlenen gayrimenkul avukatı aynı zamanda olası hak kayıplarının önlenmesi adına önleyici hukuk hizmeti de sağlamaktadır. Uzman bir gayrimenkul avukatı, satış vaadi sözleşmesi, alım ve satım sözleşmeleri, kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan sorunların çözümü, kira sözleşmesinin hazırlanması, kentsel dönüşüm hukuku, ipotek ve rehin tesisi, yabancıların gayrimenkul edinmesi, tapu işlemleri gibi taşınmazların konu olduğu bir çok uzlaşmazlıkta hukuki destek sağlamaktadır.
Bu noktada gayrimenkul avukatı müvekkillerinin yalnızca dava sürecinde yaşadıkları hak kayıplarının telafisini sağlamakla kalmaz, diğer yandan ileriki dönemde yaşanması muhtemel hukuki sorunların engellenmesi adına da önleyici hukuk hizmeti vermektedir. İlerde gerçekleşebilecek sorunlara ilişkin sözleşme hazırlanması, bu sözleşmelerin denetlenmesi ve uygulanması adına da gerek bireylere gerekse de şirketlere hukuk hizmeti vermektedir.

  • Kira Sözleşmelerinin Hazırlanması ve Kiracıların Tahliyesi (Tahliye Davası)
  • Gayrimenkullere ilişkin tapu iptal ve tescil davası
  • Gayrimenkul Ortaklığının Giderilmesi (izale-i şuyu)
  • Yabancıların Gayrimenkul Edinmesi
ihalenin feshi davası

İhalenin Feshi Davası

İhalenin Feshi Davası, icra yolu ile satışı yapılan taşınmaz veya taşınır değerlerin ihalesinde usulsüzlük olduğu iddiasıyla açılır. Kanun İhalenin Feshi Davası açılabilmesi için 7 günlük bir süre tanımıştır. Bu davayı açabilecek kişiler yasayla sınırlı tutulmuştur. Dava İhalenin Feshi iddiası bulunan ve menfaat sahibi kişi tarafından açılır. Satışın yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine İhalenin Feshi Davası açılabilir. Eğer ortaklığın giderilmesine ilişkin bir dava sonucu ihalenin feshi gündemde ise bu defa davanın açılacağı mahkeme ortaklığın giderilmesi davasının görüldüğü Sulh Hukuk Mahkemesidir.

ihalenin feshi davası

ihalenin Feshi Nedir?

İcra ve İflas Kanunu 134. Maddesinde ihalenin feshi düzenlenmektedir. Söz konusu fesih işlemi icra yoluyla satışı yapılan gayrimenkul ya da menkullerin usule uygun bir satışa tabi olmadığını yönünde yapılacak şikayet ile ihalenin iptalidir. İhalenin feshi davasında kanun kimlerin fesih davası açabileceği fesih davası için gerekli sürenin ne olduğunu açıkça ifade etmiştir.

İhalenin Feshi Şartları ve İhalenin Feshinin Sebepleri

  • Satış ilanının ilgili kişilere tebliğ edilmemiş olması ya da usulsüz bir tebliğ gerçekleşmiş olması durumu
  • İhale yapılacağına ilişkin ilanın vekil varken asile tebliğ işlemi yapılması
  • Satışın yapıldığı tarihte, satışa esas kıymet takdirinin 2 yıllık geçerlilik süresini doldurmuş olması durumu
  • Satışı yapılan menkul ya da gayrimenkule ilişkin süresinde satış istenmemesi sonucu haczin kalkmış veya takibin düşmüş olmasına rağmen ihalenin yapılmış olması
  • Gayrimenkullere ilişkin satışlarda ilan tarihi ve satış tarihi arasında 1 aydan daha kısa süre olması
  • Usulsüz satış işlemleri içerisinde ihalenin ilanda belirtilen yerden farklı bir yerde yapılmış olması
  • İhalenin belirtilen gün ve saat dışında bir zaman diliminde yapılmış olması
  • İhalede satış işlemi yapılırken tellal bulunmaması
  • Satış ilanının elektronik ortamda yapılmamış olması
  • İhaleye Fesat Karıştırılmış olması
  • Satışı gerçekleştirilecek malın KDV oranının satış ilanında olması gerekenden daha fazla gösterilmesi

Kimler İhalenin Feshi Davası Açabilir?

İhalenin Feshi Davası açmak  hususunda, menkullerde sadece satış isteyen alacaklı kişi veya kurum, borçlu, pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler bu davayı açabilirler. Satış yapılacak gayrimenkul ise, sadece satış isteyen alacaklı kişi veya kurum, borçlu, pey sürmek suretiyle iştirak eden kişiler ve tapu sicilindeki ilgililer ihalenin feshi davası açabilir.

İhalenin Feshi Davası Nasıl Açılır?

İhalenin feshi davası, ihalenin yapıldığı, ihaleye konu satış gerçekleştiren icra mahkemesinde açılmaktadır. Burada ihalesi yapılan taşınır veya taşınmaz ile ilgili usulsüzlük yapıldığını öğrenen ve söz konusu usulsüzlük sebebiyle menfaati zedelenen kişiler ihalenin feshini talep edebilmektedirler. İhale tarihinden sonra 7 gün içerisinde açılacak ihalenin feshi davasında icra mahkemesi, 20 gün içerisinde duruşmayı yapacaktır.

Ayrıntılı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bankalara Tazminat Davası, Bankaların Haksız Kazanç Elde Etmesi, 12 Kartel Banka Tazminat, Banka Tazminat Davası,Bankaya Tazminat Davası

Bankalara Tazminat Davası

Rekabet Kurumu’nun web sitesinde açıkladığı Danıştay kararı ile aralarında kartel oluşturarak yapay faiz oranları ile müşterilerini zarara uğrattığını belirlediği 12 bankadan mevduat, kredi, kredi kartı hizmeti alan kişilerin bu bankalara tazminat açabilmeleri mümkün hale gelmiştir. 2007 ile 2011 yılları arasında söz konusu bankalardan kredi alan, kredi kartı hizmeti alan ya da mevduat hesabı bulunan kişiler, bankaların aralarında kartel oluşturarak suni faiz oranları belirlemeleri sonucu maddi olarak zarara uğratılmaları karşısında 12 bankaya tazminat davası açabilmektedirler. Bankalara Tazminat Davası 2007 ile 2011 yılları arasında kartel oluşturarak yapay faiz oranları uygulaması sonrası zarara uğrayan herkes tarafından açılabilmektedir.

Banka Kartel Davası Nedir?

Belirlenen tarihler arasında 12 bankanın haksız kazanç elde etme amacıyla oluşturdukları suni faiz oranlarına karşı açılacak olan tazminat davaları banka kartel davası olarak adlandırılmaktadır. 12 Bankaya karşı açılacak kartel davalarında bireylerin dava sonunda ne kadar tazminat alacağı, çekilen kredilerin o gün itibariyle hangi faiz oranından çekildiği ve o gün diğer bankaların hangi oranlarda faizler verdiği hesaplanarak bulunmaktadır. Kartel davası sürecinde mahkeme bilirkişi atayarak olması gereken faizler ile bankaların oluşturdukları suni faizler arasındaki fark arasında oluşan maddi kaybın tüketiciye ödenmesine karar verecektir.

Bankaların Haksız Kazançları Karşısında Tazminat Hakkı

2007 ile 2011 yılları arasında bankaların kredi ve kredi kartı faizlerini kendi aralarında anlaşarak yüksek tutmaları, diğer yandan mevduat faizlerini düşük tutmaları karşısında bu bankalardan hizmet alan kişiler, yapay faiz oranları nedeniyle maddi zarara uğramışlardır. Bu maddi zarar karşısında hizmet alan kişiler, 12 kartel bankaya tazminat davası açma hakkına sahiptir. Türkiye’de belirtilen tarihlerde bankaların zarara uğrattığı milyonlarca kişi olduğu bilinmektedir.  Türkiye Bankalar Birliği’nin her yıl açıkladığı istatistiki verilerde 2007 ile 2011 yılları arasında bahse konu 12 bankadan (Bu bankalar sermaye hacmi açısından Türkiye’nin en büyük bankaları arasındadır.) milyonlarca kişinin kredi kartı, konut kredisi, araç kredisi ve ihtiyaç kredisi çektiği tespit edilmiştir.

Bankalara Ne Kadar Tazminat Davası Açılabilir?

Kartel oluşturarak faiz oranlarını suni bir şekilde belirlemeleri karşısında zarara uğrayan kişiler zararlarının 3 katına kadar maddi tazminat talebinde bulunabilmektedirler.

Bu dönemler arasında örneğin 100 bin TL’lik ev kredisi çeken bir vatandaş yüzde 1 faiz oranından toplamda 172.000 TL ödemesi gerekirken suni faiz oranlarının kartel bankalar tarafından 1.20 olarak ayarlanması sonucu 189.000 TL ödemek zorunda kalabilmektedir. Bu durumda kartel bankalar ortalama bir ev kredisinde vatandaşı 12.000 TL’nin üzerinde zarara uğratabilmektedirler.

Yaşanılan maddi zarar sonrası bu 12 bankaya, zararlarının 3 katına kadar tazminat davası açılması mümkündür.

Bankalara Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Bankalara açılacak tazminat davası hususunda hangi bankalara tazminat davası açılabileceği, hukuki sürecin nasıl işleyeceği, bankaya tazminat hakkınızın nasıl hesaplanacağı gibi konularda bizimle iletişime geçerek avukatlık hizmeti alabilirsiniz.