Kategori arşivi: Spor Hukuku

E-Spor Hukuku Av. Halil İbrahim ÇELİK

E-Spor Hukuku Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Birçok insan için hobi olan bilgisayar oyunları son birkaç yılda elektronik spor olarak tanımlanan bir sektör doğurmuş ve artık standart spor müsabakaları gibi turnuvalar düzenlenir hale gelmiştir.  Halihazırda bilgisayar ve konsol oyunlarının ekonomik hacmi  1 milyar doların üzerindeyken bu oyunların profesyonel manada oynandığı e-spor turnuvaları ise neredeyse 1 milyar dolarlık ekonomik hacme ulaşmıştır. Bu turnuvalarda verilen para ödülleri ise artık milyon dolarlarla telaffuz edilmeye başlanmıştır. Görüleceği üzere başlangıçta neredeyse ebeveynlerin tamamı tarafından “çocukların gelişimine zarar veriyor(!)” denilen oyunlar standart bir meslekten çok daha ciddi ekonomik imkanlar sağlayan bir sektör haline gelmiştir.

Bu kadar ciddi ekonomik güce ulaşan bir sektörün kendine has hukuk kurallarının olmaması düşünülemez. Henüz oldukça yeni olan e-spor endüstrisinin hukuki zemini için yeni yeni hazırlıklar yapılmaktadır. E-sporu hukuki mevzuatına sokan ilk ülke Fransa’dır. Fransa 2016 tarihinde yaptığı meclis düzenlemesi ile e-spora yasal zemin veren ilk ülke olmuştur.

Fransa’da kabul edilen yasa e-spor karşılaşmalarını 2 oyuncu veya takımın skor ve galibiyet için çekişmesi olarak tanımlamıştır. Bu tanım geniş çerçevede bireysel veya takım odaklı bütün spor dallarının ortak tanımı olarak gösterilebilir. Bu tanım ile e-spor kendisini futbol, basketbol ve tenis gibi takım sporları ile aynı klasmana sokmuştur. Bu tanımın diğer bir önemi ise e-sporun artık kumar yahut bahis organizasyonu sayılmasının önüne geçilmiştir.

E-spor yarışmacıları ise bir şirket veya takımla ücret kazanma amaçlı resmi bir sözleşme imzalayan profesyonel maaşlı yarışmacı olarak tanımlanmıştır. Fransa’da profesyonel oyuncuların minimum 1 yıl maksimum ise 5 yıllık sözleşme imzalayacakları kabul edilmiştir. Ayrıca hangi şekilde yapılacağı da hüküm altına alınmıştır. Bu sözleşmelerin haksız gerekçeleri tek taraflı feshedilmeleri de geçersiz sayılmıştır. Burada asıl büyük husus ise e-sporculara işsizlik maaşı ve emeklilik gibi sigorta güvencelerinin sağlanmış olmasıdır. Sırf bu madde ile e-sporun artık tam anlamıyla bir spor dalı sayıldığının kabulü gerekmektedir. Bu yasa ile yavaş yavaş sözleşmelerin çerçevesi de çizilmeye başlanmıştır. Ayrıca bu yasa ile e-sporcuların kazandığı bu statü ile vize almalarının önündeki engeller de kaldırılmıştır.

Burada bir de Güney Kore örneğinden bahsetmekte fayda var. Her ne kadar Fransa gibi resmi bir kanun çıkarılmamış olsa da e-spora hukuki altyapıyı henüz daha 2000 yılında hazırlayan Güney Kore’yi bu işin öncüsü sayabiliriz. Güney Kore’de e-spora ilişkin hukuki altyapı bir dernek tarafından hazırlanmıştır. Bu dernek resmi kurumlar tarafından da kabul edilmiş bir dernektir. Bu dernek doğrudan turnuva düzenlememekte ancak turnuva düzenleyen kişilere lisans vererek oyunları denetlemekte ve hakem görevlendirmektedir. E-sporcuların lisanslarını da bu dernek vermektedir.

Ülkemizde ise oldukça erken sayılabilecek bir tarih olan 2011 yılında Türkiye Dijital Oyunlar Federasyonu kurulmuş ancak 2013 yılında lağvedilerek Gelişmekte Olan Sporlar Federasyonu’na bağlanmıştır. Bu federasyonda asbaşkanlık olarak temsil edilmektedir. Bu nedenle yasal manada henüz bir altyapı olduğundan bahsetmemiz pek mümkün değil.

Türkiye’de herhangi bir mevzuat olmamasına rağmen e-sporcuların herhangi bir hukuki korumalarının olmadığını iddia etmek pek mümkün değil. Türkiye’de e-sporcular Borçlar Kanunu ve İş Kanunu uyarınca işçi statüsündedirler ve işçilerin bütün hukuki korumalarına sahiptirler. Bu uygulamanın Dünya’da e-spor sektörünü yöneten Riot Games’in kurallarından önemli manada farkı bulunmaktadır. Şöyleki Riot Games sadece en üst ligde oynayan e-sporcuları profesyonel saymışken Türk Hukuku’na göre bir e-sporcunun ücret alması profesyonel sayılması için yeterlidir. Zira ücret aldığı anda kanunun sağladığı hukuki korumalardan yararlanacaktır.

E-Spor Hukuku Av. Halil İbrahim ÇELİK

E-spor Hukuku, Fikri Mülkiyet Hakkı, Sponsorlar ve Teknoloji Partnerliği

E-Spor müsabakaları, organizasyonlar, turnuvalar ile birlikte bir çok hukuki ilişki de kurulmuş olmaktadır. Oynanan oyunların fikri mülkiyet hakları açısından oyun şirketleri ve dağıtıcı şirketler ile yapılması gereken hukuki sözleşmeler, yayıncı kuruluşlar ile yapılacak sözleşmeler, e-spor oyuncuları ve takımlar arasında yapılacak olan sözleşmeler, takımlar ile sponsorlar veya teknoloji partnerliği olarak adlandırabileceğimiz destekleyici şirketler ile oyuncular ya da takımlar arasındaki sözleşmeler E-Spor Hukuku kapsamında değerlendirilmektedir. Burada tüm hukuki ilişkilerin doğru bir şekilde kurulması bu tür organizasyonlarda hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından önemlidir. Zira e-spor her geçen gün büyüyen bir spor dalı olmakla birlikte bu organizasyonlar için harcanan bütçeler de oldukça yüksek olmaktadır.

E-Spor Hukuku ve E-spor Hukuku Avukatı Neler Yapar?

E spor oyuncularının sponsorluk veya takım sözleşmelerinin düzenlenmesi ve ilişkilerin düzenlenmesine dair hukuki altyapının kurulması.

E-spor alanında karşılaşılabilecek doping ya da disiplin yaptırımları gibi cezalara karşı e-sporcuların haklarının korunması.

E-spor oyuncularının iş ve sosyal güvenlik hakları ile fikri mülkiyet ve vergi hukuku kapsamındaki haklarının korunması ve bu hakların savunulması.

E-Spor Takımları ve Oyuncuları ile E-Spor Destekleyicileri arasındaki Sponsorluk Sözleşmelerinin hazırlanması, sponsorluk ve destek kapsamının belirlenmesi, dijital ortaklıkların hukuki altyapısının düzenlenmesi

E-spor organizasyonlarının hukuki çerçevesinin belirlenmesi, organizasyonu yapanlar ile yayıncı kuruluşlar, takımlar ve e-spor oyuncuları arasındaki sözleşmelerin düzenlenmesi

Tüm digital oyunlar ve e-spor organizasyonlarının ulusal ya da uluslar arası düzenleyici ve denetleyici kuruluşlar açısından bütünlük doğru yönetim ve etkinliği amaçlayan kurallar dahilinde yönetilmesine hukuki açıdan katkı sağlamak.

E-spor organizasyonlarının şeffaflığını ve doğruluğunu tehlikeye atabilecek her türlü hile, doping, şike… gibi cezai yaptırıma neden olacak eylemlere karşı hukuki zeminin doğru bir şekilde kurulmasının sağlanması.

İddaa Dolandırıcılığı - Av. Halil İbrahim ÇELİK

İDDAA DOLANDIRICILIĞI

İddaa dolandırıcılığı son dönemlerde oldukça popüler olan ve birçok insanın mağduriyetine neden olmuş bir dolandırıcılık yöntemidir. Kendisini iddaa uzmanı olarak tanıtan kişiler maç sonuçlarını bilme garantisi vererek ve hatta kimileri şikeli maçları söyleyeceklerini garanti ederek insanları dolandırmaktadırlar. Bu eylemin Türk Ceza Kanunu bağlamında dolandırıcılık kapsamına girdiği açıkça ortadadır.

İddaa dolandırıcılığı genelde sosyal medya üzerinden ve bireysel web siteler üzerinden yapılmaktadır. Kişiler Facebook, Instagram, Google Plus ve Twitter ile kendilerine ait web siteleri üzerinden VIP üyelik adı altında ciddi bedeller talep ederek kupon satmaktadırlar. Hatta reklam yapmak amacıyla photoshop aracılığı ile sahte kuponlar düzenleyerek insanları kandırmaktadırlar. Düzenlenen bu sahte kuponlar ile onbinlerce lira para kazandırdıklarını iddia eden bu kimselerin dolandırıcılık suçunu işledikleri konusunda bir şüphe bulunmamaktadır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesi dolandırıcılık suçunu içermektedir. Kanun ilk maddesinde dolandırıcılık suçunu hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp kendisi veya başkası lehine menfaat sağlama faaliyeti olarak tanımlamıştır. İddaa dolandırıcılığı ile kişinin karşısındaki kişiyi kazanma garantisi verip ve düzenlediği sahte kuponlarla aldattığı açıkça ortadadır. Bu aldatma neticesinde bir takım maddi bedeller talep ederek aynı zamanda menfaatte temin etmektedir. İşbu hususları gözönüne aldığımızda suçun bütün unsurlarının oluşmuş olduğu ve iddaa dolandırıcılarının bu suçtan ceza almaları gerektiği kanısındayız.

İddaa dolandırıcılığı suçundan verilecek ceza yine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde belirtilmiş ve kişinin 1 yıl ile 5 yıl arasında ceza alacağı belirlenmiştir. Burada hukuki olarak bir aşamada daha ileri gidip iddaa dolandırıcılığı suçunu işleyenlerin nitelikli halden cezalandırılmaları gerektiğini düşünüyoruz. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin F bendine göre bilişim sistemlerinin kullanılması halinde bu suçun cezası 3 ile 7 yıl arasında değişecektir. Her ne kadar Facebook, Instagram, Twitter ve Google Plus gibi sitelerinin nitelikli hal kapsamına alınmasının kanunun oldukça geniş yorumlanması anlamına geldiği yönünde eleştiriler getirilse de iddaa dolandırıcılığı suçunun hassasiyeti gözönüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezası verilmesinin oldukça adilane olduğu düşüncesini taşımaktayız.

İddaa dolandırıcılığı artık iyice ayyuka çıkmış ve bu yoldan onbinlerce lira kazandırdığını iddia eden kimselerin amiyane tabirle insanların hassasiyetlerini kullanmak için çok uçuk yalanlar söyledikleri bir alan haline gelmiştir. Mağdurlara tavsiyemiz ivedilikle suç duyurusunda bulunarak bu eylemin cezasız kalmasını engellemeleridir.

Konu ile ilgili Sosyal Medya Aracılığıyla İddia Dolandırıcılığı hakkında ki yazımızı da okuyabilirsiniz.

YASADIŞI BAHİS OYNAMA VE OYNATMA SUÇU -AV.H.ÇELİK

YASADIŞI BAHİS OYNAMA VE OYNATMA SUÇU

Yurtiçi ve yurtdışında oynana spor müsabakaları ile ilgili basit oyunları oynatma yetkisi Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kurulan Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’na verilmiştir. Bu başkanlık bahis ile alakalı hususları denetlemek ve yasadışı bahis hususunun önüne geçmek amacıyla görev ifa etmektedir.

TCK 228/4 hükmü uyarınca kumar suç olarak tanımlanmış ve hangi işlemlerin kumar kapsamına alındığı da bu hükümde belirtilmiştir. Kanuna göre kazanmanın şansa bağlı olduğu bütün oyunlar kumar kapsamındadır. Bu minvalde yasadışı bahis de bu hükme göre yorumlandığında bir tür kumar kapsamına girmektedir. Ancak devletin bu konuda yasal olarak izin verdiği, bahis oynatmaya yetkili birtakım kuruluşlar söz konusudur ki devletin verdiği yetkiye dayanarak bu türdeki bahis faaliyetleri yürütüldüğü için TCK kapsamında kumar suçunun işlendiği söylenemez. Milli Piyango, İddaa gibi kuruluşları bu tarz kuruluşlara örnek olarak verebiliriz.

Özellikle spor oyunlarına yönelik izin verilen bahis şirketlerinin azlığı ve bahis oranlarının düşüklüğü gibi nedenlerden dolayı bahis severlerin büyük bir çoğunluğunun yurt dışı menşeli legal olarak tanınmayan internet sitelerinde bahis oynadıklarını söylemek mümkündür. İnternet üzerinden yasadışı bahis oyunlarındaki gözle görülür artışın ardından yakın zamanda paylaşılan bir habere göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankaları uyarmış ve kurum, banka kartları ve kredi kartlarının spor müsabakalarıyla ilgili yasadışı bahis işlemlerinde kullanılmamasını talep etmiştir. Bu tip durumların tespit edilmesi halinde BDDK; bankalara söz konusu kartların kapatılmasına yönelik talimat vermiştir. Bu tarz önlemler ile hem yasadışı bahis oynanması hem de oynayan şahısların olası mağduriyetlerinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Yasadışı Bahis Oynamak Suç mu?

Bahis oynamanın TCK kapsamında kumar olarak değerlendirildiğini söylemiştik. Genel olarak TCK ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun içeriğinde yasadışı bahis veya şans oyunu oynayan kişilere yönelik kabahatler kanununun gerektirdiği 100TL’lik idari para cezası haricinde herhangi bir ceza öngörülmemişti. Ancak yapılan son yasa değişiklikleri ile yasadışı bahis oynayanların söz konusu mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından beş bin liradan yirmi bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılacağı öngörülmüştür.(Md.5/1-d)

Tüm bunların dışında yasadışı bahis oynandığı takdirde kişisel verilerin, kredi kartı bilgilerinin de risk altında olduğunu ve bunlarla ilgili olası problemler yaşanabileceğini söylemek çok da zor değildir. Ayrıca söz konusu yasadışı bahis sitelerinden elde edilen bahis tutarı ödenmediği takdirde yasal yollara başvurmak da mümkün değildir. Bu sebeple söz konusu yasadışı bahis sitelerinin tercih edilmesi bahis oynayanları da mağdur duruma düşürebilmektedir.

Yasadışı Bahis Oynatmak Suç mu?

Yasadışı bahis oynatmak kanun kapsamında suç sayılmıştır. Buna göre yasadışı bahis oynatan veya oynanmasına yer ve imkan sağlayan kimse 3 ile 5 yıl arasında hapis cezası ve 10.000 güne kadar para cezası alır. Yurtdışında oynanan maçlara yasadışı bahis oynatanlar hakkında ise ağırlaştırıcı sebep öngörülmüş ve 4 yıl – 6 yıl arası hapis cezası almaları hükme bağlanmıştır.

Bu tip internet sitelerinin tespit edilmesi halinde 5651 sayılı Kanun uyarınca erişimin engellenmesi tedbiri alınır.

Türkiye’de faaliyet gösteren İddaa, Bilyoner, Nesine, Tuttur, Oley, Misli gibi bahis şirketlerinin yasal izinlere sahip olarak faaliyet gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle söz konusu bahis şirketleri vasıtasıyla oynanan bahisler için ne oynayan şahsa ne de oynatan yetkiliye cezai sorumluluk yüklenemeyecektir. Ayrıca bu tür legal sitelerde gerekli güvenlik önlemleri üst seviyede tutulmakta ve kullanıcıların kredi kartı bilgileri çeşitli şifreleme ve güvenlik sistemleri ile korunmaktadır. Bahis sonucu yapılan ödemeler hızlı ve güvenilir bir şekilde yapılmaktadır. Ayrıca oluşabilecek herhangi bir ihtilafta yasal yollara başvurmak mümkündür.

Velhasıl yasa dışı internet siteleri aracılığı ile oynanan bahisler hem oynayanlar hem de oynamaya zemin hazırlayanlar açısından yaptırımlar öngörse de bahis severlerin büyük bir kısmının illegal siteler aracılığı ile bahis oynamalarının büyük bir nedeni de legal bahis şirketlerinin verdikleri düşük oranlar ve canlı bahis adı verilen sistemin yer almamasıdır. Bu durumun sonuçlarını ortadan kaldırmak adına legal bahis şirketlerinin de kullanıcıların taleplerini göz önünde bulundurması gerekmektedir. Bu sayede hem yasa dışı bahislerden dolayı kaybedilen vergi miktarı geri kazanılacak, hem de bireylerin sırf bahis için suç işlemelerinin önüne geçilmiş olacaktır.

Av. Halil İbrahim ÇELİK & Hüseyin Alper ÇABUK

empty kop

SEYİRDEN MEN CEZASI

Son dönemde medyada sıklıkla karşılaştığımız konulardan biri de spor müsabakaları izleyicileri için öngörülen seyirden men cezasıdır. Bir spor müsabakası seyircisinin antrenmanları ve maçları izlemekten yasaklanmasına seyirden men cezası denir. Bu men cezası sadece futbol müsabakaları için değil her türlü spor müsabakaları için kabul edilmiştir. Seyirden men cezasının dahil olduğu kanun Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Kanun’dur. Adından da anlaşılacağı üzere bu kanun sadece futbolu değil bütün spor müsabakalarını kapsamaktadır. Bu kanun gereğince maçların öncesinde, sırasında ve sonrasında ortaya çıkan olaylar nedeniyle kişilere seyirden men cezası verilebilir. Örneğin futbol müsabakalarının öncesinde ve sonrasında sıklıkla karşılaşılan takım otobüsünün taşlanmasından dolayı da seyirden men cezası verilebilir.

Bu men cezasının uygulanması için sadece 6222 Sayılı kanunda yazılı suçların işlenmesi gerekmemektedir. Bunun dışında Türk Ceza Kanunu’nda veya kanunun atıf yaptığı diğer kanunlarda öngörülen suçların işlenmesi halinde de men cezası verilebilir. Örneğin ateşli bir silah ile spor müsabakasına girmeye çalışan kişi Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet nedeniyle seyirden men cezası alabilir.

Men cezasının spesifik olarak verileceği hususlar kanunda açıkça belirtilmiştir. Bu kanuna göre müsabakaya sokulması yasak ateşli silah veya kesici – delici alet, alana uyuşturucu madde ve alkollü içecekler sokmak, bilet olmadan stada girmeye teşebbüs etmek, müsabaka alanı içerisine izleyicinin girmesi yasak bölgelere girmek veya girmeye çalışmak sayabileceğimiz gerekçelerdendir. Müsabaka alanı dışında yapılan taşkınlıklar, takım otobüsü taşlamak, hakaret ve küfür içeren tezahüratlar yapmak ve mala zarar verme suçlarının işlenmesi de seyirden men cezası verilebilecek hallerden bazılarıdır. Bu suçu işleyen kimseler hakkında ayrıca yapılan ceza yargılamasında kişi beraat etmedikçe seyirci men cezası alabilir. Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında olan kimseler stada alınmazlar. Ancak bu kişiler güç kullanarak stada girmeye çalışırlar ise ceza alabilirler.

Yukarıda saydığımız veya kanun tarafından sayılan suçları işleyen kimseler hakkında cumhuriyet savcısının talebi ile ceza soruşturması başlatılır. Başlayan ceza soruşturmasının ardından yine cumhuriyet savcısının talebi ile kişi müsabakaları seyirden men edilir. Bu men kararı ile ilgili husus yazılı hale getirilerek kolluk görevlilerine teslim edilir. Bu kararın ardından men cezası alan kişi artık müsabaka saatinde ve 1 saat sonrasında kolluk birimine gelerek imza atmak zorundadır. Burada ceza 1 yıllık verilir. 1 yılın ardından ceza otomatik olarak düşer. Seyircinin bu cezadan kurtulması için açılacak ceza davasından beraat etmesi gerekir. Beraat dışında başka bir karar verilirse cezanın uygulanmasına devam edilir. Kişi verilen bu cezaya uymaz ise hakkında 25 günden az olmamak üzere bir para cezasına hükmedilir. Para cezası da kişin maddi gücüne göre günlük 20 TL ile 100 TL arasında değişmektedir. Ayrıca bu cezayı alan kimseler 1 yıl boyunca spor kulüplerine ve federasyonlara üye olamayıp müsabakaları takip edemezler. Bu bilgiler kurulacak elektronik bilgi bankasına kaydedilir.

Seyirden Men Cezası İle İlgili Soru Sormak İçin Hemen Tıklayınız!!