EVLİLİKTE BUTLAN VE EVLİLİĞİN İPTALİ DAVALARI


EVLİLİKTE BUTLAN VE EVLİLİĞİN İPTALİ DAVALARI
7 votes, 5.00 avg. rating (98% score)

Evlilik, boşanma ile sona erebileceği gibi eğer ki Türk Medeni Kanununda(TMK) düzenlenen sebeplerin varlığı halinde iptal edilebilmektedir. Bu iki hukukî terim arasındaki ayrıma değinmek gerekirse; boşanma, taraflar arasında kurucu unsurları tamamen oluşmuş ve hüküm doğurmaya haiz bir evliliğin taraflar arasında anlaşmalı veya çekişmeli olarak sona erdirilmesi işlemidir. Evliliğin butlanı ise öncelikle evliliğin kurucu unsurlarının baştan beri yok olması yahut sonradan evliliğin birtakım sebeplerden dolayı geçersiz hale gelmesidir.

Evlilikte Mutlak Butlan

TMK 145. maddede sınırlı sayıda(numerus clausus) mutlak butlan sebepleri düzenlenmiştir. Bunun manası şudur ki, kanunun lafzı dışında yer alan herhangi bir sebep mutlak butlan sebebi teşkil etmeyecektir. Mutlak butlan sebeplerinden en az birine haiz olan evliliğin en başından beri batıl olduğunu ve mutlak butlan davasının sonuçlanması ile birlikte evliliğin başından beri hükümsüz mahiyete bürüneceğini söyleyebiliriz. Kanun lafzına göre mutlak butlan sebepleri;

-Eşlerden birinin evlenme sırasında halihazırda evli bulunması,

Evlilik sona erdirilmeksizin yeni evliliğin gerçekleştirilmemesi gerekmektedir. Ancak bu konuda görevli kişilerin kusuru yahut ihmalleri neticesinde halihazırda evli durumda olan bir şahsın ikinci kez evlenmesi mutlak butlan sebebidir. Bu durumda ikinci evlilikte gayet hüsnüniyetle evlilik kurumuna katılan diğer eşin hangi durumlarda mağduriyet yaşayıp yaşamayacağı da doktrin ve Yargıtay kararlarınca irdelenmiştir. Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilemeyecek, diğer eşin iyi niyeti korunacaktır. Ayrıca eşin bir önceki evliliği bilmemesi, normal şartlar altında bilecek durumda olamaması durumlarında da eşin iyi niyeti korunacaktır. Bu iki koşulun varlığı halinde ikinci evliliğin geçerli olacağı Yargıtay kararlarınca kabul edilmektedir.

-Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun bulunması ve eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,

Ayırt etme gücünden -temyiz kudreti- geçici yoksunluk hali bu kapsama dahil edilmeyecektir. Akıl hastalığı veya herhangi bir biyolojik rahatsızlıktan dolayı ayırt etme gücünden sürekli bir yoksunluk içerisinde bulunan şahsın hukukî bağlamda evlilik birliği kurması mümkün değildir.

-Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması,

TMK 129. madde bu hususta ayrıntılı bir düzenleme öngörmektedir. Hükme göre, Üstsoy ile altsoy arasında,kardeşler arasında, amca-dayı-hala ve teyze ile yeğenleri arasında, evlilik birliği kurulması yasaklanmıştır.

Bununla birlikte kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında, evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında da evlilik birliği kurulması kanun koyucu tarafından yasaklanmıştır.

Mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptalinin hem bireylerin hukuka aykırı fiillerini engellemek hem de kamu düzenini tesis etmek saikine hizmet ettiğini söyleyebiliriz. Bu nedenden dolayı mutlak butlan sebebiyle evliliğin iptal edilmesi davası hem Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılabildiği gibi hem de mutlak butlanla sakat nitelikteki evlilikle alakalı durumda bulunan herkes tarafından açılabilir.

Evlilikte Nispi Butlan

Nispi butlanla sakat olan evlilikler ise mutlak butlan sakatlığı kadar kamu düzenini sarsıcı nitelikte değildir. Bu nedenle dava açma hakkı sadece eşlere tanınmıştır. TMK 148 ile 151. maddeler arasında nispi butlan sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiştir.

-Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk

Evlilik akdinin gerçekleştiği esnada uyuşturucu maddelerin etkisinde olmak, sarhoşluk, hipnoz olmak ve sair geçici nitelikteki temyiz kudreti yoksunluğuna maruz kalan bireyler, nispi butlan sebeplerini dayanarak göstererek evliliğin iptali talebinde bulunabilirler. Bu hususta ayırt etme kabiliyetinin geçici veya süreklilik arz etmesine göre evliliğin iptalinde mutlak butlan ya da nispi butlan sebepleri dayanak gösterilebilir.

-Yanılma(Hata)

Kanun koyucu bu konuda da yoruma mahal vermeyecek tarzda iki durumdan açıkça söz etmiştir.  Kişi, evlenmeyi hiç istemediği ve bunu hiç düşünmediği kişiyle yanılarak evlenmeye razı olmuşsa(bu durumun mahkeme huzurunda ispatı da güç olacaktır) iptal talebinde bulunabilir. İkinci husus ise, eşinde bulunmasını istediği kendisi için önem arz eden bir niteliğin yanılma sonucu eşinde bulunmaması durumu; onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede etkiliyor ise eşin evliliğin iptali talebinde bulunabilmesi hususudur. Bu durumların sağlanması halinde yanılan eş evliliğin iptali talebini ileri sürebilecektir.

-Aldatma(Hile)

Eşinin namus ve şerefi hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafındanaldatılarak evlenmeye razı olan–aldatılan- taraf evliliğin iptalini talep edebilecektir. Salt evlilik akdinin gerçekleştirilmesi amacıyla uydurulan yalanlardan dolayı aldatılan kişi mağdur konumundadır. Hatta bu nedenle duygusal ve psikolojik yönden yıkıma uğramışsa eğer aldatan tarafa yönelik manevi tazminat talebinde bulunabilir. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse, yine sırf evlilik akdinin gerçekleşmesi amacıyla bu durum eşin bilgisine sunulmamış ise aldatılan eş evliliğin iptal edilmesini talep edebilir.

-Korkutma

Evlilik akdini gerçekleştirmesi için kendisine, ailesine, yakınlarının sağlığı veya onurlarına yönelik ağır bir tehdit ile korkutularak evlenmeye razı edilen eş evliliğin iptali talebinde bulunabilir.Korkutma ve tehdit unsurlarının ortadan kalkmasından itibaren altı ay ve her halde evliliğin üzerinden beş yıllık hak düşürücü sürenin işlemesi halinde evliliğin iptali talep edilemeyecektir.Bu hak düşürücü süre sadece nispi butlanla sakat olan evlilikler için geçerlidir. Mutlak butlana yönelik herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmediğinden her zaman evliliğin iptali ileri sürülebilir.

Nihayetinde batıl bir evlilik ancak hâkim kararıyla sona erebilir. Mutlak butlan hâlinde dahi evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurma kabiliyetine haizdir. Nitekim butlanla sakatlanmış bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Kanun koyucu özüne uygun olarak her zaman iyi niyetin varlığına önem göstermiş, iyi niyetinden dolayı mağduriyet yaşayan şahısların mağduriyetlerini gidermeye yönelik düzenlemeler yapmıştır. Yukarıda bahsedildiği üzere iyi niyetle evlenen ve evlenirken butlan sebeplerini öngöremeyen, öngörmesi beklenmeyen hallerden dolayı iyi niyetli eşin evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durum TMK tarafından koruma altına alınmıştır.

Evlenmenin butlanı hususunda TMK, boşanmaya ilişkin hükümlerin esas alınacağını belirtmiştir. Bu yüzden evlenmenin butlanı davasında, yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerdeki Aile Mahkemeleridir.

Av. Halil İbrahim ÇELİK – Alper ÇABUK

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


üç × = 15