İŞ KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT HAKKI


İŞ KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT HAKKI
1 vote, 5.00 avg. rating (94% score)

İş kazası, işçiye, işverenin gözetim yükümü altındayken dışarıdan gelen bir olayla bedenen ve ruhen zarar veren olaydır. İş kazası; (SSGSS Kanunun 13. Maddesi uyarınca)
• Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada,
• İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle,
• Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmadığı zamanda,
• Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan süt izni saatinde,
• Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

İş kazası hususunun işyerinde olması yeterlidir, ayrıca işverenin gerekli koruma önlemlerini almamış olması gerekmez. 3. Kişilerin eylemleri veya doğa olaylarının neden olduğu kazalar mesleki faaliyet sırasında gerçekleşiyorsa iş kazası olarak kabul edilir. Meydana gelen kazanın görülen işle ve uğranılan zararla uygun nedensellik bağı içinde olması gerekir. İş kanunu ise iş kazası tanımı yapmamıştır. Ancak işverenin işçi bakımından gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerini alma yükümlülüğü düzenlenmiştir. Beden bütünlüğünün ihlali işverenin yükümlülüklerini ihmalden kaynaklanmaktadır. İş kanunu yukarıda açıklanan Sosyal Sigortalar Kanununa göre daha dar bir yorum getirmiştir. İş kanuna göre sorumluluk için işverenin yükümlülüklerini ihmal etmiş olması, kazanın da bu nedenle meydana gelmiş olması gerekir. İş kazası iş yapılırken veya işin yapılması dolayısıyla meydana gelir. Kazadan sorululuk için ilk koşul, kazanın dış etmenler sonucu meydana gelmesidir. Ancak Yargıtay bu koşulu çok katı yorumlamamaktadır. Örneğin iş yerinde kalp krizi geçiren işçinin ölmesi iş kazası olarak kabul edilmiştir. İş kazaları aniden ve kısa zamanda meydana gelen olaydır. Uzun süreli olup sakınmanın mümkün olduğu olaylar iş kazası değildir.

İş kazası nedeniyle işverenin sorumluluğunun doğabilmesi için, iş kazası olmalı, kaza ile yürütülen iş arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı, işverenin kusurlu olarak iş güvenliği önlemlerini almamalı bunun sonucunda da işçi bedensel veya ruhsal bir zarar uğramalı veya ölmelidir. Kaza ile zarar arasında da uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. İşçi kendi kusurlu davranışı nedeniyle iş kazası geçirdiyse ve davranışı, işi ile kaza arası uygun illiyeti ortadan kaldırıyorsa işverenin sorumluluğuna gidilemez. İşçi tamamen kusurlu değilse tazminat belirlenirken işçinin kusuru oranında indirilir. İş kazası 3. Kişinin de %100 kusurlu eylemiyle meydana geldiyse illiyet bağı kesilir. Aksi halde işveren müteselsil sorumlu olabilir. 3. Kişinin var olan kusuru tazminattan indirim sebebi oluşturur. Deprem gibi doğal afetler nedeniyle yaralanan veya ölen işçinin uğradığı kazanınsa işle uygun nedensellik bağı kesilmiştir. Dolayısıyla sosyal sigorta yardımları sağlansa da işveren sorumlu tutulmaz. İş kazası sonucunda Sosyal Sigorta Yardımları, Geçici veya Kalıcı iş göremezlik belgesi, maddi manevi tazminat, destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir.

İŞ KAZASI NEDENİYLE MADDİ TAZMİNAT

İş kazası nedeniyle işçinin uğradığı bedensel veya ruhsal zararlar nedeniyle malvarlığında meydana gelen eksilmenin tazmin ettirilmesidir. Zarar gören işçi, ölümü halinde destekten yoksun kalan, işverenin yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu meydana gelen iş kazasının somut zararlara yol açması nedeniyle tazminat talep edebilir. Maddi tazminatın dayanağı, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan zararlar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Karşılanan zarar ekonomik zararlardır.

İşvereni tazminat yükümlülüğü işçinin uğradığı bedensel zararlar açısından sosyal sigorta tarafından karşılanmayan kısmının karşılanmasına yöneliktir. Kurumdan yardım alınamıyorsa zarar bütünüyle karşılanmalıdır. Tazminatta amaç kaza meydana gelmeseydi işçi hangi durumda olacaksa o durumun sağlanmasıdır. Dolayısıyla iş kazası tarihi ile azami kalan ömrü arasında bu kaza nedeniyle uğranılan malvarlığındaki gelir kayıpları hesaplanarak işçiye ödenir.

Sosyal Sigortalar Yasası, iş kazası sonucu oluşan zararların giderilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumlarına görevler vermiştir. Sigortalının bakım, tedavi, geçim için gereken işlemleri düzenlemiş, geçici veya kalıcı iş göremezlik durumunda ödenek veya gelir bağlanarak hayatını devam ettirmesine katkı sağlayıcı düzenlemeler getirmiştir. İşte işveren yerine SGK’ca yerine getirilen ödemeler karşılanamayan zararlardan işvereni sorumluluktan kurtarmamaktadır. İşte işçi de bu karşılanamayan zararları işverenden talep edebilmektedir. Sosyal güvenlik yasası da zararın tamamı değil de yaklaşık %70 kadarını aylık ödemelerle karşılamakta geri kalan bölüm için zarar göreni özel hukukta hak aramak zorunda bırakmaktadır.

İşçi uğradığı cismani zararların sonuçlarını ortadan kaldırmak için yaptığı masrafları talep edebilir. Bunlar hastaneye nakil masrafları ve tedavi giderleri olabilir. İleride yapılacak ameliyat masrafları da olabilir. Çalışma gücünü korusa bile yeni iş bulmada zarardan dolayı sinir zayıflığı kalması gibi nedeniyle yaşayabileceği zorluklardan dolayı da tazminat talep edebilir. Ancak tazminat borçlusunu zarara sokmak amacıyla yapılan aşırı giderler hâkim tarafından indirilebilir. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın artmasında etkili olmuşsa da hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Hüküm anında mağdur tamamen iyileştiyse, çalışmadığı zaman için alması gereken muhtemel ücret de zarara tabidir. Tazminat zararın gerçek miktarını aşamaz. Tazminat zararın giderilmesi için hükmedilir, hiçbir zaman zenginleştirme amacı taşıyamaz. Tazminat belirlenirken işçinin net geliri, muhtemel yaşam ve çalışma süresi, sakatlık derecesi ve sosyal sigortalar tarafından yapılan yardımlar dikkate alarak hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde belirlenir. Tazminatta dikkate alınan ücretler de bilinen ve bilinmeyen olmak üzere ikiye ayrılır. Maddi tazminat için istenen faiz olay tarihinden başlar ve yasal faizdir. Zaman aşımı süresi de 10 yıldır.

İŞ KAZASI NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT

İş kazası sonucu cismani zarara uğrayan işçi ve ölümü halinde yakınları koşulları oluştuysa manevi zararın tazminini talep edebilir. Bu zarar beden ve ruh bütünlüğünün ihlalinden ve ölüm halinde yakınların duyduğu üzüntüden kaynaklanır. Bu elem ve kederin giderilmesi ve yaşama yeniden tutunmasını sağlamak amaçlanır. Parayla tam olarak zararın miktarı ölçülemese de işçinin zararı kısmen de olsa hafifletilebilir. Manevi zararlara, korku, panik, öfke, elem, küçük düşme, aşağılık hissi gibi duygusal sarsıntılar veya fiziksel acılardır. Sadece ölüm halinde değil ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları manevi tazminat talep edilebilir. İş kazası sonucu işçinin beden ve ruh sağlığının bozulması sonucu duyulan acı ve üzüntü tazmin ettirilir. Zarar gören manevi tazminat için dava açtıktan sonra öldüyse mirasçılar açılmış davaya devam edebilir.

Ölen işçinin yakınları da bu zararın tazmini için dava açabilir. Manevi tazminat talebinde bulunacak kişiler işçinin kan ve kayın hısımlarıyla sınırlı değildir, işçiyle duygusal yakınlık içindeki kişiler de olabilir. Yargıtay da ölenle açık ve içtenlik taşıyan bir bağlılığın varlığını aramaktadır. Her somut olayda bu bağlılık ayrıca incelenir. Örneğin işçinin nişanlısı da manevi tazminat talep edebilir. Ölenin desteğinden yoksun kalanlar da ölenle duygusal yakınlık içindeyse manevi tazminat alacaklısı olabilir. Duyulan acı ve kederin ağırlığı da uğranılan bedensel zararın şiddeti, süresi, uzun süren ameliyatlar geçirmek zorunda kalması gibi ölçütlerle belirlenir.

Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde olayın gerçekleşme şekli ve ölenin kusur oranı da etkilidir. Tam kusurlu işçi manevi tazminat isteyemez. Manevi tazminat, iş kazasından sonra gerçekleşen acı ve kederin hafifletilmesi amacı taşıdığından mağduru zenginleştirme amacına da hizmet edemez. Hâkim de kusur oranları, tarafların ekonomik durumları, paranın satın alma gücünü dikkate alarak tazminat miktarını belirlemelidir.

İŞ KAZASI NEDENİYLE TAZMİNATLARDA ZAMANAŞIMI

Ölen işçinin eşi ve çocuklarının kural olarak manevi tazminat talep edebileceği kabul edilir. Çünkü bu kişilerle işçi arası duygusal bağın varlığı karine olarak kabul edilmektedir. Ancak ölen işçi eşiyle uzun süre önce ayrılmış duygusal bağını koparmışsa yakınlıktan bahsedilemez. Doktrindeki baskın görüşe göre iş kazasında işverenin kusurlu olması manevi tazminat talebi için şart değildir. Ancak tazminatın takdirinde dikkate alınır. İşverenin az kusurlu olması veya kusuru olmaması halinde tazminattan indirim yapılabilir veya tazminata hiç hükmedilmeyebilir. Manevi tazminatta da olay tarihinden itibaren faiz yürütülür ve zaman aşımı süresi 10 yıldır.

Av. Halil İbrahim ÇELİK & Merve ARABACI

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


beş × = 25