Etiket arşivi: aile konutu şerhi

Aile Konutu Şerhi - Av. Halil İbrahim Çelik

AİLE KONUTU ŞERHİ

Aile konutu, eşlerin yaşamsal faaliyetlerini sürdürdüğü, yaşantısına yön verip acı tatlı günleriyle eylemli olarak içinde yaşadığı, eşlerin birlikte seçtiği ortak konuttur. Bir taşınmazın aile konutu olabilmesi için evlilik birliğinin yürütülmesi ve devamlı olarak o konuttu oturulması aranmaktadır. Dolayısıyla yazlık, çiftlik gibi eşlerin zaman zaman bulunduğu ikincil nitelikteki konutlar aile konutu sayılmaz ve bu konutlara aile konutu şerhi eklenmesi mümkün değildir. Kural olarak bir tane bulunur ancak eşler birden fazla aile konutu olduğunu ispat edebilirler. Eşlerin fiilen ayrı yaşamaya başlamış olmaları konutu aile konutu olmaktan çıkartmaz.

Bir konutun öncelikle aile konutu sayılabilmesinin en kolay ispatı tapuda aile konutu şerhi ile tescil edilmesidir. Eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez. Aile konutunun tapu maliki olsa bile bu konutu satamaz, aile konutu üzerindeki hakları sınırlandıramaz. Haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş hâkimin müdahalesini talep edebilir. Hâkim ileri sürülen sebebi haklı bulursa gerekli izni vererek yapılmak istenen işlemin yapılmasının yolunu açar. Aile konutu ile ilgili kira sözleşmesinde eşlerden yalnızca biri tarafsa diğer eş kiralayana yapacağı bir bildirimle kira akdinin tarafı haline gelebilir. Aile konutu eşlerden birinin mülkiyetindeyse diğer eş tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını isteyebilecektir. Söz konusu aile konutu şerhi koyulduktan sonra malik olmayan eşin rızası alınmadan yapılan satış işlemi geçersiz olur. Ancak rızası alınmayan eş sonradan icazet vererek işlemi geçerli kılabilir. İcazet de verilmiyorsa rızası olmayan eş tapu iptal ve tescil davası açarak yapılan satış işlemiyle ilgili tapu kaydını iptal edecektir. Aile konutu şerhi bu noktada önem taşır, çünkü aile konutu şerhi bildirici etkiye sahiptir. Aile konutu şerhi olmasına rağmen ilgili taşınmaz üzerinde işlem yapan kişilerin iyi niyet iddiaları dinlenmez. Oysa aile konutu şerhi koyulmadığında konutun aile konutu olduğunu bilmeden tapu kaydına güvenerek işlem yapan iyi niyetli 3. Kişilerin kazanımları korunacaktır. Aile konutu hakkındaki kanuni düzenlemelerin ruhunun yorumuyla, amacının malik olmayan eşin kendi bilgi ve rızası dışındaki hukuki muameleler sonucu mağdur olmasının önlenmesi olduğu görülür.

AİLE KONUTU ŞERHİ NASIL KOYULUR?

Taşınmazın maliki olmayan eşin aile konutu şerhi verilmesini talep edebilmesi için mahkeme kararına veya hak sahibi eşin söz konusu işleme rıza göstermesi gerek yoktur. Ancak konutun aile konutu olup olmadığı taraflar arasında çekişmeli ise şerhin verilmesi hâkimden istenebilir. Söz konusu şerh Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından konulacaktır. Tapu’ya yapılacak başvuruda apartman yöneticisinden veya bağlı oldukları muhtarlıktan oturulan evin aile konutu olduğuna dair alınan belge ve evlilik cüzdanı ibraz edilmelidir. Tapu sicil müdürü bundan sonra gerekli işlemi yapmakta ve taşınmazın tapu kütüğünün şerhler hanesine ‘Aile Konutu’ kaydı düşmektedir. Bu kayıttan sonra konutun maliki olmayan eş aile konutunun sağladığı haklardan yararlanabilecektir. Danıştay 10. Daire 2008/3450 K:2013/323 ve 23.01.2013 tarihli kararı uyarınca, bir taşınmasın tapu sicil kaydında mevcut herhangi bir şerhinin terkini ya kaydın kendilerine hak sağladığı kimselerin talebine ya da mahkeme kararına bağlıdır. Taraflar hangi mal rejimini kabul etmiş olursa olsun şerh koyma işlemi ortak ve anlatılan şekilde gerçekleştirilecektir.

Uygulamada özellikle boşanma kararı alındıktan sonra evin maliki eş, aile konutunu terk edip kirasını ödemeyerek, fiilen aile konutunda oturan eş ve çocuklara icra takibinde bulunulmasına neden olmaktadır. Yahut kendi mülkiyetindeki aile konutu üzerinde tasarruf işlemi olan satım işlemi gerçekleştirerek ortak konutta kalan eş ve çocukların evsiz kalmasına neden olmaktadır. Bazen de malik eş kendisi evden ayrılmak yerine diğer eşi evden kovmaktadır. Aile konutuna şerh verilmesi malik eşin tasarruf yetkisini sınırladığından yaşanan bu mağduriyetleri önemli ölçüde gidermektedir…

 Av. Halil İbrahim Çelik – Merve Arabacı