Etiket arşivi: bilişim avukatı

Sosyal Medya Aracılığıyla İddia Dolandırıcılığı

SOSYAL MEDYA ARACILIĞIYLA İDDİA DOLANDIRICILIĞI

İddia dolandırıcılığı son zamanlarda Facebook, Instagram, Twitter ve Google Plus gibi sosyal medya sitelerinde sıklıkla karşılaştığımız bir durum haline gelmiştir. Türkiye’de spor karşılaşmaları üzerinde yasal olarak bahis oynatma hakkına sahip olan İddaa şirketine ait kuponlar kullanılarak yapılan bu dolandırıcılık yöntemi ile birçok kişi önemli miktarlarda paralar kaybetmiştir.

Öncelikle sosyal medya aracılığı ile iddia dolandırıcılığı işleminin nasıl yapıldığını anlatalım. Kendilerini İddia maçları konusunda uzman gösteren ve photoshop aracılığı ile düzenlenen sahte kuponlarla birçok kimseye binlerce lira kazandırdığını iddia eden kimseler kazandırma garantisi ile kupon satmaktadırlar. Önemli miktarlara satılan bu kuponlarla birçok kimse kandırılmakta ve önemli miktarlarda paraları alınmaktadır. Hatta kimi dolandırıcılar bir kademe daha atlayıp oynamak isteyen kişiler adına kupon düzenlediklerini beyan ederek yine photoshopla düzenlenen sahte kuponlarla kazandıkları yönünde yalanlar söylemekte ve komisyon ücreti olarak binlerce lira ödemesi halinde kazanılan kuponu paylaşacağı şeklinde dolandırıcılık yöntemleri geliştirmektedir.

İddia dolandırıcılığı oldukça rahatsız edici boyutlara ulaşmıştır. Artık bu dolandırıcılar Facebook, Instagram ve Twitter gibi sitelere gönül rahatlığı ile reklamlar vermekte ve hatta umut tacirliği ile daha önce kazandırdıklarını iddia ettikleri kimseler ile röportajlar yayımlamaktadırlar.

Belirtmek gerekir ki yapılan bu işlem Türk Ceza Kanunu anlamında açıkça dolandırıcılık suçu kapsamına girmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesine göre hile yaparak bir kimseyi aldatıp kendisi veya başkası yararına menfaat sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işlemiş sayılmaktadır. Bir sonraki maddede de dolandırıclık suçunun nitelikli hali sayılmıştır. Dolandırıclık suçu için öngörülen ceza sanırı 1 ile 5 yıl arasında değişmektedir.

İddia dolandırıcılığı ile kişinin hileli davranışlarda bulunduğu ve kendi yararına menfaat sağladığı açıkça ortadadır. Zor durumda bulunan kimselere umut tacirliği yaparak kolay yoldan para kazanan kimselerin TCK anlamında suç işlediklerini söylemekte beis görmüyoruz. İddia dolandırıcılığı konusunda suç duyurusunda bulunulması halinde önemli cezaların çıkacağı konusunda oldukça emin konuşabiliriz. Zira burada kişi düzenlediği sahte kuponla karşısındaki vatandaşı aldatarak para kazanmaktadır.

İddia dolandırıcılığı artık birçok kimseyi mağdur etmeye başlamıştır. Profesyonelce işlenen bu suçtan dolayı daha birçok kişinin mağdur olabileceğini öngörmekteyiz. Yaptıkları reklamlar ile açıkça halkı kandıran, maddi açıdan zor durumda bulunan kimseleri dolandıran kişiler hakkında mağdur olanların derhal suç duyurusunda bulunmalarını tavsiye etmekteyiz.

Chargeback (Ters İbraz) Mekanizması ve İşleyişi-Av.H.İ. Çelik

CHARGEBACK (TERS İBRAZ) MEKANİZMASI VE İŞLEYİŞİ

Chargeback kredi kartı sahiplerinin, kendi kredi kartlarıyla yaptıkları işlemlere birtakım sebepler dâhilinde itiraz edebilmelerine verilen isimdir. Bu durum genellikle e-ticaret alanında alıcıların hak kaybına uğramaması saikine hizmet eden bir düzenlemedir. Türkiye’en çok az kimse tarafından bilinen chargeback sisteminde tüketicinin kredi kartı bankası tüketicinin yaptığı işlem için garantör konumundadur. Uluslararası kartlı ödeme sistemleri normları ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ışığında chargeback sistemi alıcının kredi kartını çıkaran kuruluştan, işlemin tamamlandıktan sonra iptal edilmesini istemesi sonucu ortaya çıkar ve üç farklı taleple söz konusu olabilir.

-Alıcının satın almış olduğu ürünün, kendisine ulaşmaması.

-Ürünün, tanıtımından oldukça farklı nitelikte olması.

-Şahsın kredi kartının, dolandırıcılık amaçlı bir ürün alışverişi için izinsiz kullanılması.

Chargeback İtirazı Nasıl Yapılır?

Kart sahibi söz konusu kredi kartı ile yaptığı alışverişten dolayı kendisine borçlanılan edimin ifa edilmemesi yahut gereği gibi ifa edilmemesi halinde kredi kartını kendisinin kullanımına sunan bankaya itirazını ve ters ibraz talebini iletir. Kartı vermiş olan banka söz konusu itirazı alışverişin yapıldığı satıcı niteliğindeki işyerinin tabi olduğu bankaya yönlendirir. İşyerinin kullandığı banka ise söz konusu ters ibraz talebiyle ilgili olan alışveriş verilerini ve ilgili belgeleri satıcı niteliğindeki işyerinden talep eder. İşyerinin ise istenilen belge ve verileri bankaya iletmesi gerekmektedir. Eğer ki söz konusu veriler işyeri tarafından bankaya tebliğ edilmez ise alıcının ters ibraz talebini ihtiva eden edimin tutarı satıcının/işyerinin banka hesabından çekilir ve mağdur niteliğindeki alıcıya aktarılır. Alıcının söz konusu hiç ifa veya gereği gibi olmayan ifa durumlarından kaynaklanan mağduriyet, ters ibraz yani chargeback mekanizması ile giderilir.

İşyeri yahut satıcı, kendisinden talep edilen belge ve verileri tabi olduğu bankaya tebliğ ederse ve kabul görürse, alıcının ters ibraz talebi reddedilecektir. Nihayetinde bu mekanizma, salt alıcının çıkarlarına hizmet eden bir mekanizma olarak görülmemelidir.

Kart sahibi şahsın bilgisi dışında yapılan alışverişlerden dolayı kartın sahibi ters ibraz talebinde bulunabilme hakkına sahiptir. Bu durumda ispatı ve ibrazı gerekli olan önem arz eden belge ise -söz konusu alışveriş kargo aracılığı ile yapılmışsa- ıslak imzaya sahip olan teslim tutanağıdır. Kart sahibi bu tutanaktaki ıslak imzanın kendisine ait olmadığını öne sürerek ters ibraz talebini devam ettirebilir. Bunun dışında bir durum söz konusu ise ispatı zor bir süreç oluşacak ve bir avukattan hukuki yardım almak şahsın yararına olacaktır.

CHARGEBACK DİLEKÇESİ NASIL YAZILIR?

Cahrgeback itirazında en önemli unsur bankaya yapılan ilk başvuru dilekçesidir. Bütün sürecin ana kilit noktası olan chargeback itiraz dilekçesinin çok özenli ve dikkatli hazırlanması gerekmektedir. Son dönemde oldukça artı gösteren bu chargeback itirazlarından dolayı bankalar ince eleyip sık dokumaktadırlar. Yapılan itirazın ardından 5464 sayılı Bankacılık ve Kredi Kartları Kanununa göre; kart çıkaran kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin kart kullanımıyla ilgili olarak yapacakları şikâyet ve itiraz başvurularını başvuru tarihinden itibaren yirmi gün içinde hamilin başvuru yöntemi kullanılarak ve gerekçeli bir şekilde cevaplandırmak zorundadır. Kuruluşlar, kart ve ek kart hamillerinin chargeback şikâyet ve itirazlarının ilgili birimlerine kolaylıkla ulaşmasını sağlayacak tedbirleri almakla yükümlüdür. Kredi kartı hamili, yapacağı başvuruda, hesap özetinin hangi unsurlarına itiraz ettiğini gerekçesiyle belirtmek zorundadır.

CHARGEBACK İTİRAZ SÜRESİ

5464 Sayılı Kanun’da chargeback itirazı süresi ekstre tebliğ edildikten itibaren 10 gün olarak belirlenmiştir. Ancak pratik hayat içerisinde kimi durumlarda ürünün teslim süresi ekstreden çok sonra olabilmektedir. Bu tür durumlarda chargeback süresini ürünün belirlenen teslim tarihinden itibaren 10 gün olarak söyleyebiliriz. Her ne kadar kanun da bu yönde bir madde yoksa da pratikte gelişen hususlar böyle bir yorumda bulunma zorunluluğumuzu doğurmuştur. Ancak bu tür süre uzatımları için bir sözleşme bulunması zorunludur.

ULUSLARARASI CHARGEBACK KURALLARI

Chargeback yani harcama itirazı bizim hukukumuza özgü bir husus değildir. Hatta bizim hukuk sistemimizde oldukça dar tutulmuş harcama itirazı kurumu bulunmaktadır. Bu kural Visa ve Mastercard gibi uluslararası kart kuruluşları tarafından bankalara uygulanmaktadır. Bu nedenle kurala ilişkin gerekli ayrıntıları ancak bu şirketlerin web sitelerinden öğrenebilmekteyiz.

Chargeback yani harcama itiraz hakkında bilgi almak ve soru sormak için makalemiz altına yorum bırakabilirsiniz.

Av. Halil İbrahim ÇELİK & Hüseyin Alper ÇABUK

Dijital Oyun Hukuku ve Oyunlarda Telif Hakkı - Av. H.İ. Çelik

DİJİTAL OYUN HUKUKU VE DİJİTAL OYUNLARDA TELİF HAKKI

Dijital dünyanın gelişmesi ile artık bilgisayarları ve akıllı telefonların insan hayatında kapsadığı yer de çok ciddi oranda artış göstermiştir. Dijital dünyanın kapsadığı bu alanın artması ile hukuk sistemlerinin de dijital dünya ile senkronize olma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Hukuk sistemleri bu dijital dünyaya ayak uydururken yeni hukuk dalları ortaya çıkmıştır. Oyun hukuku olarak adlandırabileceğimiz bu alan da dijital dünyada son dönemde oldukça fazla sayıda ortaya çıkan ve insan hayatında yer edinen bilgisayar ve mobil telefon uygulamalarının ve hatta spesifik olarak oyunlarının korunması ana teması ile ortaya çıkmış bir disiplindir. Milyarlarca dolarlık bir sektör haline gelen dijital dünya ürünlerinin korunması bütün dünyada yavaş yavaş oturmuşken ülkemizde henüz daha yeni tanınmaya başlamıştır.

Bu yazımızda spesifik olarak dijital oyunların hukuki korunması uygulamasından bahsedeceğiz. Eskiden oyun sokakta arkadaşlar ile yapılan tabir-i caizse bir spor iken artık bilgisayar başında yahut cep telefonlarında milyonlarca insanla birlikte oynanmaktadır.Dijital oyunlar halihazırda 300 milyar doların üzerinde bir hacme sahiptir ve bu hacim her geçen gün pozitif seviyede artış göstermektedir. Bu sektör içerisinde oyunlar için yapım şirketleri, yazılımcılar, geliştiriciler ve oyuncular olmak üzere birçok unsur mevcuttur. Oyun Hukuku işte sektörde yer alan bu kimselerin haklarını korumaya çalışmaktadır. Bu kadar ciddi bir ekonomik güce ulaşan sektörde yer alan unsurların korunmasının taşıdığı önemde her türlü izahtan varestedir.

Oyun Hukuku birçok hukuku dalı ile ilgili olan multi-disipliner bir alandır. Oyun Hukuku içerisinde başta Bilişim Hukuku, Fikri ve Sınai Haklar, Vergi Hukuku, Ticaret Hukuku ve Şirketler Hukuku alanlarından bir takım ögeler bulunmaktadır. Oyun Hukuku oyun içerisinde bulunan kodların, programların, müziklerin ve diğer işitsel ve görsel ögelerin olduğu kabul edilirse birden çok hukuku alanı ile ilgili olduğu da rahatlıkla anlaşılabilir. Oyun Hukuku bir bilgisayar yahut akıllı telefon için tasarlanan oyunun fikir aşaması ile tüketiciye ulaştığı son aşamaya kadar olan bütün unsurları koruma amacı taşımaktadır. Zira burada bütün aşamalarda ciddi bir telif hakkı söz konusudur.

Akıllı telefon, bilgisayar ve tabletlerde bulunan oyunların Oyun Hukuku bağlamında korunması konusunda 2 farklı uygulama bulunmaktadır. Bu uygulamalardan ilki oyunları bilgisayar programı kabul ederek korumaya alma ana fikrin dayanmaktadır. Ancak bir oyunu sadece bilgisayar programı kabul etmenin ciddi riskleri bulunmaktadır. Zira bilgisayar programları sadece kodlardan oluştuğu için bu uygulamada oyun içerisinde yer alan müzikler ve diğer işitse ve görsel ögeler koruma kapsamı dışında kalacaktır. Bu da oyunun genel anlamda korumasız kalacağı anlamına gelmektedir.

Oyun Hukuku bağlamında uygulamada olan diğer koruma kapsamı ise oyunların sinema eseri olarak kabul edildiği görüştür. Avrupa’da yer alan birçok ülke dijital oyunlar sinema eseri kapsamına almakta ve bu şekilde korunmasını sağlamaktadır. Ancak burada ki ciddi problem ise mevzuat gereği sinema eserlerinin birden fazla sahibinin olmasıdır. Yani senarist, yapımcıi yönetmen sinema eserlerinin sahibidir. Oyunlarda ise birden çok malik söz konusu değildir. Oyunun son hakkını alan şirket yahut geliştirici veya yazılımcı oyunun sahibi konumundadır. Görüleceği üzere oyunu sinema eseri kapsamına almakta gerektiği gibi bir koruma sağlamamaktadır.

Türk Hukuk sisteminde dijital oyunların korunması için herhangi bir yasa maddesi bulunmamaktadır. Ancak kanun hem bilgisayar programlarını hem de sinema eserlerini ayrı ayrı korumaya almıştır. Bu minvalde olası telif hakkı ihlalinde her iki koruma şeklinden de faydalanılabilir.

Türkiye’de oyun hukuku ile alakalı en büyük problem oyun derecelendirme kuruluşunun olmamasıdır. Bu sebeple oyunlar haksız ve hukuka aykırı olarak yasaklanmakta yahut sınırlandırılmaktadır. Oyun Hukuku bağlamında ki önemli sorunlardan biri de bu husustur. Bu husus önüne geçmek için yapılması gereken elzem şey bir oyun derecelendirme kuruluşu açmaktır. Dünyada birçok ülke oyun derecelendirme kuruluşları ile bu sınırlamaları ortaya çıkarmaktadır. ABD’de ESRB derecelendirme sistemi, Portekiz PEGI derecelendirme sistemini ve Japonya ise CERO derecelendirme sistemini kullanmaktadır. Bu sistemler ile oyunlar yaş grupları yahut diğer ayrıntılarla bir sınıflandırmaya gitmektedir

Postman with envelope and e-mail sign

KAYITLI ELEKTRONİK POSTA NEDİR

Kayıtlı elektronik posta yani kısaca KEP kanuni olarak geçerli sayılan, güvenlik açısından en üst mertebede korunan bir elektronik posta yöntemi olarak tanımlanabilir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun atıf yapması ile hayatımıza gireceğinden bahsedilen kayıtlı elektronik posta 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nde ayrıntılı olarak belirtilmiş ve bu şekilde yürürlüğe girmiştir.

Kayıtlı elektronik posta normal e-mailden farklı olarak kim tarafından gönderildiği kesin olarak kayıt altına alınan, alıcısına ulaşma tarihi tam ve doğru olarak belirlenebilen, alıcı tarafından okunup okunmadığı bilgisine sahip ve her zaman datada saklayan bir hizmet olarak geniş anlamda tanımlanabilmektedir. Kayıtlı elektronik posta sahip olduğu bu özellikler ile spesifik olarak yargı süreçlerinde önemli bir ispat aracı olarak kullanılabilmektedir.

KİMLER KAYITLI ELEKTRONİK POSTA KULLANMAK ZORUNDADIR

Elektronik Tebligat Yönetmeliği’nin 7. Maddesi kimlerin KEP almak zorunda olduklarını açıkça belirtmiştir. Bu maddeye göre “Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik tebligat yapılması zorunludur. Bunlar dışında kalan tüzel ve gerçek kişiler ise kayıtlı elektronik postadan isteğe bağlı olarak yararlanabilir.”

Kayıtlı Elektronik Posta ile ilgili bir uygulanma alanı da 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülmüştür. Bu madde içeriğine göre şirketler açıkça anlaşmışlar ise ihbarları, ihtarları, itiraz ve benzeri beyanları, fatura ve teyit mektuplarını ve toplantı çağrılarını elektronik ortamda düzenleyebilirler. Görüleceği üzere kanun koyucu standart tebligat sürecinin yol açtığı hantallığın önüne geçmek için önemli tedbirler almaya çalışmaktadır. Zira tebligat süreci içerisinde yaşanan anlaşmazlıkların ve sürelerin ticari hayata çok ciddi zararlar verdiği ilgililer tarafından bilinen bir gerçektir.

Ticari hayatın yanı sıra kayıtlı elektronik posta uygulamasının artık (29.06.2015) yargı işlemleri içerisinde de kullanılacağını belirtmek istiyoruz. Bu uygulama ile artık adil yargılanmanın belini büken başlıca sebeplerden olan ağır tebligat süreçleri tamamen ortadan kalkacak ve saniyeler içerisinde elektronik tebligat işlemi uygulanacaktır. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler için kayıtlı elektronik posta uygulamasını zorunlu hale getirmiştir.

Kayıtlı elektronik posta ile gönderilen mailler Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun anlaşma yaptığı bir özel özel kurum tarafından saklanmaktadır. Ticari sır hükmünde olan bu maillerin bahsi geçen kurum tarafından okunması mümkün değildir. İlgili kurum olası anlaşmazlıklar halinde delil hükmünün korunması amacı ile bu mailleri saklamaktadır. Ayrıca bu kurumun içerikleri de görüntüleyemediğini belirtmek istiyoruz.

KAYITLI ELEKTRONİK POSTA KULLANMAMANIN CEZASI

Kayıtlı elektronik posta uygulamasının zorunlu şirketlere tarafından kullanılmadığının tespiti halinde her bir tespit için 10.000 TL ceza verileceği hükme bağlanmıştır. Ancak bir yıl içerisinde verilen toplam ceza sınırı da 250.000 TL olarak hükme bağlanmıştır.

Whatsapp Üzerinden Hakaret Suçu - Av. Halil İbrahim Çelik

WHATSAPP ÜZERİNDEN HAKARET SUÇU

Hukukun gelişen teknolojiye ayak uydurma zorunluluğundan daha önce bahsetmiştik. Yasama organlarını bir suçu ve suça özgülenen cezayı belirlerken sadece yapıldığı dönemi değil olası gelişmeleri de gözönüne almalı ve olabildiğinde geniş ölçüde bir dil kullanmalıdır. Zira ancak bu ölçüde kanunlar aradan on yıllar dahi geçse de geçerliliğini ve kullanılabilirliğini koruyacaktır.

İşte Whatsapp denilen bir telefon uygulamasının da kullanışının çok yaygın hale gelmesinden kaynaklı olarak bu yolla bir takım suçlar işlenebileceği de ortaya çıkmıştır. SMS’ten biraz farklı olarak whatsapp üzerinden gönderilen mesajlarda mobil veri kullanılmaktadır. Bu da internet üzerinden tehdit ve hakaret suçu kapsamına girmektedir.

WHATSAPP ÜZERİNDEN HAKARET SUÇU CEZASI

Whatsapp üzerinden hakaret suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilebilmektedir. Kanun genel anlamda hakaret suçunun kapsamını geniş tutarak her türlü yazılı, görsel veya sesli cihazlar kullanılarak işlenmesi arasında ayrım yapılmamış ve bu minvalde suçunun cezalandırılacağı yönünde hüküm tesis etmiştir. Hakaret suçunun cezası kanunda 3 ay ile  2 yıl arasında öngörülmüştür.

Whatsapp üzerinden hakaret suçu hakkında gerekli işlemlerin yürütülmesi şikayete tabiidir. Suçun mağduru olan kimse; hakaret içerikli mesajlar kendisine iletildikten sonra 6 ay içerisinde ilgili polis merkezine yahut cumhuriyet başsavcılığına başvurarak şikayetini yazılı yahut sözlü olarak dile getirmesiyle soruşturma süreci başlamış olur. Burada whatsapp üzerinden hakaret suçu ile ilgili asıl delil gönderilen mesajlardır. Suçun mağduru olan kişi savcılığa yahut karakola başvurarak bu mesajların tutanak altına alınmasını isteyebilir. Bu talebin kabul edilmesi ile polisler yahut savcılık katibi tarafından bir tutanak düzenlenir ve mesajların içeriği açıkça tutanağa geçilir.

Uygulamada soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarının Whatsapp uygulamasının çok önemsemediklerini, buradan gönderilen hakaret mesajlarını delil saymadıkları ile ilgili birçok örnekle karşılaşıyoruz. Ancak bu yorum ve kanaat oldukça hatalıdır. Zira Whatsapp uygulamasında telefon onaylaması yapıldığı için kanaatimizce burada gönderilen mesajlar ile normal SMS’ler arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Cumhuriyet savcılarının da bu hususu dikkate almaları ve whatsapp üzerinden gönderilen mesajların da normal SMS ile aynı ciddiyette olduğunu kabul etmeleri hukuki bir elzemdir.

Whatsapp üzerinden hakaret suçu için kanun belirli şartlar dahilinde cezanın arttırılmasını da hükme bağlamıştır. Buna göre bir kamu görevlisine yürüttüğü görevden dolayı veya kişinin mensup olduğu dinin kutsal sayılan değerlerine hakaret yöneltilmişse bu halde suçun altı sınırı bir yıldan az olamaz.

 

İnternet Üzerinden Tehdit ve Hakaret - Av. Halil İbrahim Çelik

İNTERNET ÜZERİNDEN TEHDİT VE HAKARET SUÇLARI

İnternet üzerinden tehdit ve hakaret suçları son dönemde oldukça sık karşılaşılan hususlardan biridir. Hukuk sisteminin gelişen teknolojiye ayak uydurma zorunluluğu nedeniyle artık bu konu da mahkemelere konu olmakta ve oldukça ciddi cezalar ortaya çıkmaktadır. Bilişim Hukuku alanı da bu gelişim ihtiyacından kaynaklı olarak doğmuştur.

Tehdit suçu Türk Ceza Kanunu’nun 106 ve 107. Maddelerinde; hakaret suçu ise yine Türk Ceza Kanunu’nun 125 ve 131. Maddeleri arasında belirtilmiştir. Bu maddeler içerisinde spesifik olarak internet üzerinden tehdit ve hakaret suçları için özel bir başlık ayrılmamıştır.

Tehdit suçunun ulaşabilmesi için bir şahsı, kendisinin veya yakınlarının vücut yahut cinsel dokunulmazlığına zarar getirileceğinden bahisle harekete geçmek gerekmektedir. Kanun bu suçu işleyen kimselerin 6 ay ile 2 yıl arasında ceza alacağını hükme bağlamıştır. Bu suçun internet üzerinden işlenmesi halinde de aynı hükümler geçerliliğini korumaktadır. Yani sosyal medya, Facebook, Twitter, Youtube, Friendfeed, Google Plus ve benzeri siteler üzerinden gerçekleştirilen tehditler için kanun 6 ay ile 2 yıl arasında ceza verileceğini beyan etmiştir.

Hakaret suçu da; bir kimsenin şeref, haysiyet ve onurunu rencide edebilecek ölçüde saldırıda bulunan kimse yaptığı eylemin ağırlığına göre 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası alır. Türk Ceza Kanunu hakaret suçunda da internet üzerinden işlenme hususunu nitelikli hal olarak saymamış ve bu suç için standart bir ceza öngörmüştür.

İnternet üzerinden tehdit ve hakaret suçları için hakarete uğrayan kişinin öncelikle bir suç duyurusunda bulunması gerekir. Burada suç duyurusu ilgili Cumhuriyet Savcılığına yahut polis merkezine yapılabilir. Hakarete uğrayan kişi Facebook, Twitter, Google Plus vb. şifrelerini Savcılık ile paylaşarak ilgili kayıtlara ulaşılmasına yardımcı olmalıdır. Zira bahsettiğimiz siteler kişiler arasında ki yazışmaları özel hayatın gizliliği nedeniyle Türkiye makamları ile paylaşmamaktadır. Bu nedenle suçun ispatlanması açısından mağdurlar çok ciddi sıkıntılar ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Mağduriyetin önüne geçmek için de ilgili şifrelerin Savcılık ile paylaşılması ve yapılacak bilirkişi incelemesi ile de hakaret hususunun tespit edilmesi gerekecektir. İnternet üzerinden tehdit ve hakaret suçları açısından en önemli problem failin ortaya çıkarılmasıdır. Fail ortaya çıkarıldıktan sonra yukarıda bahsettiğimiz cezalar rahatlıkla söz konusu olabilir.

Kanaatimizce gelişen teknoloji ve tehditlerin internet üzerinde sıklıkla ve kolaylıkla yapılabildiği dikkate alındığında; internet üzerinden tehdit ve hakaret suçları için daha ağır bir ceza öngörülmelidir.

Bilişim Suçları - Av. Halil İbrahim Çelik

BİLİŞİM SUÇLARI

Bilişim suçları teknolojinin ulaştığı bu evrede en sıklıkla karşılaşılan hususlardan biridir. Siber suçlar olarak da adlandırılan bilişim suçları genel tanımıyla bilişim sistemleri kullanılarak işlenen hukuka aykırı eylemler olarak tanımlanabilir. Bilişim suçları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 10. bölümünde günümüz şartlarına uygun olarak ayrı bir başlık altında maddelenmiştir. Ayrıca bu maddeler dışında birçok farklı suç çeşidinin de nitelikli hali olarak kanunda yer bulmuştur.

Bilişim suçlarından ilki Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesinde hükme bağlanan “Bilişim Sistemlerine Girme” suçudur. Kanuna göre bir bilişim sisteminin tamamına yahut bir bölümüne hukuka aykırı olarak giren ve orada kalan kimse 1 yıla kadar hapis cezası yahut para cezası alır. Bu suça en basit anlamda örnek vermek gerekirse Facebook yahut Gmail hesabınıza şifrenizi kırarak izinsiz giren kimse bu suçu işlemiş sayılır. Bu suçun oluşması için şifrenizin kırılarak hesabınıza girilmesi ve orada kalınması yeterlidir. Bunun dışında bir zararın varolması gerekmemektedir. Kanun bu suça birkaç da nitelikli hal öngörmüştür. Bu hallerden ilki girilen siteye ait üyeliğin para olması halidir. Yani karşılığında ücret ödenen bir sisteme hukuka aykırı olarak giriliyorsa verilece ceza yarı oranında arttırılır. Bu hususa örnek olarak üyeliği ücretli siteler gösterilebilir. Diğer bir nitelikli hal de sistemde ki verilerin hukuka aykırı olarak değiştirilmesi yahut yok edilmesi halinde ceza 6 ay ile 2 yıl arasında değişmektedir.

Diğer bir bilişim suçu da bilişim sistemini engelleme, bozma,verilerini yok etme yahut değiştirme suçudur. Bu suç için öngörülen ceza da eylemin ağırlığına göre birkaç farklı kalemde değerlendirilmiştir. Buna göre sisteme girilmesini engelleyen yahut sistem verilerini bozan kimseler 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. Buna örnek olarak bir web sitesini hukuka aykırı olarak engelleme gösterilebilir. Kişi sistem verilerini bozar yahut yok ederse alacağı ceza 6 ay ile 3 yıl arasında değişir. Bu suç banka yahut diğer kredi kurumlarına karşı işlenirse cezası yarı oranında arttırılır.

Banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması hususu da bilişim suçları kapsamındadır. Kredi veya banka kartını hukuka aykırı olarak kullanan kişiye 3 yıl ile 6 yıl arasında bir ceza verilir. Kullanılan kredi veya banka kartının sahte olarak düzenlenmesi halinde de verilecek ceza arttırılır.

Bilişim suçları yukarıda bahsettiklerimiz ile sınırlı değildir. Kanun koyucu bunların yanısıra bilişim sistemleri aracılığıyla işlenme hususunu nitelikli hal saymış v cezanın arttırılması yoluna gitmiştir. Örnek vermek gerekirse son dönemlerde internet üzerinde sahte ilan ile dolandırıcılık suçunu işleyen kimselere verilecek cezaların arttırılması karara bağlanmaktadır.

Yeni Elektronik Ticaret Kanunu - Av. Halil İbrahim Çelik

YENİ ELEKTRONİK TİCARET KANUNU

Elektronik ticaret günümüzde reel ticari hayatın ana damarlarından biri haline gelmiştir. Artık mevcut yasal düzenlemeler elektronik ticaretin hızına yetişememiş ve yeni bir düzenleme yapma ihtiyacı doğmuştur. İşte bu ihtiyacın bir neticesi olarak da 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Mevcut yasal düzenlemenin hazır hale gelmesi için kanunun 01.05.2015 tarihinde uygulamaya konulması kabul edilmiştir.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile elektronik iletişim araçları ile yapılan sözleşmeler hakkında bir takım düzenlemeler yapılmıştır. Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda yapılan her türlü ticari ilişki elektronik ticaret olarak adlandırılmaktadır.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile ticari faaliyet yürüten firmalara bir takım sorumluluklar yüklenmiştir. Ticari faaliyette olan firmalar ürünlere ilişkin;
• Güncel ve tanıtıcı bilgilere yer vermek zorundadırlar,
• Kurulacak sözleşmenin sürecine ilişkin teknik bilgileri başlangıçta sunmakla yükümlüdürler,
• Sözleşme metnin sözleşme kurulduktan saklanıp saklanmayacağı husus ile sonrasında erişim imkanına ilişkin bilgiler ile ne kadar süre ile erişime açık kalacağı hususu konusunda bilgi vermek zorundadırlar,
• Uygulanan gizlilik kuralları ile olası uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yolları bildirmelidirler.
Henüz sözleşme yapılmadan yukarıda belirttiğimiz hususların alıcıya bildirilmesi artık kanuni zorunluluktur. Bu hususlarda eksiklik olması halinde satıcıya önemli para cezaları verilebilir. Ayrıca satıcı sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının alıcı tarafından saklanması için imkan sağlamak zorundadır.

Sipariş usulü ile yapılan elektronik ticaretlerde satıcı ödemeyi almadan önce; siparişin toplam tutarını ve sözleşmenin şartlarını alıcıya sunmak zorundadır. Sipariş alındığı anda satıcı bu teyidi elektronik iletişim araçları ile alıcıya yapmakla yükümlü kılınmıştır.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile indirim ve hediye gibi promosyonlara ilişkin yarışmaların niteliğinin de açıkça belirlenmesi şart koşulmuştur. Yapılan yarışmalara ilişkin şartlar açıkça belirtilmeli ve alıcının kolaylıkla ulaşabileceği şekilde gösterilmelidir. Bu şartların şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi kanuni zorunluluktur.

Yeni elektronik ticaret kanunu ile reklam amaçlı SMS ve email gönderme ile arama yapma da sıkı şartlara bağlanmıştır. Reklam amaçlı iletiler ancak alıcının önceden vereceği onay ile gönderilebilir. Bu onay yazılı veya elektronik iletişim araçları ile alınabilir. Alıcının satın aldığı ürüne yönelik olarak kendisine gönderilen bakım, değişim ve onarım hususlarına ilişkin iletiler ticari gönderi olarak sayılmaz ve bu madde kapsamına girmez. Ayrıca esnaf ve tacir olan kimselere önceden onay alınmadan ticari iletiler gönderilebilir. Bu reklam içerikli SMS ve e-mailler alıcıdan alınan onaya uygun olarak gönderilmelidir. İleti içerisinde satıcı firmanın iletişim bilgileri açıkça gösterilmelidir. Aksi durumda ciddi para cezalarına hükmedilebilir.

Bu reklam içerikli SMS ve e-maillerle alakalı alıcılar tarafından verilen onay yine alıcılar tarafından sebep gösterme zorunluluğu olmadan geri alınabilir. Alıcının sahip olduğu bu red hakkına ilişkin hususta reklam amaçlı ileti içerisinde yer almalıdır. Alıcının red beyanı ile satıcılar 3 gün içerisinde reklam amaçlı SMS veya e-mail göndermeyi durdururlar.

Elektronik ticaret içerisinde en önemli faktörlerden biri de ticari faaliyette olan firmaların bu faaliyet nedeniyle elde ettikleri kişisel verilen korunmasıdır. İşten yeni elektronik ticaret kanunu firmalara bu verileri koruması konusunda önlemler alma sorumluluğu yüklemiştir. Olası bir ihlalde oldukça önemli cezaların ortaya çıkması muhtemeldir. Bu kişisel verilen 3. Kişiler ile paylaşılmaları ancak ve ancak kişisel veri sahibinin onayı ile mümkündür.

Yeni elektronik ticaret kanunu para cezalarını da oldukça ağır bir şekilde belirlemiştir. Buna göre;
• Bilgi verme yükümlülüğüne, siparişlere ilişkin ödemeden önce bedelin bildirilmemesi hallerinde, onay olmadan reklam amaçlı SMS veya e-mail gönderilmesi halinde ve gönderilen reklam iletisinin alınan onay uygun olmaması hallerinde muhataba 1.000,00 TL ile 5.000,00 TL arasında para cezası verilir.
• Siparişe ilişkin teyitleşmenin gecikmeksizin yapılmaması halinde, ticari amaçlı kurulan iletişimlerde muhatabın kimliğini açıkça belirleyecek bilgilerin sunulmaması halinde, reklam amaçlı gönderilen SMS ve e-mail de gönderenin iletişim bilgilerinin yer almaması durumunda muhataba 1.000,00 TL ile 10.000,00 TL arasından para cezası verilir.
• İndirim ve hediye gibi promosyonlar için yapılan yarışmalarda şartlarında açıkça bildirilmemesi ve reklam amaçlı SMS ve e-mail gönderilmesini reddeden kullanıcıya redde rağmen reklam içerikli ileti gönderen muhataba 2.000,00 TL ile 15.000,00 TL arasında para cezası verilir.
• Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın talebi üzerine ilgili kayıtları incelemeye sunmayan muhataba ise 2.000,00 TL ile 5.000,00 TL arasında para cezası verilir.
• Ayrıca reklam amaçlı gönderilen iletiler birden fazla kimseye gider ise verilecek olan ceza 10 kat kadar arttırılır.

Yukarıda belirttiğimiz para cezasını verme yetkisi yeni elektronik ticaret kanunu tarafından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na verilmiştir.

Yeni Elektronik Ticaret Kanunu İle İlgili Soru Sormak İçin Hemen Tıklayınız!!

VİDEO PAYLAŞIM SİTELERİNDEN İÇERİK KALDIRMA

VİDEO PAYLAŞIM SİTELERİNDEN İÇERİK KALDIRMA

Sosyal medyanın hayatının her alanına bu denli yayılmasından itibaren artık hemen herkes hakkında internet üzerinden asılsız bilgiler yaymak ve bilgi toplamak tabiri caizse çocuk oyuncağı haline gelmiştir. Zira 5 dakikalık basit bir işlem ile bireyler hakkında hukuka aykırı birçok video, haber, makale vb. içerikler rahatlıkla yüzbinlerce kişiye ulaşabilmektedir. Sosyal medyanın bu özgürlüğüne karşı önlem almak amacıyla 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiş ve son dönemde önemli değişikliklere uğramıştır. Bu makalede özellikli olarak Youtube, Facebook, İzlesene, Dailymotion vb. video paylaşın sitelerinden içerik kaldırma hususunu anlatacağız.

VİDEO PAYLAŞIM SİTELERİNDEN İÇERİK KALDIRMA

Video paylaşım sitelerinden içerik kaldırma 5651 Sayılı kanunun 9. Maddesinde belirtilmiştir. Usulü açıdan 9. Madde “İçeriğin Yayından Çıkarılması ve Erişim Engellenmesi” başlığını içermektedir. Video paylaşım sitelerinden içerik kaldırma hususu da işte bu madde kapsamında değerlendirilir. Video paylaşım sitelerinde yer alan içerikler nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen kimseler “Uyar-Kaldır” yöntemi ile önce içerik sağlayıcısına buna ulaşılamadığı hallerde yer sağlayıcısına başvurarak içeriğin kaldırılmasını talep eder. Burada ilk olarak içerik sağlayıcısına veya yer sağlayıcısına başvurmak 2014 yılı Şubat ayı öncesinde zorunlu iken yapılan değişiklikle artık bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Kişilik hakları ihlal edilen birey içerik sağlayıcısına veya yer sağlayıcısına başvurabileceği gibi bu yola hiç girmeden doğrudan Sulh Ceza Mahkemesine de başvurabilir. İçerik sağlayıcısına yapılan başvuru ile en geç 24 saat içerisinde içerik sağlayıcısı talebe cevap vermek zorundadır. İçerik sağlayıcısının olumsuz cevap vermesi halinde veya hiç içerik sağlayıcısına başvurmadan içeriğin kaldırılması için doğrudan Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurabilir.

Sulh Ceza Mahkemesi’ne yapılacak başvurularda mahkeme kişilik hakkını ihlal eden videonun URL bazlı engellenmesine karar verebilir. Burada sadece ilgili içerik engellenir. Zorunlu haller dışında sitenin tamamının engellemek mümkün değildir. Eğer URL bazlı bir engelleme ile ihlalin önüne geçilemiyorsa bu defa sitenin tamamına erişimin engellenmesi düşünülebilir. Hakim tarafından verilen URL bazlı engelleme bu kanun ile kurulan Erişim Sağlayıcıları birliğine gönderilir. Sulh Ceza Mahkemesine yapılan başvuruları hakim 24 saat içerisinde karara bağlamalıdır. Burada verilen kararın ardından Erişim Sağlayıcıları Birliği 24 saat içerisinde ilgili içeriği yayından kaldırmalıdır. Sulh Ceza Mahkemesi’ne alınan içerik kaldırma kararı aynı mahiyette yayınlanan benzer içerikler için de geçerlidir. Benzer içeriklerin kaldırılması için Erişim Sağlayıcı Birliği’ne başvuru yapılması yeterlidir. Sulh Ceza Hakimi’nin içerik kaldırma kararına uygun hareket edilmemesi halinde sorumlu kişi 500 günden 3000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Video paylaşım sitelerinden içerik kaldırma ile alakalı aktardığımız bu metot 5651 sayılı Kanun’un 9. Maddesinde belirtilmiştir. Bunun dışında yine aynı kanunun 9/A maddesinde ise doğrudan Telekomünikasyon İletişim Daire Başkanlığı’na yapılacak başvurular kaleme alınmıştır. Bu husus bir sonraki makalemizde paylaşacağız.

Video Paylaşım Sitelerinden İçerik Kaldırma İle İlgili Soru Sormak İçin Hemen Tıklayınız!!