Etiket arşivi: boşanma davası açıldıktan sonra aldatma

Boşanma Davası Sırasında Sadakat Yükümlülüğü-Av. H.İ. Çelik

BOŞANMA DAVASI SIRASINDA SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Sadakat yükümlülüğü evliliğin en önemli şartlarından biridir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi genel anlamda eşlerin hak ve yükümlülüklerini belirlemiştir. Bu hak ve yükümlülükler arasında en önemli husus eşlerin birbirlerine sadakat yükümlülüğü olarak kabul edilmiştir.

Sadakat yükümlülüğü eşlerin cinsel ve duygusal anlamda birbirlerine sadık olmaları ve ihanet etmemeleri anlamına gelmektedir. Son döneme kadar eşlerin sadakat yükümlülüğü sadece evlilik süresince değil boşanma davası açıldıktan sonra da devam etmekteydi. Yani eşler boşanma davası açtıktan sonra dahi birbirlerine sadık davranmak zorundaydılar. Hatta Yargıtay onlarca farklı kararında boşanma davası açıldıktan sonra sadakat yükümlülüğü nün ihlal edilmesini kusurun artışı gerekçesi saymaktaydı.

Belirttiğimiz bu yükümlülük Yargıtay’ın devrim sayılabilecek bir kararı ile ortadan kalkmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 30.04.2015 tarihinde 2014/26484 E., 2015/8884 K. sayılı kararı ile bu yükümlülüğün artık aranmaması gerektiğini belirtmiştir. Bu kararda Yargıtay ilgili dairesi “Davalının sadakatsizliği dava tarihinden sonra olup bu davada nazara alınamaz.” hükmünü getirerek sadakat yükümlülüğüne bambaşka bir yorum getirmiştir. Kanaatimizce oldukça önemli bir karar olan bu hüküm ile artık eşler davadan sonra bu yükümlülüğe uymakla yükümlü tutulmayacaklardır. Bu kararın tam metnini aşağıda paylaşıyoruz.

Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden; davalı-davacı tarafından ise davacı-davalının kabul edilen boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşüldü:

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı-davacının tüm, davalı-davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Davacı-davalının açtığı boşanma davası tam kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, davalı-davacının boşanma davası ise kabul edilmiştir. Hükmün davacı-davalı tarafından temyizi üzerine “davacı-karşı davalının birlik görevlerini yerine getirmemek, eşini tehdit etmek, sık sık evi terk ederek annesinin yanına gitmek, çocuklar hastalandığında ilgilenmemek şeklindeki kusurlarına karşılık; davalı-karşı davacının da eşine ve kayınvalidesine hakaret ettiği, eşini istemediğini, sevmediğini söylediği, evden kovduğu” anlaşılmak suretiyle, davacı-davalının da boşanma davasının kabulü gerekir gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş, tarafların Dairemizce belirlenen kusurları yanında davacı-davalının boşanma davası kesinleşmeden başka bir bayanla nişanlandığını ve böylelikle sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunduğundan davacı-davalı ağır kusurlu kabul edilmiştir. Ne var ki her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davadan sonra oluşan olaylar boşanma kararında esas alınamaz, ancak yeni bir davanın konusu olur. Türk Medeni Kanununun 185 inci madde hükmü boşanma davalarında bozma kararından sonra taraflara yeni delil sunma hakkı vermez. Davacı-davalının sadakatsizliği dava tarihinden sonra olup bu davada nazara alınamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında bozma ilamında belirlenen kusur durumlarına göre boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Hal böyle iken davacı-davalı ağır kusurlu kabul edilip davalı-davacı yararına maddi ve manevi tazminat takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden F.’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 123.60 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran M.’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğu ile, karar verildi. 30.04.2015 “