TRAFİK KAZALARINDA TAZMİNAT DAVALARI 2


TRAFİK KAZALARINDA TAZMİNAT DAVALARI
2 votes, 5.00 avg. rating (95% score)

Ülkemizde çok sayıda trafik kazası meydana gelmekte, bu kazalar sonucu ölümler gerçekleşmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı da ölüm sonrası desteğin yakınlarına ödenen bir tazminat türüdür. Trafik kazalarında hükmedilebilmesi için Karayolları Trafik Kanunu’nda özel bir takım düzenlemelere yer verilmiştir. Ancak ilk etapta destekten yoksun kalma tazminatı amacı ve şartları üzerinde durulmalıdır.

Destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için ilk şart desteğin ölmesidir.  Türk hukukunda ölüm beyin ölümüyle gerçekleşir. Dolayısıyla geçirilen trafik kazası nedeniyle hayat boyu felç kalan veya çalışamayacak derece sakat kalan kişilerin yakınları bu tazminatı talep edemez. Desteğin ölümünün yanında ölümden sorumlu bir kimsenin varlığı da aranır. Ancak trafik kazalarından sonra gerçekleşen ölüm olaylarında fail belirlenemiyorsa da ‘Güvence Hesabı’ sayesinde tazminat talep edilebilir. Güvence hesabı; sigortalının tespit edilememesi halinde, KTK da belirtilen bazı nedenlerle işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosuna yapılacak ödemelerde başvurulan bir hesaptır.

Destekten yoksun kalma tazminatı hükmedilebilmesi için ayrıca bir zararın doğması gerekir. bu zarar destekten yoksun kalanların ölüm nedeniyle uğradıkları zararlardır.  Bu zarar maddi nitelik taşır.  Bu zarar kesin ve gerçek olmalıdır. Ancak gelecekte oluşmasına kesin olarak bakılan zararlar da tazmin edilebilir.  Son şart olarak ise desteğin ölümüne neden olan olayla ölüm arası uygun illiyet bağının bulunması gerekir.

Ölen kişinin destek olarak kabul edilebilmesi içinse destek olduğu kişinin, onun bakım ihtiyaçlarını karşıladığı kişi olması gerekir.  Yani ölen kişi desteğe bakım yardımında bulunmalıdır. Bu adı üstünde bir bakımdır ve karşılıksız olarak madden yapılır. Bu yardımın niçin yapıldığı ancak yardımın devamlılığının belirlenmesinde önemlidir yoksa tazminat bakımından fark yaratmaz.  Ölenin başka birine maddi destekte bulunması için şüphesiz bakım gücüne sahip olması gerekir.  Ölenin bakım gücünü ispatlamak da destek görene aittir.  Destek göreninde bakım ihtiyacı içinde bulunması gerekir.  bu ihtiyaç mutlaka sefalet içinde bir yaşam sürmesi demek değildir. Bu kişi ölenin kanuni olarak bakmakla yükümlü olduğu kişilerden olabileceği gibi destek ilişkisinin kurulduğu başka bir kimse de olabilir.  Destek olma ilişkisinin devamlılık göstermesi gerekir. Arada sırada birine yardım edilmesi, ihtiyaçlarının hediye alınması halinde destek ilişkisi doğmaz.

Destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken destek ve bakım ihtiyacı olan kişinin arasındaki ilişki dikkate alınır. Örneğin eşler, ana baba, çocuklar, kardeşler, nişanlılar ve destek ilişkisinin kurulduğu kimseler tazminat talep edebilir. Tazminatın belirlenmesinde en önemli husus desteğin geliridir. Bunun dışında destek açısından tahmini bakım gücü süresi,  sağ kalanlar açısından bakım ihtiyacı süresi gibi esaslar dikkate alınarak tazminata hükmedilir.

İşletenlerin mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunludur. Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne neden olursa ve bu araç bir teşebbüse bağlı faaliyet gösteriyorsa motorlu aracın sürücüsüyle bağlı olduğu teşebbüs zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten ve aracı işleten teşebbüsün sahibi, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.(KTK 85) Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göreyse sigortacı motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne sebep olursa, KTK’a göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Maddeler de anlaşılan; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın işletilirken bir kimsenin ölümüne neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu düzenler. Bu sorumluluk bir kusur değil sebep sorumluluğudur.

KTK’nın 91. Maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir. Bunlardan biri işletenin, eşinin, usul veya fürunun, evlatlık ilişkisi bulunan kişinin ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelecek zararlar nedeniyle ileri sürülebilecek taleplerdir. Ancak Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E, 2011/411 K sayılı ilamında belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsünün açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında, 91 deki belirtilen kişilerin araç şoförünün desteğinden yoksun kalan olarak tazminat talep edebileceğine karar verilmiştir.

Araç sürücüsü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuruyla olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır. Davacıların uğradıkları zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. (17.Hukuk Dairesi Esas: 2014 / 1043 Karar: 2015 / 7948 Karar Tarihi: 28.05.2015) Bu ilama göre işleten ve sürücü tam kusurlu olsalar bile destekten yoksun kalan kişi zarar gören üçüncü kişi konumundadır ve tazminat talep edebilir.

Trafik kazalarında rastlanan durumlardan birisi de kişinin hatır için taşınması sırasında hayatını kaybetmesidir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı için, tazminattan uygun bir indirim yapılması öğretide ve Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiştir. Hatır taşıması tartışılırken tarafların yakınlığı da nazara alınması gerekir. Zira yakın akrabalar arasında hatır taşımasından bahsedilmesi mümkün değildir. Çünkü yakın akrabalar arasında taşımanın menfaat karşılığı yapılması söz konusu değildir. Hatır taşımasının kıstaslarından biri olan “menfaat karşılığı olmama” koşulu mevcut olmadığından yakın akrabalar arasında hatır taşıması indirimi yapılamaz. (17.Hukuk Dairesi Esas: 2013 / 15913 Karar: 2015 / 3495 Karar Tarihi: 26.02.2015)

Trafik kazalarından doğan zarara ilişkin tazminat talebi davası, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Ayrıca kazanın meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Davacılara seçimlik bir yetki tanınmıştır. Trafik kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, desteğin ölümü ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak kaza cezai sorumluluk da doğuruyorsa ceza kanunun öngördüğü daha uzun zaman aşımı süresi uygulanır.

Av. Halil İbrahim ÇELİK & Merve ARABACI


Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


3 + = yedi

2 thoughts on “TRAFİK KAZALARINDA TAZMİNAT DAVALARI